Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.27809.3151
Euro10.816110.8594
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam126
Toplam Ziyaret530601
Takvim
Saat
HASAN KURTULAN
mutludegerleme@gmail.com
GÖNÜL BAĞLARI BİRER BİRER KOPARKEN
20/11/2019
Bankada yönetici olarak çalıştığım tüm birimlerde personelime sürekli tekrar ettiğim bir mesajım vardı; “insanları çekle, senetle, sözleşmelerle bağlayabilirsiniz ama hiç biri gönül bağı kadar sağlam olmaz, gönülden bağlanan kolay kolay kopmaz” derdim. 
Sayın Cumhurbaşkanımızın siyasete atıldığı ve Belediye Başkanlığı yapmaya başladığı dönemlerden bu yana özelde insanların, genelde toplumun gönlünü almaya yönelik adımlar attığı, bu konuda hassas davrandığı bilinir.
Son yıllarda ise bu konuda pek çok kişi gibi benim de kafam karıştı. Öncelikle çevresinden başlayarak, daha sonra parti teşkilatına, üyelere ve hatta hızlı taraftarlarına yayılan bir çeşit (olumsuz anlamda) dönüşüm, tavır değişikliği oluştu maalesef. Kendisi gibi düşünmeyenlere yukarıdan bakan, üstenci, “en iyi ben bilirim”, “yaptıysam bir hikmeti var” diye düşünen ve dayatan bir yapı oluştu. Ehliyet ve liyâkata değer vermeyip sadâkâtı her şeyin başına majör prensip olarak koydular. 
Zamanla bu yapıya itiraz eden, farklı görüşler dile getirmeye kalkan, alternatif fikirler üretmeye çalışan kişilerin ve oluşumların (STK vb) uzaklaştırılmasıyla çevresinde tek tipçi ve sadece onay veren, insiyatif almaktan kaçınan, kurallar dahilinde karar alıp uygulamaya geçmeyen, lokomotife bağlı vagonların sistemiyle yürüyenler kaldı. En basit konularda bile “durun ben bir danışayım” deyip hareketsiz kalan pek çok örnek zihninizde canlanmıştır.
Bilgisayarlardaki ana işlemciye destek olmak üzere ekran kartı üzerindeki işlemci vb yük alan destek unsurları olmadığında, aşırı ısınıp sonuçta kilitlendiğini görmüşsünüzdür. Mevcut sistemde, alt birimlerin görevlerini yapmayarak, tüm yükün, her türlü kararın, insiyatif alınması gereken her türlü konunun sayın Cumhurbaşkanına yüklenmesi tam anlamıyla benzer bir durum ortaya koymuştur. 
İSTANBUL SÖZLEŞMESİ
Hükümetin “Ailenin Korunması” adı altında çıkartıp cinsiyet ayrımcılığına son vereceği iddiasıyla devam edip uygulamada adeta aile ve erkek düşmanlığına dönüşen meşhur İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Kanun uygulamalarından ortaya çıkan mağduriyetler, 
EYT
1999 yılında, zamanın Hükümeti tarafından çıkartılıp temel hukuk prensipleri çiğnenerek eski yasal düzenlemelere göre işe başlamış insanların geriye doğru Kanun işletilmek suretiyle bir anda emekliliklerinin 5-15 yıl arasında ötelenmesi kaynaklı problemler ki EYT diye kısaltılarak kullanılan, Emeklilikte Yaşa Takılanların sadece bu kesim olduğu çok iyi bilinmesine rağmen, hakların en azından kısmen verilmesine gitmek yerine, sanki daha sonra başlayan ve yeni başlayacaklarla ilgili bir talep varmış gibi olayın provoke edilmesi,
EYT olup Prim ödeme gün süresi tamamlanmış insanlara yaşları dolana kadar sağlık sigortası imkânı bile tanınmadan, Genel Sağlık Sigortası (GSS) primi ödemedikleri takdirde en basit sağlık hizmetinin bile ücretli verilmesi,
Bu arada geç emeklilik isteniyor denilirken, 2008 yılında yapılan yasal düzenleme ile daha çok çalışıp geç emekli olan insanların maaşlarının gittikçe düşmesi garabeti,
HAKLARIN İADESİNDEKİ GECİKMELER
FETÖ belasının ülkemizin ve milletimizin başına getirdiği türbülansta, çok çeşitli sebeplerden (iftira, yanlış anlaşılma vb) gerek Kamu görevinden KHK larla atılan, gerekse de yargılanma ile karşı karşıya kalan insanlarımızın haklarında takipsizlik hatta beraat kararı verildiği halde, hatta hiç dava açılmayan insanların haklarının iadesiyle ilgili çok uzun zaman geçtiği halde harekete geçilmemiş olması, 
MAKRO EKONOMİNİN DOĞRU YÖNETİLEMEMESİ
Özellikle 2009 dan başlayarak 2016 ya kadar geçen sürede dünyada yaşanan para bolluğu ve düşük faiz ortamının üretim yerine ağırlıklı olarak inşaat sektörüne yönlendirilmesi, özel sektör borçlanmasının eninde sonunda devletin başına patlayacağının hesap edilmeden sürecin doğru yönetilmemesinden dolayı ekonomik krizin derinleşmesi,
Çeşitli toplum kesimlerinin ekonomik sıkıntıları için duyarsız davranışlar gösterilirken, gerek Suriyeli muhacirlere, gerekse saraya yapılan masrafların sürekli anons edilip bu konudaki spekülasyon ve manipülasyonlara fazlasıyla alan açılması,
NEPOTİZM (KAYIRMACILIK) HAVASI
Özellikle hacimli Kamu ihalelerinin sürekli aynı gruplara verilmesi, yakın kabul edilen iş kesimlerine yönelik olarak her türlü kolaylık sağlanırken, uzak kabul edilenler için mümkün olan her türlü teknik faulün (!) yapılması,
SONRADAN GÖRMELİK
Rahmetli Özal zamanında eşi Semra Hanım ve çevresinde oluşan ve çeşitli isimlerle anılan (Papatyalar vs) gruplara benzeyen-bu defa muhafazakâr soslu-grupların gösteriş, riyâ, kibir vs her türlü hâl, tavır ve davranışlarının mevcut iktidarın eksi hanesine yazılması,
Şimdilik aklıma gelenler. Muhtemelen bir şeyler daha eklenebilir.
Vatandaşla gönül bağlarını kopartan, tamiri çok güç şeyler yaşanıyor.
Dostane uyarılar yapalım, tarihe not düşelim, maksat olaylar ve olgular karşısında duruşumuz belli olsun.


1132 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

YOL YAKINKEN... - 13/10/2021
YOL YAKINKEN...
DOLAR BİZİM NEYİMİZ OLUR? - 29/09/2021
DOLAR BİZİM NEYİMİZ OLUR?
VARLIK FİYATLARI ARTMAYA DEVAM EDECEK - 22/09/2021
VARLIK FİYATLARI ARTMAYA DEVAM EDECEK
KAN DAVASI - 15/09/2021
KAN DAVASI
BAŞKASININ ÖLÜMÜ - 18/08/2021
BAŞKASININ ÖLÜMÜ
BORÇ ALAN, EMİR ALIR - 11/08/2021
BORÇ ALAN, EMİR ALIR
KÖTÜ KUMAŞTAN İYİ ELBİSE ÇIKMAZ - 04/08/2021
KÖTÜ KUMAŞTAN İYİ ELBİSE ÇIKMAZ
SÜREKLİ KRİZ DÖNEMİ - 14/07/2021
SÜREKLİ KRİZ DÖNEMİ
RİZE'YE BAĞLANALIM - 30/06/2021
RİZE'YE BAĞLANALIM
 Devamı