Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.19299.2297
Euro10.671010.7138
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam53
Toplam Ziyaret530389
Takvim
Saat
HASAN KURTULAN
mutludegerleme@gmail.com
ÇÖZÜM; DEVLET AYGITINI YENİDEN YAPILANDIRMAK (1)
04/07/2018
  Seçimler tamamlandı, artık önümüze bakma zamanı, planlı, programlı ve çok çalışmalı, elimizdeki tüm imkanları, başta insan kaynağımız olmak üzere tüm kaynaklarımızı en iyi şekilde kullanıp refahımızı arttırmalı, insanımıza mümkün olan en güzel şartları sunmalıyız.
Ziraat Bankası bünyesinde uzun yıllar idareci olarak çalıştım. Devletin tüm Kurum ve Kuruluşlarıyla doğal olarak iş ve işlemlerimiz vardı, 8 farklı Şube/Bölgede, Doğu, Güneydoğu, Güney ve İç Bölgelerimizde hizmet vermek kısmet oldu. Dolayısıyla bölge farkları da dikkate alınarak Devlet dediğimiz, halkına hizmet vermek için düzenlendiği kabul edilen aygıtı yakından gözlemleme imkânım oldu.

DEVLET AYGITININ YAPI ANALİZİ

Devlet, istisna kişiler ve Kurumlar elbette bulunmakla birlikte, genel itibariyle, defansif/savunmacı bir formatta dizayn edilmiştir. Neredeyse formatını veren, vücuttaki iskelet gibi şeklini sağlayan tüm unsurları (Anayasa, Yasalar ve diğer tüm alt düzenlemeler) savunma psikolojisiyle kurgulanmıştır. Devlet, kendi hükmî varlığını, kazanımlarını, yetkilerini, tüm maddî ve manevi varlıklarını adeta vatandaşından korumak üzere dizayn edilmiştir. Mera Kanunu, Orman Kanunu'ndan Zeytin Kanunu'na, Gümrük Kanunu'ndan Siyasi Partiler Kanununa kadar tüm yapı defansif ve kendini korumaya yönelik planlanmıştır.
Âdeta, hizmetinde olması gereken millet, uzun süre bizzat muhtemel tehdit olarak görmüş ve buna göre tedbirler alınmıştır. Zamanla bu defansif tavır, Devlet Aygıtı'na bir çeşit kutsallık atfedilmesiyle birlikte, Devleti savunmak adeta vatanı, namusu savunmakla eşdeğer hale getirilmiştir.
Oysa, Devlet, sonuç itibariyle bir “Organizasyon”, bir “Yapılanma”, bir hizmet mekanizması” ya da bir “Aygıt” tır. Dolayısıyla, eksiği, hatası, yanlış ya da eksik dizayn edilmişliği mümkün, döneme göre güncellenmesi gerekebilen bir sistemdir. Her sistem gibi verimli ya da verimsiz çalışabilir, eklemeler, çıkartmalar yapılabilir. Eleştirilebilir, tavsiye olunabilir ve siyaseten seçimlere girilip milletten onay almak şartıyla bir takım revizyonlara tabi tutulabilir.
Elbette, Devleti oluşturan beşerî sermaye, yani memurlar, işçiler ve diğer Kamu çalışanları, kısa adıyla bürokratlar ve teknokratlar da bu mekanizmanın parçası olarak bir çeşit dokunulmazlık ve kutsallıkla donatılmıştır. Meşhur adıyla “Memurîn Muhakematı Kanunu” (Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Yasası) biraz incelenirse oluşturulan yapı çok rahat anlaşılır.
Yukarıda kısa izahını yapmaya çalıştığım yapı, formatı gereği, ağır çalışan, adeta gol yememeye programlı bir futbol takımı gibi kendi sahasından çıkmayan, dikkatini tamamen üzerine geleceğini varsaydığı tehlike ve risklere vermiş, ilerlemek, gelişmek, refahı arttırmak gibi kaygıları ikinci hatta üçüncü planda kalan bir performans göstermeyi hedeflemiştir.
Devlet aygıtı, mevcut durumda, son derece ağır, büyük gürültü çıkaran, çok fazla yakıt tüketen, etrafa ısı ve bir takım atıklar bırakan, bir türlü vitese geçip ilerleyemeyen dev kamyonlara benzemektedir.

NEGATİF SELEKSİYON (KÖTÜYE GÖTÜREN AYIKLAMA)

Devlet Aygıtı'nın bürokrat ve teknokrat tanımlı beşeri sermaye unsurları bir taraftan dokunulmazlık ve bir çeşit kutsallıkla donatılırken, bir taraftan da defansif format gereği, gol atmaktan çok gol yememeye çalışan bir yapıya bürünmüş ve ekseriyetle içine kapanmıştır. Sistemin getirdiği şartlar, iş yapmaya, örnekten hareketle anlatırsam, gol atmaya çalışan bürokratları bloke ve pasifize etmiş, savunmada kalanları ise taltif etmiş ve hatta yükseltmiştir.
Siz değerli okuyucuların da malumu olduğu üzere; “iş yapan kişi hata da yapar”, “bir kişi hiç hata yapmamışsa, kesinlikle iş de yapmamıştır”. Mevcut Devlet Aygıtının çalışma sisteminde, yapı gereği, sistem hata yapmamayı hedeflediğinden, iş yapılmasının önü de kesilmektedir.
Devlet içinde aktif çalışmak, işini hakkıyla ve etkili biçimde yapmaya çalışan bürokratın etrafı adeta çevirilmekte, yaptığı işlerle ilgili yoğun teftiş, tenkit ve hatta soruşturmalarla boğuşmak zorunda bırakılmaktadır. Dolayısıyla, çalıştığı konumda hiç iş yapmamak oldukça konforlu bir hayat sağlamakta, sorguya çekilmeye, hesap sorulmasına engel olmaktadır.
Bu durum, iyi niyetli, çalışmak isteyen, konumunun hakkını vermeye çalışan Kamu personeline, yöneticilere “çalışmayın, mümkün olduğu kadar iş yapmayın” demektir. Bu durum, çalışmayanın korunması, çalışanın da çalıştığına pişman edilmesi demektir. Bu durum, vasıflı bürokratların pasifize edilmesi, emanetin ehline verilmemesi, özel sektöre kaptırılması ya da küstürülüp istifa/emeklilik vb yöntemlerle bir şekilde devre dışı bırakılmasıyla sonuçlanmaktadır.
Seleksiyon (Seçim) anlamı itibariyle, olumluya doğru bir gidiş içerse de Kamunun mevcut yapılanmasında maalesef tersine çalışmakta, iş yapmayan bürokrat rahat ederken, çalışan ama yoğunluktan bazı hatalar yapabilenler ise adeta linç edilmektedir.
Çalışmamaya odaklı, defansif yapı sebebiyle beşerî sermayenin geliştirilmesi, eğitim verilmesi, yetkinliğinin arttırılmasına gerek duyulmamakta ya da dostlar alışverişte görsün mahiyetinde, yasak-savar şekilde faaliyetler yapılmaktadır.

HAZRETİ BÜROKRASİ

Sayın Cumhurbaşkanımızın 16 yıldır iktidarda olmasına rağmen “yenemedim” diye itiraf ettiği bürokrasi sistemi yaklaşık olarak bu durumdadır. Belli Kurum ve Kuruluşlarda yenilenme ve hareketlenme sağlanmış olsa da Kamunun genelinde maalesef Devlet Aygıtının çalışma sistemi yaklaşık bu durumdadır. Formatı yenilenmediği takdirde de bu şikayet devam edecektir.
Konu uzun, önümüzdeki haftalarda kısmetse, durum değerlendirmesi ve elbette çözüm önerileriyle devam etmek istiyorum.


1784 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

YOL YAKINKEN... - 13/10/2021
YOL YAKINKEN...
DOLAR BİZİM NEYİMİZ OLUR? - 29/09/2021
DOLAR BİZİM NEYİMİZ OLUR?
VARLIK FİYATLARI ARTMAYA DEVAM EDECEK - 22/09/2021
VARLIK FİYATLARI ARTMAYA DEVAM EDECEK
KAN DAVASI - 15/09/2021
KAN DAVASI
BAŞKASININ ÖLÜMÜ - 18/08/2021
BAŞKASININ ÖLÜMÜ
BORÇ ALAN, EMİR ALIR - 11/08/2021
BORÇ ALAN, EMİR ALIR
KÖTÜ KUMAŞTAN İYİ ELBİSE ÇIKMAZ - 04/08/2021
KÖTÜ KUMAŞTAN İYİ ELBİSE ÇIKMAZ
SÜREKLİ KRİZ DÖNEMİ - 14/07/2021
SÜREKLİ KRİZ DÖNEMİ
RİZE'YE BAĞLANALIM - 30/06/2021
RİZE'YE BAĞLANALIM
 Devamı