Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.19299.2297
Euro10.671010.7138
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam30
Toplam Ziyaret530118
Takvim
Saat
Muhsin MANAV
muhsin33_1@hotmail.com
KANDİL
04/05/2016
Merhaba;
Öncelikle herkesin Mirac Kandilini kutlarım. Bu önemli gecede ellerini açıp dua eden herkesin duasının kabul olmasını cenabı Allahtan niyaz ederim. Niyaz ederim de bu nasıl bir inanıştır eskiden beri bilmem, sadece inanırım. Yani toplam da beş adet böyle gece var. Birine Kadir gecesi denir diğerleri kandildir. Bu gecede yapılan ibadet net söyleyeyim ki NAFİLEDİR. Yani olsa da olur olmasa da ibadetidir. Milli bayramlarda “gece de fener alayı düzenlenecek” klişesinden farkı yoktur. Dinen davranışları ve yaşamı düzenleyen bir kitabımız var: Kuran. Bu rehberde şu gün şu kandil kutlanacak ve şu ibadet yapılacak diye bir emir yoktur. Her konuda olduğu gibi dini konularda da lüzumsuz kişiler ortaya çıkıp bu tür fazlalıklar uydurmuşlardır. Bu gecelerin kutsiyeti bir Perşembe akşamından (Cuma akşamı/gecesi) fazla değildir. Dinimizi oluşturan temel unsurlar FARZ dediğimiz uygulamalarla belirlenmiş daha sonra da peygamberin yaptıklarını tekrarlamak anlamına gelen SÜNNET ile desteklenmiştir. Bu geceleri ibadet ederek geçirmek FARZ değildir. Bu tıpkı “hayırlı cumalar” modasının estiği günümüzde CUMA'nın hayırlı diğer günlerin hayırsız olduğu şeklinde bir abukluğun geceler bazındaki tezahürüdür. Allahın verdiği ömrün her saniyesi her nefesi hayırlıdır. Ve her gün en az Cuma kadar hayırlıdır. Cumayı diğer günlerden ayıran 2 rekat namaz ise bu hayrın bize anlatılmayan sırları vardır.
Mevzu buraya kadar gelmişken söylemek istediğim şudur: Camilerin içinde canlı veya bant yayın biçiminde öğle ve ikindi namazlarından önce bir takım vaaz sesleri gelmektedir. Ve işgüzar birtakım insanlar bu sesi dışarıya vermekteler. Anlatıcı zaten her kimse vurgular ve ses tonundaki iticilikten kesinlikle dinleyici toplayamıyor ki ses dışarı veriliyor. Ne yapıyor ve neyi hallediyorsunuz. Bu sesi dışarıya verince birkaç kişi daha fazla camiye gelmiyor. Bir kaç kişi daha uzaklaşıyor. Aynı şey vakit namazlarında yaşanıyor. Bir yaka mikrofonu, imam da bir tanesi müezzinde. Cemaat sizi nasıl olsa duyar, sesinizi yüksek perdeden dışarı vermek te neyin nesi. Çok güveniyorsan sesine mikrofonsuz bağır. Teknolojiye sırtını yaslamış, cemaat umrunda değil dışarıya naklen yayın var. Vay be hoca ne güzel zamm-ı sure okudu diyoruz. Derken müezzin bir ara taksimi yapıyor; insanın durmadan tesbih çekesi geliyor. Daha tesbihe doymadan tekrar müezzinin ara taksimi ile cemaat kendinden geçmiş halde ellerini duaya açıyor. Açsın da bizler dışarıdakiler bunu niye dinlemek zorundayız Sayın Müftü? Rahatsız mı oldun derseniz; evet rahatsız oluyorum ve senin beni rahatsız etmeye hakkın yok derim. Cuma namazlarında dışarıdaki cemaat imamı duymayabilir diye ses dışarıya verilebilir. O da sadece hutbe esnasında. Gerçi hutbeyi de hepsi ellerine aldıkları tabletten ruhsuz bir şekilde okuyor, yani hutbe imamın yorumundan nasip alamıyor. Orda ne yazdıysa o.İşte bu yüzden bu ruhsuz kalıplaşmış hareketlerinizin sesini dışarıya vermeyin. Namazdan sonra bir aşr okumak ne müezzinin ne de imamın işine gelmiyor, işin şov kısmı bitmiştir artık. Uzatmaya gerek yoktur. Ve hatta beklide her şeyi tabletten okuyan bu nesil görevlilerin ezberleride yoktur. Son olarak kim olduğunu bilmediğim ama kendisinin ezan okuduğunu zanettiğinden emin olduğum bir kakafoni ustası var. Ezan bir davettir. Usul üzere okunur. Daveti cazip hale getirmek ise ezanı makam ile güzelleştirerek olur. Tabii bunlar gönül işidir. Kimse bu işe gönül koymak zorunda değil ama aklına esen, ya da o gün canı çeken yakasına mikrofonu takıp kimseyi rahatsız etmesin. Öncelikle ezanlar güzel okunsun. Okunsun ki insanların içinde güzel duygular uyansın. Şu an olduğu gibi bir an önce bitmesini bekledikleri bir kakafoni olmasın. Aynı şekilde sal'a da Cumayı hatırlattığı için güzel okunmalı. Bunların düzenlenmesi de Müftü Bey in işi. Ondan sonra kim camiye gider kim gitmez bu herkesin kendi işi. Şekle önem verip özü kaçırdığımız için teknolojinin dozunu da ayarlamalıyız ki sadelik ve sadelikten doğan nezaket ibadetin her nefesinde hissettiğimiz ve manevi zevk aldığımız bir eylem olsun. Selam ve saygıyla Kandiliniz mübarek olsun.
Afiyet Olsun



1145 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ORTAYA KARIŞIK - 06/10/2021
ORTAYA KARIŞIK
SADRAZAM - 29/09/2021
SADRAZAM
FRANKESTEİN ZEYTİNİ - 22/09/2021
FRANKESTEİN ZEYTİNİ
EYLÜL ANILARI - 15/09/2021
EYLÜL ANILARI
GÜZ SENFONİSİ - 08/09/2021
GÜZ SENFONİSİ
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI - 01/09/2021
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI
PAŞA GÖNLÜM - 14/07/2021
PAŞA GÖNLÜM
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR - 30/06/2021
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI - 23/06/2021
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI
 Devamı