Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.19299.2297
Euro10.671010.7138
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam67
Toplam Ziyaret530403
Takvim
Saat
HASAN KURTULAN
mutludegerleme@gmail.com
ÖZÜR MÜ YOKSA KABAHAT MI DAHA KÖTÜ?
21/04/2021
Geçen hafta malum 128 milyar Dolar meselesini yazmıştım. Medyada her zamanki gibi tartışma siyasileştirildi ve ortalık toz duman oldu. Konunun esasından uzaklaşıldı ve fanatiklik ön plana çıktı, “nerede?” diye sorup bir şeyler ima edenlerle, “bizim çocuklar yapmaz” diyenlerin ortasında kaldık ülkece.
20 yılın üstünde bankacılık yapmış ve bunun üçte ikisini yöneticilikle geçirmiş birisi olarak, bankacılığın attığı her adımın kayıt altında olduğunu, kayıt dışı işlem yapılmasının imkânsız olduğunu en iyi bilenlerdenim. Zamanında kayıtlardaki 1 (yazıyla bir) kuruş farkı saatlerce arayıp bulduğumuzu, kasadaki küçük bir fark için tüm personelin evine geç gittiğini hatırlarım, böyle bir mekanizmadır bankacılık.
Peki, problem nerede? Problem şu ki, tüm dünyanın likidite (nakit) krizine girdiği, uluslararası ticaretin zayıfladığı, tabir yerindeyse kuruşun hesaplanması gereken bir dönemde, geçen hafta da yazdığım üzere, cari açık verirken, turizm gelirlerinin sıfırlandığı, dış borç ödemelerinin devam ettiği ve borçlanma zarureti bulunan, üstelik borç verenlerle sürekli kavga halinde olup adeta finans piyasalarımızdan kovduğumuz bir ortamda, gözümüz gibi bakmamız gereken döviz rezervimizi, saçma sapan seviyeler belirleyip niye erittik? (Dolar/TL 6,85 de sürekli yapılan satışlarla 9 hafta kaldı, sadece bu dönemde bile on milyarlarca Dolar satıldığı anlaşılıyor.)
Kaçırdığımız yabancı yatırımcıdan daha önemlisi; kendi vatandaşımızın milli paramız olan Türk Lirasına olan güvenini kaybettik ve bankalardaki paranın %55 i neden döviz cinsine geçti?
Bir şekilde ülkemize ve firmalarımıza güvenip 450 milyar Dolar kredi (borç) veren, sermaye piyasalarımıza (Borsa, Bono/Tahvil vb) yatırım yapan yabancıları, yaptığımız uygulamalarla nasıl becerdik de kaçırdık?
Büyük bir heyecanla çalışıp yüksek hedefler koyduğumuz, insanî ve ekonomik açıdan geliştiğimiz, iftihar ettiğimiz bir ülke haline gelirken, son veriler dikkate alındığında, Dünya ekonomisinin %1 i dahi olmayan, G-20 deki sıralamasında gerileyen ve neredeyse ligden düşme noktasına gelen bir ülkeye nasıl dönüştük?
Pandemi şartlarında tüm ülkeler halkına ciddi destek vermeye çalışırken, (kredi yoluyla para verilmesini eleştirmekle birlikte) piyasaya satılan dövizle, verilen TL yi tekrar çekip (adeta diyabet hastalarının şeker içinde yüzüp şekersizlik çekmesi gibi) piyasayı neden yaktık kavurduk?
Muhalefet, eleştiriyi bu noktalardan yapacağına, imalı/kinayeli laflar edip bir bakıma hükümetin işini kolaylaştırıyor, bunu görmüyorlar mı? Bu sayede tarafların kutuplaşması (polarizasyonu) artıyor, saflar sıkıştırılıp savunma psikolojisine girilip karşı tarafın söyledikleri dinlenmiyor, anlaşılmıyor mu?
Gerçekten ülkemizin hükümet sorunundan daha büyük bir muhalefet sorunu var, emin oldum.


218 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

YOL YAKINKEN... - 13/10/2021
YOL YAKINKEN...
DOLAR BİZİM NEYİMİZ OLUR? - 29/09/2021
DOLAR BİZİM NEYİMİZ OLUR?
VARLIK FİYATLARI ARTMAYA DEVAM EDECEK - 22/09/2021
VARLIK FİYATLARI ARTMAYA DEVAM EDECEK
KAN DAVASI - 15/09/2021
KAN DAVASI
BAŞKASININ ÖLÜMÜ - 18/08/2021
BAŞKASININ ÖLÜMÜ
BORÇ ALAN, EMİR ALIR - 11/08/2021
BORÇ ALAN, EMİR ALIR
KÖTÜ KUMAŞTAN İYİ ELBİSE ÇIKMAZ - 04/08/2021
KÖTÜ KUMAŞTAN İYİ ELBİSE ÇIKMAZ
SÜREKLİ KRİZ DÖNEMİ - 14/07/2021
SÜREKLİ KRİZ DÖNEMİ
RİZE'YE BAĞLANALIM - 30/06/2021
RİZE'YE BAĞLANALIM
 Devamı