Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.19299.2297
Euro10.671010.7138
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam61
Toplam Ziyaret530397
Takvim
Saat
HASAN KURTULAN
mutludegerleme@gmail.com
SÖZ KONUSU VATANSA GERİSİ TEFERRUATTIR!
09/05/2018



Uluslararası derecelendirme kuruluşları ve fonksiyonlarından, önemlerinden daha önce defalarca bahsettim. Standart&Poor's isimli uluslararası derecelendirme kuruluşu, 2013 yılından bu yana Ülkemizle resmen çalışmamakla birlikte, hariçten gazel okumaya devam ediyor. Henüz derecelendirme konusundaki takvimine göre en az 3 ay zaman varken ve seçim her zaman piyasada rahatlamaya yol açar iken alelacele ve belli ki alt yapısı hazırlanmadan, talimatlı olarak Ülke notumuzu bir kademe daha düşürdü ve üzerimize gelmekte olan fırtınayı hızlandırdı. 
Dolar ve Avro kurlarındaki dünya genelindeki artışa, yerel problemler ve uluslararası manipülasyonlar da eklenince bir anda kur seviyesi 4,3 TL ve 5,1 TL seviyelerine ulaştı. Bu durum, özellikle döviz cinsi borcu bulunan pek çok işletmeyi-ki aralarında Ülker ve Doğuş grupları da var- ciddi zarara uğrattı, hatta bir kısım işletmenin öz sermayelerini sıfırladı, daha önce dile getirdiğim zincirleme iflas riskini oldukça arttırdı. 
Kur artışı, uzun yıllardır ülkemizde doğrudan enflasyon artışı anlamına gelir. Fakirleşme ve hayat pahalılığı, ekmeğimizin küçülmesi demektir. Uzun yıllar yüksek enflasyonla yaşadığımız dönemde, gizli bir yerel paramız oluştu, bu maalesef Amerikan Dolarıdır. Ülkemizin bu anlamda çift para birimi kullandığını kabul etmemiz gerekir. Kısaca, bize ne doların seviyesinden diyemeyiz. 
Hükümetin, yeni sisteme göre söylersek, Başkanlık sisteminin, mutlaka ama mutlaka, kucaklayıcı, dışlamayıp benimseyen, güven veren bir temele oturtulması gerekmektedir. Ekonomik mücadelenin, konvansiyonel, klasik mücadeleyi çok aştığı, standart bakış açısıyla, klasik yöntemlerle artık verilemediğinin görülmesi şarttır. 
Ekonominin bir numaralı istikrar unsuru güvendir. Güvenin olmadığı bir durumda her ne yaparsanız yapınız çözüm olmayacaktır, nitekim olmuyor. Bu anlamda halk nezdinde kredibilitesi yüksek, muteber yetkili kişiler dışındaki kişilerin açıklamalar yapması, bir takım tahmin ve temennilerde bulunması ters tepmektedir.
 Ülkemiz uzun yıllardır parasal anlamda konvertibiliteyi seçmiş, uluslararası sermayenin serbestçe girip çıktığı bir ülkedir. Ve o sermayenin tıpkı uluslararası ilişkilerde olduğu gibi bir diplomatik dili vardır, bu dil, asla tehdit içeremez. Çünkü alacaklı onlar, borçlu bizleriz. Bir gün borcumuzu ödeyip kendi ayaklarımız üzerinde durduğumuz zaman, istediğimiz tarzda davranma şansımız olabilir.  
Özetle, yangının nasıl çıktığı bir tarafa, dış konjonktür çok bozuk ve aleyhimizedir, ülkemiz üzerine spekülatif ve manüpilatif bir saldırı söz konusudur, bizatihi yangını büyütmek için dış kaynaklı olarak sürekli yangın beslenmektedir. Bu yangın, kimyasal bir yangındır, söndürülmesi ancak uygun malzeme ve ekipmanla mümkündür, Petrol ya da kimyasal madde yangınını su söndüremez, uygun kimyasal madde kullanılmalıdır.
Bu yangının söndürülmesi, insanlarımızı kutuplaştırmayan, devletin büyüklüğünü ve âlicenaplığını her vatandaşın hissedeceği, ötekileştirmeyen, babacan tavırlarla mümkün olabilecektir. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere, Ülke idaresinde bulunan her kişinin meselenin ciddiyetini dikkate alarak hareket etmesinde hayatî zaruret vardır. 
Politikalar belirlenirken, elbette halkın görüşleri önemli ve değerlidir ancak Ülkeyi yönetenlerin her zaman birkaç adım önde, birkaç seviye yukarıda siyaset izleyerek halkı yönlendirmeleri çok daha önemli ve zaruridir. “Yanlış” bir şey, çok defa yapılarak ya da söylenerek “doğru” olmaz.
Çevremizdeki ateşin Ülkemize sıçramasını an meselesi olarak görüyorum. Milli birlik ve beraberliğin temini, insanlarımızı bir ve beraber etmekten geçmektedir. Allah korusun ama öyle bir risk gerçekleştiğinde, Milletimizin kahir ekseriyetle duygu ve düşüncede bir arada olması bugün için elzemdir.

ÖZEL NOT
11 Nisan 2018 tarihli “Ekonomide Deniz Bitti mi?” başlıklı yazımda teklif ettiğim, sayısı milyonları bulan, çeşitli sebeplerle bankalarda ve diğer finans kuruluşlarında küçük miktarlarda borçlarından dolayı takibe düşmüş insanlarımızın, oluşturulacak bir fon aracılığıyla bu borçlarının kapatılmasına yönelik teklifimin, İyi Parti tarafından seçim vaadleri arasına alındığını memnuniyetle gördüm. Aklın yolu birdir, doğruya sahip çıkmak kimseyi küçük düşürmez, Hükümetimizin bu projeye mutlaka sahip çıkmasında fayda vardır. 


865 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

YOL YAKINKEN... - 13/10/2021
YOL YAKINKEN...
DOLAR BİZİM NEYİMİZ OLUR? - 29/09/2021
DOLAR BİZİM NEYİMİZ OLUR?
VARLIK FİYATLARI ARTMAYA DEVAM EDECEK - 22/09/2021
VARLIK FİYATLARI ARTMAYA DEVAM EDECEK
KAN DAVASI - 15/09/2021
KAN DAVASI
BAŞKASININ ÖLÜMÜ - 18/08/2021
BAŞKASININ ÖLÜMÜ
BORÇ ALAN, EMİR ALIR - 11/08/2021
BORÇ ALAN, EMİR ALIR
KÖTÜ KUMAŞTAN İYİ ELBİSE ÇIKMAZ - 04/08/2021
KÖTÜ KUMAŞTAN İYİ ELBİSE ÇIKMAZ
SÜREKLİ KRİZ DÖNEMİ - 14/07/2021
SÜREKLİ KRİZ DÖNEMİ
RİZE'YE BAĞLANALIM - 30/06/2021
RİZE'YE BAĞLANALIM
 Devamı