Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.19299.2297
Euro10.671010.7138
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam30
Toplam Ziyaret530118
Takvim
Saat
Muhsin MANAV
muhsin33_1@hotmail.com
BU ÇOCUK OKUMAZ
25/12/2019
Merhaba;
Eğitim ve öğretim kalitesi olarak yerlerde sürünen, her ilde en az bir üniversite olmasına rağmen yükseköğretim kalitesi dünyada ilk beş yüz üniversite içine bir tek üniversite bile sokamayan bir ülkeyiz. Demirel denen siyasi kaypağın  siyasi yasağının kalkması ile birlikte, bu kaypağı bir şey zannedenlerin verdiği oylarla Türkiye'nin kısa süreli siyasi istikrarı da son bulmuş oldu. Bir yanda Demirel'in kişisel ihtirasları, diğer yanda CB olmayı kafasına koymuş bir Özal, her ne kadar üzeri örtülmeye çalışılsa da din özneli bir devlet özlemindeki Erbakan, muadilleri ve halefi selefi ile yetersizliğin yeni yüzü Erdal İnönü ve tabii ki bu siyaset düğününün kamberi olan TSK hep birlikte Ülkeyi perişan ettikleri gibi eğitim öğretim işlerinin de anasını bellediler. Katsayı üzerinden mağdur edebiyatı yapılarak İHL'nin önü açılmaya çalışıldı, yok buna karşı çıkanlar “laiklik” dedi. Yok şeriat yok 4+4+4,yok zorunlu 8 yıl, yok 12 yıl, yok meslek liseleri öteki avrattan mı kıvamında faydasız onlarca tadilat yapıldı eğitim dünyasında.
Ve şimdi günümüzde bir bölüm bitirmiş, KPSS denilen tuhaflığı geçmesi gereken, ama matematik bilmeyen bir nesil var maalesef. Düşünün bu insan ortaokul, lise seviyesinde matematiği ya pas geçmiş ya da o dersten geçirilmiş. Sonra her nasılsa bir bölüme girmiş, okumuş, didinmiş bitirmiş. E şimdi sen bu insanı yıllarca bir şekilde matematikten muaf hale getirmiş bir sistemle okuttuktan sonra bu insana KPSS denilen şeyde matematik sorularını ne diye sorarsın? Neden olacak? Onu bu sınavda elemek için. Ortalıkta çok fazla üniversite mezunu işsiz var. Bunun nedeni çok fazla üniversite olması, bu üniversitelerde gereksiz bölümlerin ve kontenjanların olması. Üniversiteye giren hemen herkesin bir şekilde mezun olması. Bu yetmezmiş gibi; bu bollukta bile bir üniversite kazanamayan çocukların yurt dışında, paralı okullarda, Kıbrıs, Ukrayna, Rusya, Makedonya, Romanya, Bulgaristan, Arnavutluk gibi ülkelerde özel üniversitelerde okuyup aldıkları diplomaları sınava bile gerek duyulmadan “denklik” denilen ucube uygulama ile yurt içi diploma seviyesine getirmeleri de işsiz sayısını çoğaltıyor. Bu durumda ülkemiz; işsizliğin her daim trend olduğu güzel ülkemiz enteresan bir dönüşüm geçiriyor. Çok değil 20-25 yıl önce “ne iş olsa yaparım” diyen bir işsiz kitlesi varken, artık “ben üniversite mezunuyum, her işi yapamam” diyen güya eğitimli güya donanımlı bir kitlemiz var. Artmaya da devam edecek.
         1985 yılında ilk kez ÖYS'na girdim. Ülkemizde 6 İstanbul,4 Ankara 2 İzmir ve diğer 13 tanesi farklı illerde olmak üzere 25 Üniversite vardı. O haldeyken bile, az sayıda üniversite ve az sayıda mezunlar varken bile işsizlik vardı. Aradan 35 yıla yakın geçmiş. Bu işsizliğe çare üretmek yerine yeni üniversiteler ve denklik zırvası ile yeni yeni ve daha çok işsiz mezun oluşturulmuş. Eğitim kalitesinin yukarı çekilmesinin tek bir çözümü var bence. Herkes okuyamasın kardeşim. İlkokuldan sonra, eski usül ortaokul sistemi gelmeli ve bu ortaokula giriş sınavla, artı ilkokuldaki başarısı ile birlikte hesaplanan bir puan sistemi ile zorlaştırılmalı. Yaşıtlarım hatırlar. Eskiden ilkokuldan sonra Anadolu Liseleri sınavı olurdu. İlçemizden her yıl 5-6 kişi anca kazanıp giderdi. Ama o Anadolu liseleri gerçek birer irfan yuvasıydı. O liseden mezun olanlar öncelikle iyi seviyede yabancı dil bilirler ve mutlaka iyi bir bölümü kazanıp devam ederlerdi. İşte ortaokullarımızı bu kaliteye getirmek lazım. Bunun içinde okul sayısı azaltılıp herkesin okumasının sınava tabii olması lazım. Aynı geçiş lise için de yapılmalı. Bizim zamanımızda Türkiye'de iki tane, sadece iki tane Fen Lisesi vardı. Ama tıpkı Anadolu liseleri gibi kaliteli eğitim ve kaliteli mezun verirdi. Yani Liselerimizi de azaltıp, kalitesini bu seviyeye getirmek lazım. Oysa şimdi her yerde Anadolu Lisesi, her yerde Fen Lisesi var. Şöyle bir düşünün; ortaokuldaki sınıf arkadaşlarınızdan kaçı okudu, kaçının okuyamayacağı çok belliydi, kaçı zaten okumaya hiç gönüllü değildi?  Evet 45 kişilik sınıfınızdan belki 10 kişi üniversite okumuş, bunların 7 tanesi de öğretmenlik okumuş ve bir iki yıl sonra memleketine tayin istemiş kişiler vardır. Sonuçta bu kadar çok ve gereksiz orta dereceli okul varken, öğretmenlik okumak iyi fikir aslında. Kim takar idealizmi değil mi? Hem öğretmenlik kutsal meslek. Her ne kadar bir şey öğretemesen de kutsalsın ya . Bu mevzu ülkemizin hem tarihsel, hem de güncel yanılgısıdır. Lise mezunu olmanın 50 yıl önce bir işe yaradığını kabul etmek lazım. Bir ara şu enstitü mezunu olup köylerde öğretmenlik yaptıkları dönemde insanları eğitimden soğutan canlılardan da bahsetmek lazım.. Kalın sağlıcakla
Afiyet Olsun.          


701 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ORTAYA KARIŞIK - 06/10/2021
ORTAYA KARIŞIK
SADRAZAM - 29/09/2021
SADRAZAM
FRANKESTEİN ZEYTİNİ - 22/09/2021
FRANKESTEİN ZEYTİNİ
EYLÜL ANILARI - 15/09/2021
EYLÜL ANILARI
GÜZ SENFONİSİ - 08/09/2021
GÜZ SENFONİSİ
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI - 01/09/2021
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI
PAŞA GÖNLÜM - 14/07/2021
PAŞA GÖNLÜM
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR - 30/06/2021
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI - 23/06/2021
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI
 Devamı