Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.72635.7493
Euro6.33336.3587
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam53
Toplam Ziyaret395516
Takvim
Hüseyin Şahin
insanolmak@hotmail.com
MUTLU OLMAK
04/05/2016
Genel olarak, insanoğlu içinde bulunduğu ortama çok kolay adapte olur, çok hızlı değişir. Geçmiş günlerini çok çabuk unutur. Mal mülk, mevki makam, şan şöhret, para pul... insanı bambaşka bir insan yapar. Halbuki, bütün bunlar Allah(c.c)´ın diğer insanlara hizmet etmesi için verdiği güzel nimetlerdir. Aynı zamanda imtihan vasıtasıdır bunlar. Bu nimetlere nail olmuş insanlar, önceki durumlarını unutup, ben neymişim diyerek kibir ve gurura kapılırsa, dünyanın bir imtihan salonu olduğunu ve bu nimetlerden imtihana tabi tutulacağını unutursa imtihanı kaybedecektir. Sonucu ise, hem bu dünyasının, hem de öteki dünyasının perişan olması demektir. İnsan, bu nimetlerin kıymetini bilerek hareket ederse, nimetler katlanarak çoğalır,yoksa elden çıkar gider.
Mevlana, mesnevisinde ibretlik bir olay anlatır. Sultan Mahmut, bir av seferinde Ayaz adında mert ve cesur bir köylü ile tanışır. Hal ve hareketlerinden memnuniyet duyduğu için alıp onu saraya götürür. Ayaz, sarayda elbisesini değiştirince ilk işi, köyden getirdiği çarığını ve abasını sarayın bahçesinde bulunan küçük bir kulübeye asmak olur. Kısa zamanda saraya intibak eder Ayaz. Konuşmaları, teklifleri ile sultanın sohbet arkadaşı olur. Sonra, üçüncü vezir, ikinci vezir derken birinci vezirliğe kadar yükselir. Fakat hiçbir zaman aslını, eski günlerini unutmaz. Bu başarısını, sultanın yanındaki değerini, aslını ve eski günlerini unutmamasına bağlar. Diğer vezirler ise, eski günlerini unutup, zevk-i safaya dalarlar. Bu yüzden de Ayaz´la ters düşerler. Çünkü; kendileri  tamamen başka dünyanın insanları olmuşlardır. Aralarında makam, mevki yarışı başlar. Ayaz´ın sadeliği, devamlı rütbesinin yükselmesi, diğerlerinin içlerindeki hasetlik-fesatlık ateşini körükler. Şimdi hasetçilerin tek düşüncesi Ayaz´ı saraydan uzaklaştırmaktır. Bunun için de devletin işlerini bırakırlar, devamlı Ayaz´ı takip edip bir açığını bulmak isterler. Bu sırada kendilerine bir ihbar gelir. Ayaz´ın hazineyi soyduğuna, aldıklarını bir kulübeye yığdığına dair. Takip ettirirler, gerçekten Ayaz her gün sarayın bahçesindeki kulübeye sessizce girip çıkmaktadır. Hemen sultana koşarlar.: "Sultanım, derler. Ayaz her gün kulübesine girip çıkıyor. Kapısını da iyice kilitliyor. Buraya kıymetli mücevherler, altınlar dolduruyor. Devletin malını, orada kendisi için biriktiriyor." Sultan Mahmut, onlara şöyle cevap verir. " kulübeye girin ! içeridekilerin hepsi sizin olsun.! " Gece yarısı, hasetçiler, kokmuş ayranın içine üşüşen hamam böcekleri gibi hücum ederler kulübeye. Fakat, içeride sadece, duvarda bir aba ile bir çift çarığın asılı olduğunu görürler. Sabah olunca da, mahcubiyet içinde huzuruna çıktıklarında, sultan neticeyi sorar. " Bir şey bulamadık, sadece duvarda bir aba ve bir çift çarık vardı." derler. Sultan bir şey bulamayacaklarını biliyordu. Fakat, duvarda aba ve çarığın bulunmasını, her gün oraya girip çıkmasını merak eder. Bunu öğrenmek için Ayaz´ı çağırıp sorar. Ayaz şöyle cevap verir. " Sultanım ! biliyorsunuz benim aslım bellidir. Sayenizde , rüyamda bile göremeyeceğim maddi manevi bir çok rütbeye, nimetlere kavuştum. Bunlara dalıp, aslımı unuturum, kibir ve gurura kapılırım diye, köyden getirdiğimde üzerimde bulunan, abamı ve çarıklarımı duvara asmıştım. Kulübeye her girişimde, onlara bakıp, " makam, mal-mülk, aslını unutturmasın !  " derim kendi kendime. Bu olaydan sonra Ayaz´ın kıymeti bir kat daha artar. Hasetlik-Fesatlık düşünenler saraydan kovulur; Ayaz nimetlerden şımarmayıp, aslını asaletini muhafaza etmesinin karşılığını alır. Diğerleri de ; geçmişlerini unutup, mal-makam hırsı sebebiyle tutuldukları kıskançlık ateşinin karşılığını.......! 
Peygamber Efendimizin (S.A.V.) buyurduğu bir kere daha gerçekleşir. "El-hasud la yes´ud." Yani, hasetlik-fesatlık eden mutlu-mesut olamaz. Kıssadan hisse. Dünyevi ve uhrevi hayatı dengede tutamayanlar, olanlar karşısında iftirayı, inkarı, istismarı kendine şiar edinenler, ahireti unutup dünya nimetlerine tamah edenler, Allah(c.c)´a kulluk yerine kul´a kulluk edenler, karnına kul olanlar, Allah(c.c) lafzını diline dolayıp, çıkarı-menfaati için Allah(c.c) adıyla insanları aldatanlar, Yüce Allah(c.c)´a kulluk, aziz Türk Milleti´ne hizmet edemezler.   

SAYGILARIMLA


907 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ELİMİZİN VE ELİN YAPTIĞI TABUTLARDAKİ HAYATIMIZ VE KAÇINILMAZ OLAN AKİBETİMİZ...! - 06/03/2019
ELİMİZİN VE ELİN YAPTIĞI TABUTLARDAKİ HAYATIMIZ VE KAÇINILMAZ OLAN AKİBETİMİZ...!
KOLTUK SEVDASI - 27/02/2019
KOLTUK SEVDASI
PROMOSYON - 20/02/2019
PROMOSYON
ENFLASYON DÜŞTÜ MÜ? DÜŞÜRÜLDÜ MÜ? - 13/02/2019
ENFLASYON DÜŞTÜ MÜ? DÜŞÜRÜLDÜ MÜ?
TRUMP MI? TRAMPET Mİ? - 30/01/2019
TRUMP MI? TRAMPET Mİ?
ATATÜRK VE KRAL...! - 19/12/2018
ATATÜRK VE KRAL...!
IVIR ZIVIR İŞLER VE MASKARALIK...! - 12/12/2018
IVIR ZIVIR İŞLER VE MASKARALIK...!
FAS´IN FESİYLE FAS´LI DEĞİL, FESLİ KADİR...! - 05/12/2018
FAS´IN FESİYLE FAS´LI DEĞİL, FESLİ KADİR...!
SÖZÜM; MAHALLİ SEÇİMDE MHP´DE BİR ADIM ÖNE ÇIKMAK İSTEYENLERE...! - 28/11/2018
SÖZÜM; MAHALLİ SEÇİMDE MHP´DE BİR ADIM ÖNE ÇIKMAK İSTEYENLERE...!
 Devamı
Saat