Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.19299.2297
Euro10.671010.7138
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam30
Toplam Ziyaret530118
Takvim
Saat
Muhsin MANAV
muhsin33_1@hotmail.com
YENİDEN ECE
09/06/2021
Merhaba,
Bir eski zaman insanı olarak, hatırladığım ve bana halen taşıdığım güzel şeyler yükleyen anılarım, uğruna yanıp kavrulmaktan keyf alacağım hatalarım, vazgeçenler, gidenler, vazgeçtiklerim, gittiklerim, yazılmamış mektuplara sakladıklarım, gönderilmemiş mektuplarla iç içe geçmiş, sararmış solmuş keşkelerim, ya biterse deyip başlamadıklarım, bitmesin derken terkedilişlerim ve daha bir sürü şey, beni bu modern zamanlara içimde bir çocuk ve onunla kavgalı bir gönül adamını taşıdığım haliyle getirdi.
Hişt!
Modern zamanlar, telefondaki sesin haricinde her şekilde iletişimin kurulabildiği vahşi zamanlar. Telefonumdaki yeşil konuşma balonunun içindeki eski usül ahize ikonuyla kendini beli eden operatöre düşen bu kadar bir mesajdı işte. Hişt!.. Bu herhangi birisi değil, daha önce gördüğüm, ama çok az tanıdığım bir insandı. Çok fazla yazışmayı seven bir canlı değilim. Konuşmayı tercih ederim, yüz yüze ya da telefonda. Yeter ki konuşma olsun. Telefonda yüklü uygulamalar vasıtasıyla çiçek, kuş, kelebek, kalp ve abartılı onlarca görselle süslenen ,duygudan yoksun, kırmızı harflerle yazılıp yanına kırmızı ruj izleri iliştirilmiş “aşkım” kelimesinden ziyade, kısacık bir telefon görüşmesinde farkında olmaksızın telaffuz edilen “canım” kelimesinin meftunuyum halihazırda. Bu geri kafalılık durumumu kısa zamanda; benim bir parçam şeklinde güncelledi ve kabul etti o pamuk kalbiyle. Gün içinde birkaç kez kısa cümlelerle yazışır, akşamları ise uzun telefon görüşmeleri yapar olmuştuk. Sonra öğle yemeklerinde buluştuk zaman zaman. Eskiden öğle araları yaklaşık bir buçuk saat sürerken, O'nunla yemekte olduğumuz günlerde 3 dakika falan sürüyordu. Öğle arası başladığında; birlikte gittiğimiz paralel evrenin zaman skalası gerçek zamanların ne eskisine ne modernine uymuyordu. Ve sonra O mesaisine, ben işyerime döndüğümde, hiçbir şey konuşmamış gibi hissediyordum. Anladım ki heyecanımdan dolayı ağzımda büyüyen lokmalar değil, kelimelerdi. Peki o neler söyledi diye düşününce O'nun da aslında gönderilmemiş mektupları olduğunu fark ediyordum. Aklımda sarı saçlarıyla tezat, ama bana göre dünyanın en uyumlu kahverengi tonunu yansıtan gözleri geliyordu. Gözlerini düşündüğümde, dudaklarının kıyısında hiç eksik olmayan tebessüme rağmen, derinlerde büyük bir acı, ya da özlem gizli gibi gelirdi bana. Zaman zaman o gözlerin derininden çok güçlü bir kadın, zaman zaman da susmayı erdem kabul eden bir asalet görünüp geçerdi. Çok fazla yaklaşmazdık birbirimize. Çok konuşurduk, ama gelecekten söz etmezdik. Belki de yarım yaşanmış bir şeyin boynumuzda bilmece gibi bir düğüm bırakmasını taa o zamanlardan kayıtsız biçimde kabul etmiştik. Duygusuz gibi görünen bir felsefe var, gerçeğe gerçek üstü olacak kadar yakın.. An'ı yaşamak. Sonra nasıl olsa gelecek. Ve senin planladığın gibi mi yoksa başka türlü mü olacakken, bilinmezi düşünüp an'ı ıskalamamak lazım. Kırmızının çok yakıştığına defalarca şahit olduğum bakışı güzel kadınla ellerimiz birleştiğinde bana “hişt” demesinin üzerinden neredeyse bir ay geçmişti. Aşk kalbin ilkbaharıdır derler. Oysa ben ilkbaharı sevmem. Bütün terkedilişlerim baharda olmuştur. Sonbahar, ya da hazan, ya da en güzel adıyla GÜZ; işte benim mevsimim. Bu yüzden ya da tesadüften başlamak; biteceğini bile bile başlamak tanımları, benim lügatımda bahar ayları demektir. Oysa, mevsim bahar olunca…diye başlayan, çoklarınca kabul edilen bir mevsimsel aşk grafiği vardır suni sevgilerin dünyasında. Kırmızı elbiseli bakışları güzel, derininde mahzun kadın beni telefonuna “huzurum” diye kaydetmişti. Kendimi ifade etmek konusunda iddialı olduğum halde bundan duyduğum sevinci ifade edecek cümle kuramamıştım. Bu beceriksizliğim ilk kez öpüşmemize yol açtığı için, benim en çok sevdiğim beceriksizliğimdir. O'na yani kırmızılı kadına nazire olsun diye, adını rehberime O'nun yazdığından daha güzel bir şey ile yazmayı denedim ve yine beceremedim. Tek kelime ile duygu dağları oluşturmak benim işim değildi. Karşılık olarak o gün bu gündür o “hişt” mesajının geldiği sosyal medya mecrasındaki durum kalıbım hep aynıdır: Bana gerçek olmayan yalanlar söyle.. Şimdi düşününce gülümsüyorum, o da durum dediğimiz yere şöyle yazmıştı: Durumumuz yoktu yazamadık…gülmüştük birlikte. Tabii ki O çok güzel gülerdi ve gözlerinde o derin acı çok güldüğünde bile gitmezdi.
Sonra, sonrası iyilik güzellik. Öyle böyle değil epeyce uzun zaman olmuş görmeyeli, görüşmeyeli.. uzun zaman sonra bir akşam işten eve giderken karşılaştık.. Sarı saçlarını küçük iki belikle örmüştü.. maske gülümsemesini gizliyordu ama gözleri gerçek anlamda gülüyordu. İstemsizce yaklaşıp incitmekten korkarak beliklerinden birine dokundum. Saçların çok güzel olmuş dedim.. o güzel başını sola doğru yatırdı hafifçe ve teşekkür ederim dedi.. Kısacık ayaküstü konuşmamız aylara yayılmış gibi uzun, bitmeyecek kadar devasa büyük bir mutlulukla üzerime abanmıştı.. Seni arayabilir miyim? Diye sorarken kendi cüretimden huylandım.. Her zaman diye cevapladı…kısa süre içinde bu kadarı çok fazlaydı.. Farklı yönlere doğru yürüdük
Eve geldikten sonra, epeyce bir kıvrandım ne söyleyeceğim, ne anlatacağım, heyecanlandığımı anladı mı diye düşündüm.. Bu zevk alarak çektiğim çaresizliğe birkaç duble rakı eşlik etti tabii.. Sonra şöyle yaptım: Aramak için önce müsait olup olmadığını öğrenmek lazım dedim kendi kendime. Her ne kadar “her zaman” arayabileceğimi söylese de, önce müsait misin? Diye yazayım dedim. Saniyeler içinde fikrimi değiştirip başka bir şey yazdım. Tahmin ettiğiniz gibi, evet…”Hişt!”…
Sonra mı?
Söylemem, uğraşmayın..
Afiyet Olsun


499 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ORTAYA KARIŞIK - 06/10/2021
ORTAYA KARIŞIK
SADRAZAM - 29/09/2021
SADRAZAM
FRANKESTEİN ZEYTİNİ - 22/09/2021
FRANKESTEİN ZEYTİNİ
EYLÜL ANILARI - 15/09/2021
EYLÜL ANILARI
GÜZ SENFONİSİ - 08/09/2021
GÜZ SENFONİSİ
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI - 01/09/2021
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI
PAŞA GÖNLÜM - 14/07/2021
PAŞA GÖNLÜM
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR - 30/06/2021
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI - 23/06/2021
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI
 Devamı