Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.19299.2297
Euro10.671010.7138
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam30
Toplam Ziyaret530118
Takvim
Saat
Muhsin MANAV
muhsin33_1@hotmail.com
KİTAP MEVSİMİ
19/08/2020
Merhaba,
Eskiden bu zamanlarda, yani çocukluğumda; yaylada olurduk. Okulların ne zaman açılacağına dair laflar dönmeye başlardı ortalıkta. Yok eylül'ün ilk haftası, yok 15'i gibi tahminler uçuşurdu havada. Bu arada tatilin kalan günlerini sayar hem okula hem de Mut'a döneceğimiz için sevinirdik. Büyüklerimiz ise yaylanın en güzel zamanında okullar açılıyor diye hayıflanırlardı. Şimdilerde benim için de yaylanın en güzel zamanı güz mevsiminin ucundan göründüğü günlerdir.
                Eylül ayı gelir, okullar açılır, biz genellikle bir hafta daha yaylada kaldıktan sonra okula ve Mut'a avdet ederdik. Bir keresinde okullar açılmış olmasına rağmen bizim Gazi İlkokulu tadilat nedeniyle 5 kasım da açılmıştı. Yaz tatili 5 ay sürmüştü hiç unutmam. Bu okul mevsiminin güzel yanları vardı. İlk hafta öğretmen hangi kitapları alacağımızı ve kaç tane kaç yapraklı defter alacağımızı filan söylerdi.O zamanlar da devletimiz şimdiki gibi zorla!! Kitapları bedava vermiyordu. Tayyip istifa!!. Benim sözünü ettiğim tarihlerde, yani 70'li yılların ikinci yarısı ve 80'li yılların ilk çeyreğinde ilçemizde 3 kitapçı vardı. Sıtkı Soylu, Abit Taş ve Mustafa Küçük. Bu kitapçıların dükkanlarının isimleri de vardı. Mesela bir tanesi ikram kitabeviydi. Ama herkes bu dükkanları sahiplerinin ismiyle bilirdi. O dönemin öğrencileri olan herkesin hafızasında yer etmiş bu isimlerden ikisi yıllar önce ebediyete göçmüştü. Sonuncusu da geçtiğimiz hafta veda etti. Allah rahmet eylesin hepsine.
                Abit Taş dediğimiz kitapçı amca, bizim mahallede otururdu. Gülsüm Teyzemizin eşiydi. Sürekli takım elbiseli ve kravatlı olarak çalışırdı. Hafiften göbekli, saçlarının orta yeri dökülmüş, ciddi yüz ifadesi ile esnaftan çok bir bürokrata benzerdi. Şimdi Cumhuriyet caddesi dediğimiz, anayoldan Kale ve Cumhuriyet meydanına doğru giden yolun kenarında cephesi az, derinliği çok bir dükkanı vardı. Girişte sağda, üstü cam olan uzun bir tezgah ve arkasında raflar dolusu kitap, solda ise yine raflar ve kitaplar olan dükkan en dip kısıma kadar uzar giderdi. En dipte solda dükkan zemininden biraz daha yüksekçe bir bölümde Abit amca'nın çalışma masası vardı. Yerler tahta ile kaplanmış ve tabii ki tozlanmaya karşı önlem olarak mazot ve yanık yağ karışımı ile karartılmıştı. Her kitapçı dükkanı gibi içerisi yeni açılmış kalem ve yeni kitap kokusuyla dolardı. Yanlış hatırlamıyorsam ilk veda eden de Abit amcaydı.
          Şimdi Yeni Eczane olan; gerçi Yeni Eczane de artık kapalı, yerde Sıtkı Soylu'nun kitapçı dükkanı vardı. Dışardan görünüşü itibariyle bile titiz bir dükkan olduğu belli olurdu. İçerde sürekli açık olan floresan lambaların da katkısı ile açık tonlardaki raflar ve tezgahlar bir kitapçıdan çok bir laboratuvar izlenimi verirdi. Üstü ve ön kısımları cam olan, dükkan girişinden itibaren sağ ve sol tarafı kaplayan tezgahlar, ilerde dipte ortasına Sıtkı Soylu'nun çalışma masasını alarak biterdi. Soldaki tezgah, dükkanın dibine geldiğinde sağa doğru dik bir açıyla devam eder, çalışma masasına yarım metre kala biterdi. Dükkanın vitrini olarak ta giriş kapısının sağında kalan camın önüne yapılmış bir yükselti beyaz bir kumaşla kaplanmış ve üstüne kitaplar itinayla dizilerek kullanılıyordu. Bu dükkandaki kitap alışverişlerinin okul kitaplarından ziyade kültür-sanat-tarih ve edebiyat üzerine yazılmış şeyler üzerinden yapıldığını söyleyebilirim. Kalın kare çerçeveli gözlükleri geriye taranmış saçları ve ciddi edasıyla Sıtkı Soylu masasında oturur, Ali ve Yunus abiler de tezgah arkasında ayakta dururlardı. Diğer kitapçıların aksine bu dükkanda kalem kokusu duymazdım.
           Son olarak eski belediye binasının alt katında bir kitapçı vardı. O da Mustafa Küçük'tü. Dükkanın girişinde çöp sepeti olarak üretilmiş ama başka amaçla kullanılan küçük plastik sepetlerin içinde krepon kağıtları ve rengarenk kaplıklar olurdu. Kaplık şimdiki nesle biraz tuhaf gelebilir ama önemli bir ayrıntıydı. Kitap ya da defter o kaplık dediğimiz kağıt, yağlı kağıt veya muşamba türevi polyesterle kaplanır, üzerine etiket yapıştırılır, etikete ad-soyad, okul numarası ve ne kitabı ya da ne defteri olduğu yazılırdı. Genellikle mavi polyester kaplıklardan alırdım. Bir de unutulmaz uhu kokusu. Ya da 404 mü demeliyim, kim bilir belki de pan. O zamanki tüp yapıştırıcı markalarıydı bunlar. İçeri girdiğiniz zaman sağda koyu renk kalın tahtalardan raflar vardı. Sol tarafta yüksekçe bir camlı tezgah, içinde kalemler olurdu. Tezgahın arkasında Mustafa Küçük olurdu. O'nun arkasında yine raflar vardı. Dükkanın ilerisine doğru giden tezgah, orada giriş kapısına paralel konmuş bir başka tezgahla birleşirdi. Diğer kitapçı dükkanlarının aksine biraz karanlık bir dükkandı. Sürekli ışıklar yanık olmasına rağmen, zannımca cephesi dar olduğu için hep loş bir atmosferi vardı. İçerde yine yeni açılmış kalem kokusu kitap kokusu ve rengarenk silgilerin yaydığı cezbedici kokular olurdu. İtiraf etmeliyim, bu kokuları yüzünden silgi yeme isteği duyardım. O dükkanı hatırlatan bir şey daha var hafızamda. Taze çekilmiş kahve kokusu. Mustafa Küçük'ün durduğu yerin hemen solunda küçük bir bölme vardı. Orada sürekli kahve çekirdekleri kavrulur, çekilir ve paketlenirdi. Bu koku bir kitapçı dükkanın kendine has kokularının hepsini bastırır, kahve arzusu uyandırırdı.
              Artık hiç biri yok. Ne o dükkanlar kaldı. Ne de o kitapçı amcalar. Hepsinin hafızamdaki yerleri ilk sözcüğü anlamla bütünleştiren bir çocuk kadar eski. Allah rahmet eylesin..
Afiyet olsun.


341 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ORTAYA KARIŞIK - 06/10/2021
ORTAYA KARIŞIK
SADRAZAM - 29/09/2021
SADRAZAM
FRANKESTEİN ZEYTİNİ - 22/09/2021
FRANKESTEİN ZEYTİNİ
EYLÜL ANILARI - 15/09/2021
EYLÜL ANILARI
GÜZ SENFONİSİ - 08/09/2021
GÜZ SENFONİSİ
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI - 01/09/2021
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI
PAŞA GÖNLÜM - 14/07/2021
PAŞA GÖNLÜM
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR - 30/06/2021
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI - 23/06/2021
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI
 Devamı