Hava Durumu
Anlık
Yarın
12° 18° 10°
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.04216.0663
Euro6.75016.7772
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam74
Toplam Ziyaret357962
Takvim

Muhsin MANAV

Muhsin MANAV
muhsin33_1@hotmail.com
23 NİSAN
24/04/2019
Merhaba,
Sizler bu yazıyı okuduğunuzda geçmiş olacak ama bugün 23 Nisan. Meclisin açılışını temsil eden bu tarih Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramı olarak milli bayramlar kısmında yer alır. Bu günün; yani yeni bir yönetim biçimine geçişin ilk aşaması olarak Ankara'da bir meclis toplanmasının elbette tarihsel önemi çok büyüktür. Çünkü aynı zamanda İstanbul'da da bir hükümet vardı ve ülkemizin işgaline varan anlaşmaya imza atmıştı. Bu tarihi hamle ile hem İstanbul hükümetini, hem Sevr-i hem de o anlaşmanın şartlarını tanımadığını tüm dünyaya ilan etmiş bir meclistir Ankara'da toplanan meclis. Bu 19 Mayıs'ta başlayan Erzurum ve Sivas'ta olgunlaşan direniş ve kurtuluş savaşının tekâmül hamlesidir. Böylece işgal devletleri karşısında her şartını kabul ettirdiği çökmüş bir imparatorluk değil, her şeyi ve her şartı reddeden, meydan okuyan bir millet olduğunu anlamış oldu. Bu meclisin ilk işi Rusya ile anlaşarak doğu cephesini mutedil hale getirerek daha fazla güçle batıya yönelmek oldu. Bu meclisin önceki meclislerden farkı yürütmeyi her alanda elinde tutup direnişi örgütlemesi, kurtuluş savaşımızı bölgesel çatışmalardan ziyade, gerçek bir düzene sahip ordularla sonuna kadar sürdüreceğini kararlılıkla ortaya koymasıydı. 
Bu merkezden yönetilen direniş daha sonra düzenli ordular ve tecrübeli komutanlarla sürdürülen savaşlara dönüştü. Başarı zor şartlar ve imkânsızlıklara rağmen azar azar da olsa geleceğe ümitle bakılmasını sağlıyordu. Her zorluğa rağmen, böyle bir savaş halinde bile meclisin milletimiz ve ordumuz üzerindeki etkisi, dünya kurulduğundan beri her zaman bir devleti olan milletimizin, yine bir devlet olma uğrundaki özverisiyle birleşince; devlet kurma geleneğimiz yavaş yavaş şekilleniyordu Türk devletsiz kalmazdı. Yeni devlet henüz sınırları resmileştirilmemiş olsa da “Türkiye” adıyla tanınmaya başlamıştı. İşte bu; yani çok kısa sürede tanınma ve kabul görme meclisin başarısıdır. Meclis kurtuluş savaşımızın sonuna kadar her mücadeleyi örgütlemiş ve planlamıştır. Lokal bazda ve çete tarzında yapılan direnişlerden de en iyi verimi alacak şekilde onlara yakın olmuş gücü yettiğince destek olmuştur. Savaş zamanı vatan uğruna direnen çeteler olduğu gibi, fırsattan istifade vurgun, soygun, talan ve yağma peşine düşen, genellikle azınlıkların desteklediği, ekmek yediği kaba dışkılayan şerefsizlerde olmuştur. İşte bu farkı çok iyi gözeten ve zararlı olanı anında etkisiz hale getirecek tedbiri alıp hamleyi organize eden de bu meclistir.
Meclisin savaş şartlarındaki organizasyon başarısı nihayetinde zaferle sonuçlanmıştır. İşte bu tarihten sonra söz konusu meclis normalleşmeyi ve sivilleşmeyi reddeden bir yapı olmuştur. Ulusal Egemenliğimizin oluşmasında önemi asla göz ardı edilemeyecek olan meclis; savaşın bittiğini kabullenmekte zorlanıyordu. Kurtuluş savaşımızın çok önemli muharipleri, komutanları, yerel direnişçiler, Topal Osman, Çerkez Ethem gibi çete savaşları ile mücadeleye katkı verenler, gazeteciler, herkes ama herkes bir şeyler istiyor ve gerginleşiyordu. Eski dönemin ganimet ve ulufe kültüründen uzaklaşmanın kolay olmayacağı besbelliydi artık. Bu yüzden yeni kanunlara ihtiyaç vardı. Yasama görevini üstlenmesi gereken meclis bu konuda çok yetersiz kalıyordu. Bunların aşılabilmesi için devletin sert yüzünü göstermesi gerekliydi. Nitekim devlet; kendi varlığını devletin varlığının sebebi sayacak kadar ileri gidenleri ve kendine ayrıcalık isteyip ima yolu ile devleti tehdit edenleri birer birer yok etti. Bu süreç geride kalan isyankârları ya saklanmaya ya da ülke dışına kaçmaya zorladı. Netice de devlet kendi çocuklarından, kendi geleceğini korumak adına ayrılmıştı. Bu ayrılıkların sürekli olarak titizlikle tekrarlanması ve devletin devamının sağlanması için bir temizliğe girişilmesi önemli bir devlet refleksidir. Biz bu refleksi yakın tarihte ASALA'nın yok edilişinde gördük. Tüm dünya ASALA'yı bizim yok ettiğimizi biliyordu ama ellerinde hiç iz yoktu. İşte bu devletin milletinde de aynı refleks hep teyakkuzdadır. Biz bu milletin refleksini de yakın tarihte 15 Temmuz 2016 da gördük. Bu millete ait olmadığını eşkıya ile ittifak yaparak gösteren ve olup biteni televizyonda izleyen aymazlar olsa da Türk milleti sokakta vatanını ve demokrasisini korudu.23 NİSAN Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun, nice 23 Nisanlara…
Afiyet Olsun.


Paylaş | | Yorum Yaz
225 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

MAYISIN İÇİNDEKİLER - 01/05/2019
MAYISIN İÇİNDEKİLER
BAŞA SARALIM LÜTFEN - 17/04/2019
BAŞA SARALIM LÜTFEN
KENE TEHLİKESİ - 10/04/2019
KENE TEHLİKESİ
SEÇİM BİTTİ - 03/04/2019
SEÇİM BİTTİ
HARAP YAZI - 27/03/2019
HARAP YAZI
LORKE LORKE - 06/03/2019
LORKE LORKE
NOHUT MESELESİ - 27/02/2019
NOHUT MESELESİ
ŞURDAN BURDAN - 20/02/2019
ŞURDAN BURDAN
SEÇİM VE DEVRİM - 13/02/2019
SEÇİM VE DEVRİM
 Devamı
Saat