Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.80116.8283
Euro7.56717.5974
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam101
Toplam Ziyaret432342
Takvim
Saat
HASAN KURTULAN
mutludegerleme@gmail.com
FAİZLERİN DÜŞMESİYLE HER ŞEY DÜZELECEK Mİ?
07/08/2019
Türkiye'nin en önemli problemi faizdir diye yazıp konuşuyorum uzun süredir. Sayın Cumhurbaşkanımız da açıktan ilan edip mücadele ediyor, usulde katılmadığım yönleri olsa da batı ülkelerinde olduğu gibi enflasyon kadar, hatta eksi reel faiz hedefini destekliyorum. 
Özellikle 2008 global krizini takip eden ABD ve Avrupa'nın karşılıksız bastıkları paranın düşük maliyetle tüm dünyaya pompalanmasından ülkemize düşen kısım gerçekten kallaviydi. O dönem özel sektörün yurt dışı kredileri 100 milyar dolar seviyesinden kısa sürede 300 milyar doları aşmıştı. Yurt içinde ise doğru kıyaslanabilmesi bakımından dolar bazında, 254 milyar dolardan 473 milyar dolara çıktı. Yurt içi-yurt dışı toplam borçlanma artışı 400 milyar dolar seviyesindedir. (Kaynak:BDDK)
Güncel kurla (yaklaşık 5,6 TL/Dolar) 2,240 Trilyon lira seviyesinde borçlanma artışı gerçekleşmiş oldu. Toplamda yaklaşık 800 milyar dolar seviyesindeki iç ve dış borçlanmamızın uluslararası kriterlere göre GSYİH ya oranı normal seviyelerde görülmekle birlikte bize özel problem şudur; vadeler kısa ve maliyetler (Faiz, risk primi ve CDS) yüksektir. 
Firmalarımızda nakit akışını sağlıklı yürütme konusu genelde ihmal edildiğinden, vadesi kısa, maliyeti yüksek kredilerin geri ödenmesinde ciddi sıkıntılar oluşmaktadır. 
Özellikle 2018 yazından bu yana beklentilerin iyice bozulması sebebiyle piyasada nakit akışı durma noktasına gelmiş, özellikle firmalarımızın ciroları yarıya, hatta üçte bire düşmüştür. 
Diğer açıdan bakılırsa, ödeme gücü bakımından geri ödeme kudretlerinin tamamını kullanan firmaların ilave kredi kullanım imkânı kalmadığı açıktır.
Kısaca demek istiyorum ki, gerek firmalarımızda, gerekse bireylerde gelir artışı olmadıkça, yeterli cirolar yapılarak nakit ve kâr üretilmedikçe kredi faizleri sıfıra bile düşse kimsenin kredi kullanacak takati yoktur.
TCMB nin TL gösterge faiz oranını %4,25 indirmesinin ardından, FED in tam on yıl sonra politika faizini %0,25 aşağıya çekmesi iklimini doğru kullanmak gerektiği kanaatindeyim. FED in 1 Ağustos itibariyle parasal daralma (piyasadan para çekme olarak okuyunuz) sürecini bitirmesi de bizim gibi gelişmekte olan ülkeler için pozitif bir gelişmedir. Parasal genişleme (karşılıksız para basma ve piyasaya sürme olarak anlamak lazım) başladığında hazırlıklı ve bu defa tedbirli olmamız gerekiyor.
Hükümetimizin FED ve ECB etkisindeki dış dünyadaki bahar havasını akıllıca kullanmasını, güven arttırıcı önlemleri derhal ilan ederek uygulamaya geçmesini, özellikle alt gelir grubundaki toplum kesimlerinin satın alma gücünü arttıracak tedbirleri almasını ümit ve temenni ediyorum.


735 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ENFLASYON FIRTINASI - 27/05/2020
ENFLASYON FIRTINASI
PARA YENİLEBİLEN BİR ŞEY DEĞİL - 20/05/2020
PARA YENİLEBİLEN BİR ŞEY DEĞİL
BATI (ABD/AVRUPA) MEDENİYET Mİ? - 06/05/2020
BATI (ABD/AVRUPA) MEDENİYET Mİ?
İLGİNÇ GÜNLER YAŞIYORUZ - 22/04/2020
İLGİNÇ GÜNLER YAŞIYORUZ
AF MESELESİ VE İNFAZ KANUNU - 15/04/2020
AF MESELESİ VE İNFAZ KANUNU
KARŞI ATEŞ TEKNİĞİ - 08/04/2020
KARŞI ATEŞ TEKNİĞİ
ÇARŞI KARIŞTI - 25/03/2020
ÇARŞI KARIŞTI
REAKSİYON (TEPKİME) BAŞLADI - 11/03/2020
REAKSİYON (TEPKİME) BAŞLADI
HAYAT DEVAM EDİYOR - 04/03/2020
HAYAT DEVAM EDİYOR
 Devamı