Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.85235.8758
Euro6.51266.5387
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam73
Toplam Ziyaret408699
Takvim
HASAN KURTULAN
mutludegerleme@gmail.com
DEĞMEZ, BENCE DEĞMEZ
11/12/2019
Siyaseti anlamaya çalışmaktan yıllar önce vazgeçtim. Belli bir matematiği, prensipleri, ahlakî kuralları olmayan, ekseriyetle anlık ve duruma göre hareket eden, o an için menfaati neredeyse oraya doğru savrulan bir yapı benim için. 
Amaca ulaşmak için her yolu mübah gören anlayışa “Makyevelizm” diyorlar. Prensip olarak belli bir hedefiniz varsa, o hedefe ulaşmak için inanç, ahlâk ya da ayıp/günah tarzı normların hiç birine aldırış etmemeniz gerektiğini iddia eder bu anlayış.
Türkiye'de siyaset maalesef Makyevelizm'in esiri durumunda baştan bu yana. Tek bir hedef var, iktidarı ele geçirmek ya da orada kalmaya devam etmek, iktidardan düşmemek.
Bu hastalıktan mevcut iktidar da mevcut muhalefet de fazlasıyla nasibini almış durumda, inanın artık gına geldi yapılan uygulamalardan, dün dost olunan insanlara bugün düşmanlık etmelerden, bizim partideyken altın olanın, ters bir duruma düştüğünde çöpe atılacak paslı teneke parçası olmasından.
Kendimce her zaman doğru gördüğüm uygulamaları destekledim, hatalı olanları eleştirdim. En son Şehir Üniversitesi bahane edilerek yapılan konuşmalar hakikaten tahammül seviyesini aştı, sayın Cumhurbaşkanımız uzun yıllar birlikte mücadele ettiği, birlikte politika üretip birlikte uyguladığı insanları dolandırıcılıkla itham etti.
Ekmeğini firmaların finansal yapılarını ve banka-firma ilişkilerini düzenlemek, kredileri firmaların nakit akışlarına göre yeniden vadelendirip kazanan birisi olarak aklım almıyor; Piyasada yaşanan ekonomik kriz ve devalüasyon sebebiyle bankacılık sektörünün vermiş olduğu kredilerin miktar olarak %25 inin yeniden yapılandırıldığı, en az %25 inin de düzensiz ödemeler sebebiyle yakın izlemeye alındığı bir ortamda, devlete sırtını dayamadan kendini döndürebilen bir özel Üniversitenin kredilerini geri ödemede zorlanıp da yapılandırma istediğinden bahisle, kredisi nasıl olup da takibe aktarılıyor ve bu durum nasıl dolandırıcılık oluyor? 
Oysa piyasa makro ekonomik şartlarda yaşanan dengesizlikler tüm firmaları olumsuz etkiliyor ve bizatihi siyasetçiler, iktidar bu problemden sorumlu, her şey yolunda giderken sıkıntı yaşayan firma sayısı sınırlı oluyor zaten. 
İktidarda kalabilmek adına bu yapılan işler için tek yorumum; “Değmez, inanın değmez, zaman geçecek, geriye dönüp bakıldığında başınızı öne eğdirecek, mahcup olacağınız şeyler yapmamaya çalışın”,  olacaktır.

ÜÇ MEKTUP

Nedendir bilmem, uzun yıllar önce okuduğum bir hikaye aklıma geldi. 
Çok eskiden bir devlette sürekli halk ayaklanmaları ve ihtilâller olur, mevcut kral tahttan indirilip idam edilir, yerine de yenisi tahta çıkartılırmış. Yine böyle bir ihtilâlde eski kral idama götürülürken yeni kral adamlarını durdurmuş ve demiş ki; “ey devrik kral, şimdi idama gidiyorsun, bana söyleyeceğin bir şey var mı?”, devrik kral cevap vermiş; “Tahtın arkasında küçük bir bölme var, orada üç mektup bulacaksın, işler kötüye giderse birinci mektubu, daha kötü olursa ikinci mektubu, en sonunda üçüncü mektubu aç” der. 
Tahta çıkan yeni kral halk tarafından coşkuyla karşılanmış, kutlamalar, eğlenceler gırla gitmiş. Bir süre her şey iyi giderken işler tersine dönmeye başlamış, halk ekonomik sıkıntılar içinde, homurdanmalar, kendi aralarında konuşmalar, kral aleyhine gruplaşmalar başlamış.
Artık sokak gösterileri yapılmaya, muhalefet mitingler düzenlemeye başlayınca, kralın aklına o üç mektup gelmiş ve birinci mektubu açmış; “İşler kötüye gidiyorsa, geçmiş dönemi kötüle” deniyormuş özetle mektupta. Halka çıkıp konuşmuş ve “maddî manevî enkaz devraldıklarını, geçmiş yönetimlerin ne kadar kötü bir miras bıraktıklarını, düzeltmek için süre gerektiğini” anlatmış. 
Halk, kralı haklı görmüş, bir süre sessiz kalmış beklemişler ama işler daha da kötüye gitmiş, ekonomik sıkıntı büyümüş, tekrar gösteriler, protestolar, mitingler yaşanmış. Bunun üzerine kral, ikinci mektubu açmış, “İşler daha kötüye gitmişse, çevrendekileri kötüle” deniyormuş onda da. Hemen ekibinin yetersizliğinden, işe göre adam bulamamaktan, ekibin kötü niyetli olduğundan vs konuşmuş kral, bu durum kısmen de olsa halkta karşılık bulmuş, olaylar biraz sakinleşmiş.
Bir süre sonra ekonomik sıkıntı dayanılmaz hâl almış ve protestolar ayyuka çıkmış, ihtilâl başlamış, tabii ki kral üçüncü mektuba koşmuş, “Hemen üç tane mektup yaz” diyormuş mektupta.
Sizce kaçıncı mektuptayız?


756 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

EKONOMİDE 2020 YILI BEKLENTİLERİ - 08/01/2020
EKONOMİDE 2020 YILI BEKLENTİLERİ
EKONOMİDE 2019 VE 2020 YILI BEKLENTİLERİ - 01/01/2020
EKONOMİDE 2019 VE 2020 YILI BEKLENTİLERİ
KAZIK FREN - 04/12/2019
KAZIK FREN
KRİZDE DİBİ GÖRDÜK MÜ? - 27/11/2019
KRİZDE DİBİ GÖRDÜK MÜ?
GÖNÜL BAĞLARI BİRER BİRER KOPARKEN - 20/11/2019
GÖNÜL BAĞLARI BİRER BİRER KOPARKEN
YENİDEN İSTANBUL YAKLAŞIMI - 13/11/2019
YENİDEN İSTANBUL YAKLAŞIMI
ATILAN TAŞLAR YERİNİ BULUYOR MU? - 06/11/2019
ATILAN TAŞLAR YERİNİ BULUYOR MU?
KUR KAPANI - 09/10/2019
KUR KAPANI
TOPLUMUMUZ ÇÖZÜLÜYOR - 02/10/2019
TOPLUMUMUZ ÇÖZÜLÜYOR
 Devamı
Saat