Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam152
Toplam Ziyaret566440
Takvim
Saat
HASAN KURTULAN
mutludegerleme@gmail.com
DURUM ANALİZİ
13/04/2022
Varlık (Gayrimenkul, araç vb) fiyatlarında artış devam ediyor, hammadde-malzeme ve her türlü malların tedarikleri hem pahalı, hem de temin süreleri uzun ve dengesiz durumda. Bu durumun değişmesi için kısa vadede (1 yıla kadar) bir umut olmadığını belirtmek isterim.
Küresel fiyatlamalardaki dengesizliklerin öncelikle ABD ve AB'nin aşırı şekilde karşılıksız para basmaları ve ortaya çıkması gereken enflasyonu tüm dünyaya, özellikle de bizim durumumuzdaki nispeten korunaksız ülkelere ihraç etmeleri olduğunu daha önce yazmıştım. O kadar yüksek miktarlarda ve süreyle yaptılar ki bunu, artık sistem taşıyamaz hale geldi ve bu ülkelere doğru adeta suyun tepmesi gibi kısmen de olsa geri döndü, %5-10 enflasyona ağlamaları alışmadıklarındandır.
Birkaç ay önce idrak ettiğim bir husus da etkili, Çin uzun yıllar ucuz iş gücü ve pozisyon avantajıyla tüm dünyanın üretim üssü haline geldi, diğer ülkeler üretimi bıraktılar veya Çin'de üretim yapmaya başladılar. Çin oluşturduğu bu hâkim yapıyı (Monopol) kullanıp yüksek fiyat artışları yaparak kârını katlamaya çalışıyor. Mevcut avantajını paraya çeviriyor diyebiliriz.
Bu durum, yerinde üretimin ne kadar önemli olduğunu da tüm dünyaya öğretti doğrusu. Şimdi trend/yön Çin hakimiyetini azaltacak, mümkünse yerli, değilse yakın bölgelerde üretim konseptine döndü.
Elbette üretimin taşınması yatırım sermayesi, beşerî sermaye, teknoloji ve en çok da zaman ister. Kısa sürede Çin üretiminin ikamesi mümkün değil kısaca.
Rusya'nın Ukrayna'yı işgal ederek başlattığı savaş da enerji maliyetlerinden yola çıkarak hem küresel enflasyonu besliyor, hem de tedarik problemlerini arttırıyor.
Yerelde ise özellikle 2018 de damat beyle başlayan ve çok kötü yönetilen süreçte yabancı sermaye adım adım ülkemizden çıktı, an itibariyle Bono/Tahvil piyasasındaki oranları %40-50 lerden %3-5 seviyesine, Borsada ise %65-70 bandından %35 e kadar düştü. Yaşanılan krizi büyüten, kurları patlatan faktörlerin başında bu çıkışlar geliyor. Kısaca basiretsiz uygulamalarla sermaye yokluğu/anemi (kansızlık) çekiyoruz.
Özellikle 1980-1990 lı yılları hatırlayan insanlar, daralan, satın alma gücü düşen bütçeleriyle, ihtiyaçlarını karşılamak ve kısa sürede fiyatı artacak ürünlerden almak için marketlere/mağazalara koştular. Konu kıtlık ya da yokluk değildi, tamamen kendini koruma iç güdüsü ile hareket ettiler, kınanmalarını doğru bulmuyorum.
Mevcut durumda ekonomi yönetimi her taraftan döviz bulup piyasaya satarak kur artışını, paramızın değer kaybını durdurmaya çalışıyor. Asıl sebeplere değil sonuçlara bakıyor daha doğrusu. Bataklıkla değil, sivrisineklerle uğraşıyor. Problem, duruşta, problem liyakat ve ehliyete önem vermemekte, koskoca ülkeyi bir kasaba belediyesi yönetir gibi yönetmeye çalışmakta. Bu durum değişmediği sürece de pek yapacak bir şey yok.
Gelinen noktada, Kur Korumalı/YUVAM vs isimlerle kur riskini devletin (senin-benim) aldığı inanılmaz bir riskle birlikte üçe beşe katlanan faiz yükü ile gelecek nesillere hesaba sığmayacak bir yük hazırlanıyor, hatalı politika faizi oranlarıyla, bankaların yönetmesi gereken faiz riski de devletin sırtına alınmış, banka kârları da üç dört katına çıkmış durumda, adeta devlet eliyle milletimiz birilerine para aktarmak zorunda bırakılıyor.
TAVSİYELER
Sıradan vatandaş için; hayat pahalılığı ve enflasyon devam edecek, 2022 yılı bitti, 2023 yılının da ilk 6 ayını gözden çıkartın derim. Alacağınız bir mal ya da hizmet varsa, mümkün olduğu kadar geciktirmeden alın.
Enflasyon “ayarlı” olduğu ve Merkez Bankası politika faizi ise hayalî olduğu için, kısa sürede satın almalarınız için (sabit oranlı) TL borçlanmanızı öneririm, an itibariyle tüm banka faizleri/kâr payları enflasyonun çok altındadır ve yapacağınız makul satın almalarda ciddi kârlar elde etmeniz adeta garantidir.
Fiyatlar geriye gitmez, varlık fiyatlarında artış devam edecek, şu andaki fiyatlar, faiz oranları ve hatta Dolar/TL kur seviyesi kısa sürede hepimize düşük gelecek, ona göre pozisyon alınmasını tavsiye ederim.
Defalarca yazdım, enflasyon adeta diyabet (şeker hastalığı) ya da kanser gibi içten içe toplumu, güven ilişkilerini, ticareti, üretimi içten içe çürütür. Sosyal facialara yol açar, aileleri yıkar, insanların haysiyeti ayaklar altına alınır.
Tuzu kuru olanlar ve mevcut sistemden bir şekilde nemalananlar için her şey yolunda gibi ama öyle değil ve olmaz, içinde yaşadığınız toplum böyle bir afetle karşı karşıyayken siz kenarda kalamazsınız, bir şekilde bu yangın sizi de saracaktır.
Rabbimizin hükmüdür, “Nasılsanız, öyle idare olursunuz”, Allah cümlemize basiret versin, sonumuz hayrolsun inşallah.

HATIRLATMALAR

Muhtelif yazılarımda uygulanan ekonomi politikalarıyla ilgili eleştiri ve önerilerimi yazdığımı takip etmişsinizdir. Bu konuda aşağıda belirttiğim bazı örnekleri (*) hatırlatma amaçlı yazmak istedim.
 (*) 29.5.2019 tarihli “Aspirinle geçer mi?”, 27.5.2020 tarihli “Enflasyon Fırtınası”, 4.11.2020 tarihli “Krizden Sonra Dilaltı Hapı”, 31.3.2021 tarihli “Akıl Tutulması”, 14.7.2021 tarihli “Sürekli Kriz Dönemi”, 4.8.2021 tarihli “Kötü Kumaştan İyi Elbise Çıkmaz”, 22.9.2021 tarihli “Varlık Fiyatları Artmaya Devam Edecek” başlıklı yazılarım ve benzerleri.


658 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SITKI SOYLU AMCAM - 30/03/2022
SITKI SOYLU AMCAM
HİÇ MUTLU DEĞİLİM - 09/03/2022
HİÇ MUTLU DEĞİLİM
SAVAŞA HAYIR AMA - 02/03/2022
SAVAŞA HAYIR AMA
NİYE YAZIYORUM? - 23/02/2022
NİYE YAZIYORUM?
POLİTİK (?) FAİZ - 16/02/2022
POLİTİK (?) FAİZ
BİLGİ Mİ, TAHMİN Mİ, TEMENNİ Mİ? - 09/02/2022
BİLGİ Mİ, TAHMİN Mİ, TEMENNİ Mİ?
FAİZ KONUSUNDAKİ KAFA KARIŞIKLIĞI - 2 - 02/02/2022
FAİZ KONUSUNDAKİ KAFA KARIŞIKLIĞI - 2
FAİZ KONUSUNDAKİ KAFA KARIŞIKLIĞI -1 - 19/01/2022
FAİZ KONUSUNDAKİ KAFA KARIŞIKLIĞI -1
SORULMASIN MI? - 12/01/2022
SORULMASIN MI?
 Devamı