Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.19299.2297
Euro10.671010.7138
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam62
Toplam Ziyaret530398
Takvim
Saat
HASAN KURTULAN
mutludegerleme@gmail.com
ÖZELEŞTİRİ - 1
26/02/2020
Gazetede köşe yazısı yazmak, gerek basılı kağıt olarak, gerekse dijital ortamda tüm yazdıklarınızın saklanmasını, yazdığınız konularda isabet ettiğiniz ya da yanıldığınız hususların sürekli göz önünde bulunmasına yol açıyor. 
Ağırlıklı olarak ekonomi, finans ve bankacılık yazdığımdan, geriye dönüp baktığımda gördüğüm şu; neredeyse her yazımda rakamlar, oranlar, kıyaslama imkanı verecek ifadeler var.
2018 yılı Ağustos ayında yaşadığımız devalüasyon-kur artışı süreciyle eş zamanlı olarak ekonomimizi çökertmeye ve krizi derinleştirmeye yönelik olarak millî bir duruş sergilenmesi ve ekonomi yönetiminin yanında yer alınması gerektiği kanaatimi/temennimi paylaştım. 
Süreçte iki açıdan yanıldığımı görüyorum, birincisi yurt içi bireyler ve firmaların 7 TL üzerinde bile satın almış oldukları ve toplam bankalardaki paranın an itibariyle %50 sine ulaşan 200 Milyar Dolar civarındaki mevduatlarının çözülmemesidir. Tam aksine, kur 6 TL altına indikçe adeta söz konusu birey ve firmalar bunu alım/ortalamayı düşürme fırsatı olarak gördüler ve hemen her hafta alıma devam ettiler.
Mevcut durumda 6 TL üzerine doğru hareketlenen Dolar'ın yükselişinde, dünyada Doların güçlenmesi yanında bir miktar da ekonomi yönetiminin kurun kontrollü şekilde enflasyona yakın oranda artmasını uygun görmesi (Biriken basıncın kontrollü azaltılması gibi bakabilirsiniz) var diye düşünüyorum.
İkincisi ise, ekonomi yönetiminin krizi yönetmek ve sermaye fakiri bir ülke olarak yeni yabancı yatırımcı çekebilecek adımlar atacağını düşünürken tam tersine mevcut yabancı yatırımcıları bile kaçıracak uygulamalar (Londra TL SWAP (Takas) piyasasının bloke edilmesi, serbest kur rejiminden kontrollü kur sistemine geçiş, sermaye hareketlerini zorlaştıran adımlar vb) yapması nedeniyle 2019 yıl başından bu yana neredeyse her hafta gerek Hazine Bonosu/Devlet Tahvili, gerekse borsadan satış yaparak çıkmalarıdır. Haftalık 500 Milyon Dolar seviyesinde bu iki piyasada çıkış devam etmektedir.
Kendi kendimize, sermaye anlamında küçük bir havuzda, kendi yağımızla kavrulmak gibi bir hedefimiz yoksa acilen bu tür problemlere köklü çözümler üretilmesi gerekmektedir. Aksi halde Kamu Bankaları başta olmak üzere bankacılık sisteminden cebrî şekilde sisteme kredi pompalamakla çarkların bir süre dönebileceği ancak uzun soluklu olamayacağı da açıktır.
2020 yılı aksi gibi çeşitli tabiî afetler ve salgın hastalıklarla birlikte geldi, Suriye'de milletimizin selameti için mücadele eden evlatlarımız başta olmak üzere, Allah kayıplarımıza rahmet eylesin, yaralılarımıza, hastalarımıza şifa buyursun, kalanlara sabırlar versin.


568 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

YOL YAKINKEN... - 13/10/2021
YOL YAKINKEN...
DOLAR BİZİM NEYİMİZ OLUR? - 29/09/2021
DOLAR BİZİM NEYİMİZ OLUR?
VARLIK FİYATLARI ARTMAYA DEVAM EDECEK - 22/09/2021
VARLIK FİYATLARI ARTMAYA DEVAM EDECEK
KAN DAVASI - 15/09/2021
KAN DAVASI
BAŞKASININ ÖLÜMÜ - 18/08/2021
BAŞKASININ ÖLÜMÜ
BORÇ ALAN, EMİR ALIR - 11/08/2021
BORÇ ALAN, EMİR ALIR
KÖTÜ KUMAŞTAN İYİ ELBİSE ÇIKMAZ - 04/08/2021
KÖTÜ KUMAŞTAN İYİ ELBİSE ÇIKMAZ
SÜREKLİ KRİZ DÖNEMİ - 14/07/2021
SÜREKLİ KRİZ DÖNEMİ
RİZE'YE BAĞLANALIM - 30/06/2021
RİZE'YE BAĞLANALIM
 Devamı