Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.19299.2297
Euro10.671010.7138
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam25
Toplam Ziyaret530113
Takvim
Saat
Muhsin MANAV
muhsin33_1@hotmail.com
İMPARATOR ÇIPLAK
19/05/2021

Merhaba,

Ülkemizin futbol iklimindeki haybeden gerçek üstü masalların karikatürize figürleri vardır. Bunlar başlangıçta normal, kendi halinde, halim selim insanlardır. En kariyerlisi futbolcu geçmişi olan, bir İstanbul takımında oynamış ve yeni futbolu bırakmış, CV taramasında ilkokul mezunu olduğu gözden kaçırılmaya çalışılan modellerdir. Bunlar iddiasız birkaç takımda staj mahiyetinde mesai yaptıktan sonra şansları varsa; en son futbol oynadıkları takımda çalışmaya başlarlar. Bu başlangıç esnasında, sürekli tebessüm eden bir ifadenin yanı sıra, hümanizm, centilmenlik empati gibi pozitif insanlık halleri itinayla bünyeye monte edilir. O kadar ki; hakem hatasıyla kazanılan bir penaltı neticesinde, isyan eden rakip takım hocasına son derece mütebessim bir tavır, masum bir boyun bükme ile ”bunda benim suçum ne” diyerek sevimli ve sempatik olma çalışmasına level atlatır. Fakat evet fakat, penaltı atışını kullanan oyuncusuna, dışarı atmasını veya kaleciye geri pas kıvamında kullanmasını söylemez. Anlattığım mevzu 1996-97 sezonunda İstanbulspor’un oynadığı bir maçta olmuştur. Çaylak sezonunda bir çok odaktan destek alarak; koalisyonların kumarcı başbakanı Mesut’tan, zamanın Emniyet genel müdürü ağappak Mehmet’e, Ceza sahası dışındaki temas bile olmadan yere yatan futbolcuyu görünce penaltı çalabilen Vahap’a, Korner kullanılmadan hemen önce top oyunda değilken ve bir şey yokken penaltı verebilen Ahmet’e, TFF başkanından ziyade her şeye benzeyen Haluk’a, himmet, hizmet maklube gibi kelimeleri dolara çevirebilen Fetö’ye, doğru bir şey yapsa yüzü kızaracak derecede sahtekarlığa meyilli Arif’e, milyon dolarlar kazanmasına rağmen varoş, kendisine makam verilmesine rağmen hain olma potansiyelini günümüzde ABD’de sürdüren Hakan’a kadar bir çok katılımcının ucundan tuttuğu; bu yüzden tarihin en kirli sezonu diye bir yarışma olsa; bütün zamanların veya gelmiş geçmiş tüm zamanların, klasmanlarını alt üst edip kendine klasmanlar üstü bir yer edinecek olan sezonun en kirlisi olmayı başarmıştı. Bu başarıda elbette diğer sahalarda başkaları ile mücadele eden ve kendisine rakip olması muhtemel ezeli rakipleri de bu yola baş koymuş; maçları gerektiğinde bir voleybol veya hentbol hakemi gibi yönetebilen cevval fedailer tarafından imha edilmiş, başarı perçinlenmiştir.

İşte bu şekilde bir başlangıcın azdırdığı, kimlik bunalımı her geçen gün çoğalan bir megaloman, sürekli şiddeti artan ve hep aynı şekilde cereyan eden programlanmış tiyatroların tahta kılıçlı kahramanı olarak yazıldıkça, rakiplerinin doğranması, kendisine yolun açılması neticesinde ulaşılan kirli yeri, maalesef ki kendi başarısı zannediyor. Özellikle bu azgınlığın her yıl üstüne koyduğu ve tedavi edilemez hale geldiği 4 yıllık süreçte öyle bir kadro verildi ki eline; belki de Türkiye için bütün zamanların en iyi kadrosu denilebilir. Bu kadronun en büyük şansı ise kenardan değil, sahanın içinden yönetiliyor olmasıydı. Karpatlardan gelen bir adam 4 yıl boyunca yönetti oyunu. Ama kenardaki azgın kendisinin yönettiğini sandı. Yönetme kabiliyeti olsaydı şayet; yurt dışına ,İtalya’ya gittiğinde Berlusconi’nin emrine verdiği Avrupa’nın en iyi kadrolarından birisi ile bir şeyler yapabilirdi. Kırmızı Siyahlı İtalyan takımının maestrosu Pirlo, azgın megolaman için şöyle demişti: Soyunma odasında bağırıp çağırıp, hoplayıp zıplayarak bir şeyler söylüyor ve işin kötüsü ,bunu yaptıktan sonra taktik verdiğini zannediyor…İşte bu megaloman iki yıldır nispeten düzgün bir uygulama yapıldığı ya da yapılmaya çalışıldığı için kazanamıyor. Başarıyı sahiplenip, başarısızlıkta herkesi suçlayan tüm empati yoksunları gibi sürekli suçlamalarda bulunuyor.. Kimden ya da hangi takımdan bahsettiğimi anlamamış olanlar da olabileceği için küçük bir ipucu vererek yazımı noktalıyorum. A.A kameralara çok sert konuştu: ”edelet istiyoruz, edelet…”Yanlış yazmadım adam “edelet” diyor, ben ne yapayım?

Afiyet Olsun…



711 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ORTAYA KARIŞIK - 06/10/2021
ORTAYA KARIŞIK
SADRAZAM - 29/09/2021
SADRAZAM
FRANKESTEİN ZEYTİNİ - 22/09/2021
FRANKESTEİN ZEYTİNİ
EYLÜL ANILARI - 15/09/2021
EYLÜL ANILARI
GÜZ SENFONİSİ - 08/09/2021
GÜZ SENFONİSİ
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI - 01/09/2021
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI
PAŞA GÖNLÜM - 14/07/2021
PAŞA GÖNLÜM
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR - 30/06/2021
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI - 23/06/2021
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI
 Devamı