Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.75325.7763
Euro6.33506.3604
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam61
Toplam Ziyaret394718
Takvim
Hüseyin Şahin
insanolmak@hotmail.com
ERKEKLERİN BENCİL VE ZALİM DÜNYASI´NDAN KADINA BAKIŞ...!
31/01/2018
Saygı değer okurlar. Hepinizin bildiği gibi, İstanbul´da vicdanları sızlatan, insan olma özelliklerini haiz olanları utandıran, saklı tutulmaya çalışılmasına rağmen gerçeklerin bir gün gün gibi ortaya çıkma özelliği gereği ortaya dökülerek gözümüzün önüne serilen pis bir olay ortaya çıktı. Ne idi bu olay.? Hatırlayalım.: " Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi´ne son beş(5) ayda 15 yaşından küçük 115 hamile çocuk getirilmiş, polise bildirilmemiş,  basına yansıyıncaya kadar soruşturma bile açılmamış, üstü örtülmüş, sırf bu hastaneye yılda 500´ün üzerinde hamile çocuk getiriliyormuş."
Milli utanç olan bu noktaya acaba nasıl gelindi.?  Burada; gelinen bu son noktayı değil, asıl bu noktaya nasıl gelindi,? onu sorgulamak icabeder.
İnsan, İSLAM fıtratı üzerine Dünya'ya teşrif eder. Alt yapı Allah(CC) tarafından hazırlanmıştır. Üstü; yani insana insan olma özelliği kazandıran dini ve milli değerler, yine Yüce Allah(CC)´ın mücehhez kıldığı akıl ve irade ışığında ana-baba, okul ve çevre tarafından tamamlanır. Hal böyle iken aile hayatımızdaki, okullarımızdaki ve çevremizdeki uygulama gerçekten böyle mi.?
Hayır, değil. Çünkü; İster Dini ve ister Milli değerlerimiz neslimize sadece okutulur. O kadar. Devamı var mı.?, yok. Oysa var. Devamı, anlamak ve uygulamaktır. Kaf dağının arkasına attığımız, ihtiyaç duyduğumuzda da şahsi çıkarlarımız için kullanmaktan çekinmediğimiz dini ve milli değerlerimizi, anlama ve uygulama noktasında öylesine değersizleştiriyoruz ki, her değerimizi kendi şeytani ve nefsani anlayışımıza uygun hale getirip, uygulamaya koyuyoruz.
Fazla detaya girmeden yukarıda zikrettiğim ve "bu noktaya nasıl gelindi, asıl onu sorgulamak gerekir" dediğim olaya dönmek istiyorum. Ülkemizde değişik şekillerde zuhur eden bu ve benzeri olayların çıkmasında, belki farkına varmadan katkı sağlayan ailelerin, okulda verilen eğitimin ve çevrenin etkisidir. Kısaca, yetiştirilme şeklimiz desek doğru olur. Nasıl mı.? 
1.si, Aile içinde çocuklar arasındaki cinsiyet ayırımcılığı: Yaşı ne olursa olsun aile içinde ne hikmetse ayrıcalık tanınan erkek çocuk başköşede oturtulur, daima itibar görür. Kız çocuğu itibar görmez, aileye ve sonrasına hizmetkâr olarak yetiştirilir. Burada asıl suçlu ana'dır.
2.si, okuldaki eğitim sistemi de ailenin çocuklarına verdiği anlayışın devamını sağlar.
3.sü, buralardan gelenlerin oluşturduğu çevrede de artık hakim düşünce erkek hakimiyeti, kadının erkeğin hizmetkarı olduğudur.
İlk etapta durum böyle olunca sonrasında, Yüce Dinimizi kedine göre yorumlayan, özellikle dini konuda sözde mürekkep yalamış cahil-cühelanın Allah(CC)´ın emirlerine aykırı olarak kadınlar hakkında aşağılayıcı ifadeler kullanması, kadını erkeğin ihtiyaçların gideren bir obje olmaktan öte götürmemiştir.
Dini konuda sözde mürekkep yalamış cahillerin kadın hakkındaki görüşleri:
- Bana göre, kadınlardan daha tehlikeli bir şey yoktur.
- Kadın insana yönelip gelirken bir şeytan suretiyle gelir, ardını dönüp giderken şeytan suretinde gider.
- Şeytan, kadınları, erkekleri yoldan çıkarmakta yem olarak kullanır.
- Bir kadın çarşaflı görününce onun iffetli/namuslu bir aileden olduğu bilinir.

- Çalışan kadın fuhuşa ortam hazırlar.
- Kadın haber sunucusu izlemek günahtır.
- Kadınlar akılca daha kıttırlar.
- 6 yaşındaki, 9 yaşındaki kızlar evlendirilebilir.
- Kızları sandalyeye oturtun, ayağı yere değiyorsa evlenebilir.
Erkek müsveddelerinin bencil ve zalim dünyalarında kadına bakış bu olunca, bildiğimiz 15 yaş altı 500 hamile çocuk, ya bilmediklerimiz "MİLLİ UTANÇ" olarak karşımızda dimdik durmaktadır. Tedbir alınmazsa, kadını sadece cinsel obje gören zihniyet değiştirilmedikçe, Allah(CC)´ın değerli yarattığı kadının "AH" larla ve "GÖZYAŞI" ile hayatı ölene kadar devam edecektir.
Hiç bir şey tek taraflı olmaz. Mutlak taraflar vardır. Değerlendirirken iğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batırmamız gerekir.
Kadını aşağılarken, kadına kötülük yaparken muhatapların "bizim de anamız, bacımız, halamız, teyzemiz var...!"ı daima göz önünde bulundurması icabeder. Zira bunların ortak adı "ANA"´dır. Bizlere karınlarında yer ayırmışlardır.
Düşünelim.? İnsan "ANA´SINA" kötülük yapabilir mi.?
Bilelim ve unutmayalım...! YÜCE ALLAH(CC), DERİN BİLGİ VE HİKMETİYLE, ERKEĞİ KADINA, KADINI DA ERKEĞE MUHTAÇ OLARAK YARATMIŞTIR.
SAYGILARIMLA.


587 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ELİMİZİN VE ELİN YAPTIĞI TABUTLARDAKİ HAYATIMIZ VE KAÇINILMAZ OLAN AKİBETİMİZ...! - 06/03/2019
ELİMİZİN VE ELİN YAPTIĞI TABUTLARDAKİ HAYATIMIZ VE KAÇINILMAZ OLAN AKİBETİMİZ...!
KOLTUK SEVDASI - 27/02/2019
KOLTUK SEVDASI
PROMOSYON - 20/02/2019
PROMOSYON
ENFLASYON DÜŞTÜ MÜ? DÜŞÜRÜLDÜ MÜ? - 13/02/2019
ENFLASYON DÜŞTÜ MÜ? DÜŞÜRÜLDÜ MÜ?
TRUMP MI? TRAMPET Mİ? - 30/01/2019
TRUMP MI? TRAMPET Mİ?
ATATÜRK VE KRAL...! - 19/12/2018
ATATÜRK VE KRAL...!
IVIR ZIVIR İŞLER VE MASKARALIK...! - 12/12/2018
IVIR ZIVIR İŞLER VE MASKARALIK...!
FAS´IN FESİYLE FAS´LI DEĞİL, FESLİ KADİR...! - 05/12/2018
FAS´IN FESİYLE FAS´LI DEĞİL, FESLİ KADİR...!
SÖZÜM; MAHALLİ SEÇİMDE MHP´DE BİR ADIM ÖNE ÇIKMAK İSTEYENLERE...! - 28/11/2018
SÖZÜM; MAHALLİ SEÇİMDE MHP´DE BİR ADIM ÖNE ÇIKMAK İSTEYENLERE...!
 Devamı
Saat