Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.19299.2297
Euro10.671010.7138
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam67
Toplam Ziyaret530403
Takvim
Saat
Muhsin MANAV
muhsin33_1@hotmail.com
İZMİR HÜKÜMETİ
25/05/2016
Merhaba;
Yeni hükumet ve kabine kuruldu. Onaylandı. Güvenoyu da alır. Ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ederim. Özellikle Lütfi Elvan Bey'in Kalkınma ile ilgili bakan olması ilçemiz ve bölgemiz adına hayırlara vesile olacaktır. Bu arada her bakanın eşiyle ilgili kişiliksiz tezviratlar sahipleri tarafından yayına verilecektir. Ne yazık ki ülkemizde kendilerine muhalefet diyenler ve muhalefet ettim zannedenlerin durumu böyle. 
Özgürlükten söz edip kendileri gibi düşünmeyenleri hakarete varan eleştirilerine malzeme edenler aslında özgürlükten habersiz zavallı bir güruhtur. Toplumsal anlamda bir arada olmanın gerektirdiği saygıdan yoksun bu kesim; insanların ideolojik tercihlerini sandıkta alt edemeyince kıyafetinden tutun, inancına kadar her şeyi malzeme yapmayı bir şey zannediyorlar.
Yeni başbakanımız Sayın Binali Yıldırım önceki dönem yerel seçimlerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na adaydı. İzmir kendisine görev vermedi. Yine de İzmir milletvekili olarak bu ülkenin başbakanı oldu. Kendisine ve milletimize hayırlı olsun derken, İzmir'e de geçmiş olsun demek lazım. Zaten İzmir ölmüş bir ideolojinin can çekişen uzuvlarından biridir. Türkiye'de büyük şehir denince Ankara ve İstanbul ile beraber anılan İzmir başladığı yerde durmaktadır. Yıllar içinde Bursa Konya Kayseri Eskişehir Adana Antep Mersin gibi şehirler Büyükşehir olurken İzmir yerinde bile saymamış geriye gitmiştir. Bunun nedeni de İzmir'in yıllardır süren ideolojik yobazlığıdır. Kendilerini bir şey sanma hastalığına tutulmuş tüm elitistler gibi; bir şey olmadıklarını sadece kendileri bilmez. Sorsanız Cumhuriyetin bekçileridir onlar. Cumhuriyet kızıdır, Cumhuriyet kadınıdır. Kuvayi milliyedir, Laikliğin teminatıdır vesairedir, falandır filandır. Ama sormayıp şöyle bir düşünseniz; İzmir'in bu ülkenin gelişmesi için, ekonomisi için yarınları için, turizmi için ve dahi kendisi için yaptığı hiçbir şey yoktur. Ülkemizde birçok üniversite dünya literatüründe belirgin aşamalar kaydederken, İzmir'in üniversitelerinin adı bile geçmez. İzmir'de çok önemli kültürel etkinlikler de olmaz. 
İzmir adını en çok duyuran İzmir Fuarı bile tarih olmuştur. Kimin sayesinde? Tabii ki İzmir in yerel yöneticileri sayesinde. Kimdir bu yöneticiler? Malum kifayetsiz muhterisler fırkasındandır. Sanat derseniz? İzmir'de yapılan bir konser bir sergi bir bienal duydunuz mu? Hayır. İzmir'de geçen bir film hatırlıyor musunuz? İzmir'de sahnelenen ve beğenilen bir tiyatro, bir opera bir bale en azından bir dinletiden haberiniz oldu mu? Olmaz. Çünkü yok. 
Levanten nüfusun etkisiyle İzmir Ege’nin ve Anadolu'daki diğer kentlerin hepsinden ayrışmış başka bir kültüre/kültürsüzlüğe kaymıştır. Dejenere olmuştur. Bazı toplumsal ve yazılı olmayan değerlerimiz İzmir için neredeyse yok hükmündedir. Kendi ayağına kurşun sıkan bir şehirdir ve nazarımda Büyükşehir değildir.
Şimdi İzmir için yeni bir fırsat vardır. Başbakan buranın vekilidir ve bunu kazanca çevirmek İzmirlilerin ve yerel yöneticilerin işidir. Çünkü İzmir'i hak ettiği yere getirmek bu kişilerin boynunu borcudur. İnşaallah kısa zamanda İzmir yeniden dünyanın tanıdığı ve akın akın insanların geldiği ışıl ışıl bir şehir olacaktır.
Konu hükümet ve kabineden dolayı başbakana oradan da İzmir'e gelince biraz uzadı. Yerel anlamda kendi ilçemiz için geçen haftaya göre söylenecek yeni bir şey yok. Cumhuriyet meydanı hala tamam olmadı. Festivalin eli kulağında. Bir hafta sonra Cumhuriyet meydanında başlayan çalışmalar bir yılını dolduracak. Yani şimdili sadece 6 aylık bir gecikme var. Neticede dinozor kurumun elini attığı işin yerinden kıpırdaması bile mesele iken aslında çok yol alınmış durumda. O yüzden kendi adıma birkaç yıl içinde bu restorasyonun biteceğini tahmin ediyorum. 
Siyaseten bir gelişme olması beklenen ilçe yönetimleriyle ilgili dinamik ise tahminimce yeni hükümetin göreve başlamasına kadar atıl olacak. İlçe yönetimlerinin 90'lı yıllara göre belirgin bir ivme kaybı yaşadığını söyleyebilirim. Yani bu ilçe yönetimleri ne kadar yetkilidir ve hangi oluşumu kendi partileri lehinde etkileyebilirler sorusu; Kasaba politikalarının bittiği çağımızda anlamını yitirmektedir. Sadece bazı tatlı su uyanıkları, yapılan iyi şeyleri kendilerine mal etmek konusunda bazı insanları kandırabildiklerini sanıyorlar. Gerisi kendi gelecek planları ve çıkarlarıyla ilgili. Bunun böyle olmadığını ispatlayan ilçe yönetim örnekleri olursa burada paylaşacağım. Görüşmek üzere.
Afiyet Olsun



1087 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ORTAYA KARIŞIK - 06/10/2021
ORTAYA KARIŞIK
SADRAZAM - 29/09/2021
SADRAZAM
FRANKESTEİN ZEYTİNİ - 22/09/2021
FRANKESTEİN ZEYTİNİ
EYLÜL ANILARI - 15/09/2021
EYLÜL ANILARI
GÜZ SENFONİSİ - 08/09/2021
GÜZ SENFONİSİ
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI - 01/09/2021
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI
PAŞA GÖNLÜM - 14/07/2021
PAŞA GÖNLÜM
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR - 30/06/2021
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI - 23/06/2021
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI
 Devamı