Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam62
Toplam Ziyaret531628
Takvim
Saat
Muhsin MANAV
muhsin33_1@hotmail.com
KARA KITA’DAN YENİ KITA’YA
17/06/2020
Merhaba;
Kristof Kolomb isimli vahşiyi bizlere ilkokulda kaşif diye öğretmişlerdi. İtalyan'dı, daha doğrusu Ceneviz'di yani Cenovalıydı. İspanya kralının desteği ile bir çok denizde ulaştığı ve ölüm getirdiği bakir kara parçalarını keşif diye pazarladı ölümüne kadar. Çünkü sömürgecilik denen vampirlik, o çağda büyük küçük tüm Avrupa ülkelerinin başlıca uğraşı halindeydi. Konya ilimizden bile daha küçük olan; Hollanda, Belçika gibi ülkeler bile açık denizlerde sömürü peşindeydi. Bizlere ilköğretim hayatımız başladığı anda bu vahşi, insanlıktan uzak, işgalci ve emperyalist ve hatta soykırımcı Avrupa ve onun milletleri ve onların medeniyeti “muasır medeniyet” olarak tanıtılmış, hedefimizin de o seviyeye ulaşmak olduğu belletilmişti. Çünkü saltanatı yıkıp, kendi saltanatını kuran sevgili kurtarıcımız öyle istemişti. O sıralarda Avrupa dahilinde ama ya Rus ya da Osmanlı hakimiyetinde olan Balkan ülkeleri, Trakya bölgesi yani Yunanistan, Bulgaristan, diğer taraftan Romanya, eski Yugoslavya halklarının devletleri, iç karışıklık ve güçsüzlükleri nedeni ile sömürgecilik sektörüne girememişlerdir. Rusya hem bölgedeki hakimiyeti hem rejim tartışmaları ile geçen yıllar itibariyle içerde ve dışarıda zayıf düşmüş, bu sektör için gerekli olan “sıcak” denizlere de inememişti. Sömürgeci olmadı ama işgalci oldu. Sömürgeci hiçbir ülkeye dokunmadan, Çekoslovakya, Polonya, Macaristan gibi ülkeleri işgal edip Avrupa da istediği gibi dolaştı. Kuzeyde İsveç, Norveç ve Danimarka gibi Viking kökenli ülkeler bu işleri çok önceden hallettikleri için konuya dahil olmadılar. Finlandiya ise Rus sınırı ile kendi sınırı arasında kalan Lapon ırkına soy kırım uygulamakla meşguldü. Almanya, Fransa, Avusturya gibi ülkeler daha o zamanlarda bile sosyete, burjuva, aristokrasi kavramları ile uğraşıp özellikle de müzikte çok sesliliğe eserler veren dahi ve hatta deli sanatçılar yetiştiriyorlardı. Bütün bu olup biteni izleyen ve aslında oyunu kuran ve sonunda pastayı kapacak olan ise İngiltere idi. Dünyanın en ünlü oyun yazarı Shakespeare'in ülkesi küresel oyunlar yazmakta o zaman da ustaydı. Bu keşif adı altında başlatılan sömürü ve soykırım olayları Amerika kıtasına ulaştığında kıtanın kuzeyinde bir ülke kuruldu. ABD adını verdiler bu her şeyin sebebi olan vahşiye. Önce o kıtadaki yerli halkı yok etti bunlar. Kızılderili soy kırımı yaptılar. Öyle iddia edildiği gibi göçmen olarak giden insanların yaptığı şeyler değildi bunlar. Resmen İngiltere'den gönderilmiş düzenli birliklerin üniforma değiştirip Amerikan askeri ya da kovboy filmlerindeki adı ile “süvari birliklerinin” yaptığı katliamlardı. Sonra bu katliam silah yerine hastalık ve açlık kullanılarak devam ettirildi. Kızılderili kabilelerinin çoğu yok edildi. Bazıları sembolik sayıda sağ bırakılanlarla hayata devam etti. Apache, Komançi, Navajo, Arrapaho, Siu
Pawne gibi etnik isimler artık birer çizgi roman kelimesi olarak anlam kazanıyor.
Oyunu kuran İngiltere her zamanki gibi birkaç hamle sonrasını da hesaplayıp, kıtalar arası hamlelerle bütün piyonlarını sonuna kadar kullandı bu işte de. Amerika kıtasının yerlilerini soy kırımla yok eden İngiltere'dir. Ama herkes için suçlu ABD'dir. Daha sonra Bu kıtaya, Afrika'dan yakalayıp zorla tutsak ettiği insanları köle olarak çalıştırmak üzere getirip esir pazarı kurup, köle ticaretini başlatan da İngiltere'dir. Herkes ABD'ni suçlar yine. Şimdi kıtada o kadar insanı öldürüp, çalıştırmak için niye çok daha uzak bir kıtadan insanları Amerika kıtasına getirmeyi organize ettiğini anladınız mı? İngiliz siyaseti tüm çağlarda geçerli olan bir üçlemeye bağlı çalışır: Böl-parçala- yok et. Bu yok et kısmı artık yönet/idare et gibi daha muasır kavramlarla yer değiştirmiş durumda.
İşte sevgili kurtarıcımızın “çıta” olarak gösterdiği hedefin aslında medeniyet değil, insanlık dışı bir vahşiliğin idare binası olduğunu gösteren minik bir tarihsel detay. İşte bu medeniyetin şehirlerinde artık Afrikalı bir öfke var. Bu öfke Kolomb başta olmak üzere bu vahşetin başlangıcında rol alan her aktörün heykelini yıkıyor. Asıl yıkım bu vahşeti haklı göstermeye çalışan başta Stuart Mill olmak üzere Bertrand Russel, John Lucke Max Weber Hegel, Kant ve hatta Marx gibi sözde felsefe efsanelerinin, sözde ideoloji dahilerinin zihnen yıkılıp, Avrupa'daki düşünce devriminin aslında bu paralı şerefsizlere kitaplar yazdırıp sömürgeciliği haklı çıkartan güzellemeler yayınlamak, ırkçılığı desteklemekten imtina etmeyen dilleri ile vahşete arka çıkan sözde edebiyat ve düşünce dünyasının maskesinin düşmesi ile olacaktır. Yeri gelmişken tekrar yazayım: Nelson Mandela ve hatta Gandhi batılı sömürgecilerle kendi çıkarları için pazarlık yaparken ülkesini satan, karşılığında batının verdiği Nobel gibi son derece yapay ve mutlaka bir yanlışa paravan olan ödülleri hem de işkencecisinin, hem de sömürgecisinin hem de katilinin elinden alıp kabul eden satılık şahsiyetsiz kuklalardır. Hatırlarsınız; bunlardan Mandela olanı; Atatürk ödülünü reddetmişti. Güya insan haklarını güya demokrasiyi, güya barışı temsil eden bir insanmış ta bu ödülü alırsa eli kirlenirmiş te falan filan şeklinde kendisine verilen senaryoyu oynamıştı. Gerçi bu onun suçu da değil. Böyle bir ödül düzenleyen,sonra bu ödülün Mandela gibi bir şerefsize verilmesine karar veren kaç kişiyse, her kim ise hepsi suçludur. Gerçi al birini vur ötekine desen de bir şey değişmez. Gelecek te Amerika diye bir devletin olmadığı ilk sabaha uyanan insanların o mutluluğa sahip çıkma bilinci ile şekillenecektir.
Afiyet Olsun.          


666 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ADANA - DİYARBAKIR HATTI - 20/10/2021
ADANA - DİYARBAKIR HATTI
ORTAYA KARIŞIK - 06/10/2021
ORTAYA KARIŞIK
SADRAZAM - 29/09/2021
SADRAZAM
FRANKESTEİN ZEYTİNİ - 22/09/2021
FRANKESTEİN ZEYTİNİ
EYLÜL ANILARI - 15/09/2021
EYLÜL ANILARI
GÜZ SENFONİSİ - 08/09/2021
GÜZ SENFONİSİ
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI - 01/09/2021
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI
PAŞA GÖNLÜM - 14/07/2021
PAŞA GÖNLÜM
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR - 30/06/2021
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR
 Devamı