Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.19299.2297
Euro10.671010.7138
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam29
Toplam Ziyaret530117
Takvim
Saat
Muhsin MANAV
muhsin33_1@hotmail.com
DERBY
28/02/2018
Merhaba,
“Eğer tempo kendisi için uygunsa bir eşek bile Şampiyon bir atı geçebilir” Bu cümle at yarışlarıyla tutku derecesinde ilgili olan bir faninin sayfasından alınmıştır. Genellikle altılı olarak tabir edilen yarışlarda altı ayağın beşi herkesin birkaç kombinasyonla bulabileceği şekilde düzenlenir. Âmâ yarışlardan biri büyük çoğunluğun tek geçtiği atın değil, ihtimal dahi verilmeyen bir atın yani bir “eşeğin” birinciliği ile sonuçlanır. Bir çok kişi beşte kalır, kuponu yatar ,ama bu eşekliği düzenleyenler ve diğer yarış severleri eşek yerine koyanlar parsayı toplar.
Bildiğiniz üzere Beşiktaş taraftarıyım. Yılda bir iki kez futbol yazmaya çalışırım. Bu gün de öyle bir çalışma olacak. Malumunuz geçtiğimiz hafta sonu Beşiktaş ezeli rakibi Fenerbahçe ile karşılaştı. Maç Fenerbahçe'nin klasik ofsayttan gol atma gösterisi ile açıldı. Gol sonrası ;dirsekten büktüğü iki kolunu bel hizasında ve vücudunun iki yanında ,yumruk yaptığı elleri öne, ve avuç içleri yukarı gelecek şekilde sabit tutup, omuzdan ileri ve geri hareketler yaparak bir balerin zarafetiyle ve bir sanatçı naifliği ile yöresel danslar sunan bir insanımsı da unutulmazlar arasında yerini aldı. Ne var ki bu dansı anlamaktan uzak bir çok cahil vardı seyirciler arasında. Buluttan nem kapan bu cahiller; sanatçının kendilerine küfrettiğini, hakaret ettiğini ileri sürecek kadar şuursuzlaştılar. Bu yöreden olup Fenerbahçe forması giyen 3 sanatçıdan ikisi; Fernandao ve DeSouza isimli olanlar dansı icra ederken, Guiliano isimli olan ADAM olmayı seçmişti. Futbol ve Brezilya sıkı fıkı iki kelime de olsa, Brezilya'nın kültürü az önce bahsettiğim türden sanatçıları daha çok üretiyor. Sadece Fenerbahçe de değil, bir çok takımda ve hatta bir çok ülkede bu türden eğitimsiz sanatçı bulunuyor. Bunlar Brezilyalı ve Futbolcu oldukları için kendilerini oldukları şeyin üstünde görüyorlar. Beşiktaş'a daha bir ay önce gelen Wagner Love isimli uvertür oyuncu değişikliği ile sahadan çıkarken tafra yapmaya hakkı olduğunu zannediyor. Galatasaray'da sıradan bir stoper olan Maicon isimli bir diğeri de maalesef kendini dokunulmaz zannediyor. Her şeyden önce şunu anlamalıyız: Bu plaj topçuları herhangi bir üst düzey Avrupa liginden; en kıytırık takımdan bile teklif alsalar bizi değil orayı tercih ederler. Keşifler çağında Portekizliler tarafından işgal edilmiş olan Brezilya ki; tüm Güney Amerika kıtası İspanyolca konuşurken bunlar Portekizce konuşur, halen ve zihnen Portekiz sömürgesidir. Kendine ait kültürü derseniz özeti keşiflerden önce yaptıkları gibi çıplak gezmek ve dans etmektir. Dünyanın bildiği Rio Karnavalı Brezilyanın özetidir. Zihninde sömürgeyi yenememiş, genetiği plaj, futbol dans ile şekillenmiş bir ülkenin kompleksini aşamamış sanatçılarına daha fazla tolerans göstermeye gerek yok. Fikrimce Brezilya bu gezegenin köylerinden biridir. Tıpkı Afrika ülkelerinin Fransız sömürgesi olmayı sindirip resmi dillerinin Fransızca olması gibi Brezilya da Portekiz sömürgesi olduğunu konuştuğu lisan ile beyan etmiştir.
İşte bu türden primitif yaklaşımların olduğu mücadele ilk yarıda sonuca etki edecek başka bir aksiyon içermeden devre arasına girdi. İkinci yarı ile birlikte Beşiktaş çok daha derli toplu ve baskılı oynamaya başladı. Bu baskının neticesinde oyunun skorunu lehine olarak değiştirdi. Bu değişimde halen benim için bir “soytarı” olan ve geri zekalı olduğundan emin olduğum bir topçu önemli rol oynadı. Hayatı boyunca trivela ve rabona adı verilen aptal vuruşlara bir üçüncüyü ekleyemeyen, yıllardır yeni ve farklı bir hareket bir çalım üretemeyen, olur olmaz yerden ayağının dışıyla tuhaf vuruşlar yapan, kesinlikle takıma değil, kendine oynayan, kıt zekası ve olmayan profesyonelliği ile potansiyel bir Kırmızı kart muhatabı olan bir sirk sanatçısının geceyi ve neticeyi etkilemesi aslında Brezilyalı yerel sanatçılara karşı sanatsal bir isyan gibiydi. Düşünün; sömürge durumundaki ülkenin sanatçısı sanki sahip çıkabilmiş gibi “yerel” dansını yapıyor. Sonra sömüren ülkenin sanatçısı olup bitenin aslında bir “sirk” olduğunu gösteren bir sanat gösterisi yapıyor. Bence de bu seviyede sanatçılar, vicdanları satılmış düdükler, düdüklerin başında dizayn etmeyi hiç bırakmayan atanmışlar, zarar etme ihtisası ve uzmanlığı yapmış olan bir tüpçü, Mobese kameralarına bile konuşan başkanların olduğu bir organizasyon sirk bile değil, kasaba panayırıdır. Futbol hakikaten tadı kaçmış bir mecra, gazı alınmış bir gazozdur. Yalnız Pazar akşamından bana kalan bir keyif ve bir tat var ki kısa bir cümle ile özetleyebilirim: Tempo eşeğe uygun olmadığı için, eşek Şampiyon atı geçemedi.
Afiyet Olsun.


938 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ORTAYA KARIŞIK - 06/10/2021
ORTAYA KARIŞIK
SADRAZAM - 29/09/2021
SADRAZAM
FRANKESTEİN ZEYTİNİ - 22/09/2021
FRANKESTEİN ZEYTİNİ
EYLÜL ANILARI - 15/09/2021
EYLÜL ANILARI
GÜZ SENFONİSİ - 08/09/2021
GÜZ SENFONİSİ
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI - 01/09/2021
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI
PAŞA GÖNLÜM - 14/07/2021
PAŞA GÖNLÜM
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR - 30/06/2021
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI - 23/06/2021
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI
 Devamı