Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.76495.7880
Euro6.41576.4414
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam34
Toplam Ziyaret386287
Takvim
Hüseyin Şahin
insanolmak@hotmail.com
SEFALET VE SEFAHET
27/04/2016
Bu defa; insan olmak olan köşemizde, tek bir kelimesi bana ait olmayan, Rahmetli Peyami Safa´nın 1942´de kaleme aldığı sefalet ve sefahat başlıklı makalesine tek kelime ilave etmeden siz okurlarımıza aynen aktarmak istiyorum. Dünü-bugünü, yani geçen 74 yılın muhasebesini, muhakemesini, değerlendirmesini yapabilmeniz için. Görelim ne değişmiş. Ha... Değerlendirme yaparken, zaman değişti demeyelim. Biliyoruz, zaman aynı, değişen Allah(c.c)´ın emrine rağmen insanın kendisidir. Çünkü iyi ve kötüyü, helal ve haramı içinde barındıran insandır. Şimdi yazmaya başlayalım:
"Dikkat ediyor” musunuz? Hayat pahalandıkça lükse ve eğlenceye karşı rağbet fazlalaşıyor; sefalet arttıkça sefahat çoğalıyor: Taksim Gazinosu, Park Otel, Tokatlayan hıncahınç. Yeniden lüks çay salonları ve lokantalar açılıyor. Orta ve aşağı derecedeki eğlence yerleri de kalabalık. Bir sayfiye evine altı ay yaz için beş yüzle iki bin beş yüz lira verenler sayısız. Birinci sınıf terzilerin salonları dolup taşıyor.
Mali durumumuzdan haberi olmayan bir ecnebi, Taksim´den Tünel´e kadar, oraya buraya uğraya uğraya bir gidip gelse şöyle düşünür: " Bu memlekette para pek bol ve hayat pek ucuz galiba! " Fakat bu ecnebi, köşedeki zerzevatçının bir kilo domatese iki lira istediğini görürse apışıp kalacaktır. Türkiye´de herkesin birer milyoner olduğuna hükmetmekten başka çaresi kalmaz. Fakat kırk lira aylıkla beş nüfusu geçindiren kahramanlar olduğunu öğrenirse büsbütün şaşırır.
Bu tezat yalnız yabancıları değil birçoklarımızı da hayrete düşürüyor ve herkes birbirine soruyor:
- Yahu!... Para yok, sefalet çok diyorlar, bütün lokantalar, terzi evleri, eğlence yerleri hıncahınç... Halk bu parayı nereden buluyor?
Geliniz, sizinle şu " HALK " sözü üstünde bir daha duralım:
"Halk" kim? Taksim Gazinosunda gördüğünüz 300 kişi mi? Pavyon barında viski içen 30 adam mı? Bunlar halk denizinde birkaç damla. Asıl halkı, milyonlarca halkı buralarda göremezsiniz. Hovardanın har vurup harman savurduğu saatlerde, asıl halk, başını avuçlarının içine almış, düşünmektedir.
Gözünüzün önüne iki kefesi de para dolu bir terazi getirelim. Gökten inen bir el bu kefelerden birindeki parayı azar azar alıp öteki kefeye doldursun. Tabii, kefelerden biri ağırlaşır, öteki hafifleyip havaya kalkar. İşte, ağırlaşan kefede harp zenginlerinin, hafifleşen kefede halkın serveti vardır.
Şimdi biz yalnız ağırlaşan kefeye bakıp birbirimize soruyoruz:
- Canım haniye para yoktu. Bu nedir?
Bu, paradır, hem de halkın parasıdır; fakat artık halkın cebinde değildir. Kefenin biri ağırlaştıkça öteki hafifliyor.
Sefaletle beraber sefahatin de çoğalmasında bir sebep daha var. Kolay para kazanan bir sınıf türedi. Bir vuruşta binlerce lira kıvırıyor. Alın teriyle ıslanmayan bu servet, o vurguncu sınıfın gözünde, kuşyemi kadar bol, darı gibi ucuz bir nesnedir. Bunu eğlence aleminde bir sürü güvercinlere ve piliçlere serpmekten daha keyifli ne var? Haydan gelen huya gider, derler. Ben "hay" ve "huy" arasında hiç seyahat etmediğim için buraların nereleri olduğunu bilmem. Fakat şunu biliyorum ki, erbabının kasasına ve kesesine haydan tümen tümen para geliyor ve kısa bir istasyon yaptıktan sonra dosdoğru huya gidiyor. Sanki hayla huy arasında gayet muntazam hava postaları ve trenler işliyor, her gün deste deste para taşıyor.
Sefalet ve sefahat ana kızdır. Ananın açlıktan, kızın şampanyadan nefesi kokar. Ana dilenci, kız prensestir. Fakat bu hain kızın taktığı bütün elmaslar vaktiyle anasınındı. Gözümüzün önünde kız anasını soyup soğana çeviriyor.
Fakat yüzlerine, kılıklarına, yaşayışlarına bakarsanız bayan sefahatin bayan sefaletten doğduğuna asla inanamazsınız. Kız geceleri anasını soyar, gündüzleri ondan bucak bucak kaçar.
Bayan sefalet inledikçe bayan sefahat narayı basacak, dişinden tırnağına kadar pırlantalarla donanacaktır. Yalnız kıza bakarak hükmümüzü vermeyelim. Bir de anasına bakarsak içimiz parçalanır. Fakat tamtakır evinde bir köşeye büzülen o kadıncağızı Park Otelde bir ziyafet sofrasının başında göremeyiz. Şahit olduğumuz hep kızının parlak hayat ve maceralarıdır. Bunun için parmağımız ağzımızda kalıyor ve bu pahalılıkla bu lüksü izah etmeye muvaffak olamıyoruz."                                                                                                                                                                                                                        
Bilgilerinize. Allah(c.c) nasip ederse bu konuya devam edeceğiz.
SAYGILARIMLA   


689 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ELİMİZİN VE ELİN YAPTIĞI TABUTLARDAKİ HAYATIMIZ VE KAÇINILMAZ OLAN AKİBETİMİZ...! - 06/03/2019
ELİMİZİN VE ELİN YAPTIĞI TABUTLARDAKİ HAYATIMIZ VE KAÇINILMAZ OLAN AKİBETİMİZ...!
KOLTUK SEVDASI - 27/02/2019
KOLTUK SEVDASI
PROMOSYON - 20/02/2019
PROMOSYON
ENFLASYON DÜŞTÜ MÜ? DÜŞÜRÜLDÜ MÜ? - 13/02/2019
ENFLASYON DÜŞTÜ MÜ? DÜŞÜRÜLDÜ MÜ?
TRUMP MI? TRAMPET Mİ? - 30/01/2019
TRUMP MI? TRAMPET Mİ?
ATATÜRK VE KRAL...! - 19/12/2018
ATATÜRK VE KRAL...!
IVIR ZIVIR İŞLER VE MASKARALIK...! - 12/12/2018
IVIR ZIVIR İŞLER VE MASKARALIK...!
FAS´IN FESİYLE FAS´LI DEĞİL, FESLİ KADİR...! - 05/12/2018
FAS´IN FESİYLE FAS´LI DEĞİL, FESLİ KADİR...!
SÖZÜM; MAHALLİ SEÇİMDE MHP´DE BİR ADIM ÖNE ÇIKMAK İSTEYENLERE...! - 28/11/2018
SÖZÜM; MAHALLİ SEÇİMDE MHP´DE BİR ADIM ÖNE ÇIKMAK İSTEYENLERE...!
 Devamı
Saat