Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.19299.2297
Euro10.671010.7138
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam34
Toplam Ziyaret530122
Takvim
Saat
Muhsin MANAV
muhsin33_1@hotmail.com
B PLANI
24/08/2016
Merhaba;
Dünyada devam eden savaşların hepsinde gerekçe aynıdır. İç karışıklıklarla uğraşıp bölünme tehlikesi yaşayan ülkelerde de gizlenen neden aynıdır. Ve savaşın hiç bitmediği coğrafyalarda da sebep aynı şeydir. Enerji ve enerji kaynaklarına sahip olmak. Rezervleri içinde tutan toprakları kontrol etmek. O topraklara doğrudan veya dolaylı yoldan hükmetmek.
İşte bu nedenle kontrol edilmek istenen ülkelerdeki huzur ve istikrar, bu ülkede gözü olanları huzursuz eder. Bunlar hedeflerindeki ülkede ,dünyanın bir çok yerinde farklı enerji kaynakları olan ülkelerde hep aynı oyunu devreye sokarlar. En kolay yoldan ayrılıklar hangi farklılıklardan oluşuyorsa onu nifak olarak kullanırlar. Bu etnik köken üzerinden olabilir, mezhep üzerinden olabilir, din üzerinden veya ten rengi üzerinden olabilir. Bunu başardıkları zaman o topraklarda çıkan kaosu ve anarşiyi besleyerek büyütürler. Uygun zaman geldiğinde de oraya demokrasiyi götürürler!!!!. Bazen da olmayan kanıtları ileri sürerek askeri müdahalede bulunurlar. Günümüz dünyasında Irak, Suriye, Afganistan gibi yerlerde olan şeyler tam olarak bu oyunun sonuçlarıdır. İşte bütün bu oyunları başlatmak için söz konusu ülkelerde bu sinsi devletlere yardımcı olan yerli hainler vardır.
Bizim ülkemizde de aynı oyun sergilenmeye çalışılıyor. İsimlerini burada saymayacağım terör örgütleri de işin anarşi yanında taşeron olarak kullanılır ki; ülkemiz yıllardır bir terör örgütünün yaptığı hain saldırılarla çok yaralar almıştır. Bu etnik köken üzerinden başlatılan terör hareketi, ilk başlarda bir kısım halk tarafından desteklense de ateş onları da yakmaya başlayınca gerçeği gören halk, devletinden yana tavır almaya başladı. Halkın yanında olmadığı hiçbir hareket başarıya ulaşamaz. Bunun en yakın örneğini 15 Temmuzda yaşadık. Halkımızın kenetlenmesi oyunu bozdu. Halkın bu oyundaki rolü devletin yanında olmak olunca B planı devreye sokulmak isteniyor. B planında ilk hedef iktidar boşluğu oluşturmaktır. Bu gerçekleşince peşinden kukla bir hükümet kurulur ve bu oyunların sahibi, o ülkede kuklası aracılığı ile istediklerini yapmaya başlar. İşte bu B planı için de içerde yerli hainlere ihtiyaç vardır. Mevcut yönetimin kuklaya dönüştürülmesi için bu hainler “iktidar boşluğu” olduğu yönünde algı oluşturmaya çabalar. Söz konusu hainler bunun karşılığında kendilerine vaad edilen siyasi ikbal için ülkesini kötülemeye, dışarıda hükümetini şikayet etmeye ve dahi bu ülke için savaşmaya değmediğini söylemeye başlar. Bunun ilk örneklerini hükümetini Avrupa ya şikayet eden bir parti genel başkanı vermişti. Ardından bu partinin bir vekili “İran ile savaş çıkarsa İran dan yana olurum” dedi. Hatta Rusya ile yaşanan gerginlikte ülkesini değil Rusya yı tutan ifadelerin sahibi oldu ki bu şahısa bilerek vekil diyorum. Çünkü asla bu milletin vekili olacak değerde değil. Bu ve bunun gibi isimler B planıyla oluşacak kukla hükümetin içinde yer alma ümidiyle yaşayan hainlerdir.
İşte bu pozisyonda görevlenen aynı partiye ait bir başka vekil de İstanbul Havaalanındaki terör olayından sonra “Milli mutabakat hükümeti kurulsun” diyerek kukla hükümet isteğini seslendirdi. Bu vekilin başkanının hemşehrisi olması da sadece tesadüftür. Ardından kısa süre sonra 15 Temmuz kalkışması oldu bitti. Halkımız devletimize destek ve güç verdiği için hükümet dimdik ayaktaydı. Sesleri kesilir gibi oldu. Ama bunlar hain, bunlar düşman bunlar vatan kavramı ve sevgisinden mahrum yaratıklar olunca yeniden ciyaklamaya başladılar. Şimdi yine aynı partiden bir vekil Cumhurbaşkanına açık mektup yazmış. Ne mi istiyor? Tabii ki “Milli mutabakat hükümeti” ülke yönetilemez hale gelmiş, her gün patlamalar oluyor, insanlar ölüyormuş. Bu yüzden hükümet lağvedilip yerine her partinin katılım sağladığı Milli mutabakat hükümeti kurulmalıymış. Adına böyle diyorlar işte. Kukla demeye dilleri varmıyor. Bunu da Cumhurbaşkanı yapmalıymış. Bunu isteyen parti vekilinin genel başkanı daha 2 ay önce Cumhurbaşkanının yetkileri azaltılsın diye zevzeklenen bir vekildir. Böyle kukla olmayı baştan kabul etmiş vekillerin aynı partiden olması tuhaf değil aslında. Çünkü bunların geçmişinde Cumhurbaşkanı olduktan sonra tekrar genel başkanlığa dönen ve hatta muhalefete düşünce darbe çığırtkanlığı yapan bir şef var. Bu mutabakat ucubesinin mucidi de bu şeftir. Sizi ben bile kurtaramam diyen şefin varisleri bunu bugün de yapmaya çalışan ama yemeyince kuklacıya bel bağlayan kimliksizlerdir. Ülkenizi başkalarının eline teslim edince rahat uyuyacağınızı mı sanıyorsunuz. Sahi bu yaptığınız şey partinizin de amblemi olan o oklardan hangisinin yerine getirilmesi oluyor. Bir zahmet açıklasanız da öğrensek; böylece zamanında söylenen “mandaya hayır” sözlerinin kime ait olduğunu da tekrar hatırlarız.
Afiyet Olsun


788 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ORTAYA KARIŞIK - 06/10/2021
ORTAYA KARIŞIK
SADRAZAM - 29/09/2021
SADRAZAM
FRANKESTEİN ZEYTİNİ - 22/09/2021
FRANKESTEİN ZEYTİNİ
EYLÜL ANILARI - 15/09/2021
EYLÜL ANILARI
GÜZ SENFONİSİ - 08/09/2021
GÜZ SENFONİSİ
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI - 01/09/2021
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI
PAŞA GÖNLÜM - 14/07/2021
PAŞA GÖNLÜM
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR - 30/06/2021
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI - 23/06/2021
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI
 Devamı