Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.19299.2297
Euro10.671010.7138
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam34
Toplam Ziyaret530122
Takvim
Saat
Muhsin MANAV
muhsin33_1@hotmail.com
AÇLIK OYUNLARI
07/09/2016
Merhaba, 
Her şey normale doğru seyretmeye başladı. Bakınız Kemal Kılıçdaroğlu nam zat neler söylemiş. Çok şey söylemiş ve hiçbir şey anlatmamış olduğu kesin. Ama siyasi bir zombi olduğunu net olarak beyan etmiş. “Eğer CHP ye oy vermezseniz aç kalırsınız” buyurmuş. Halen ve yıllardır çok şükür karnım tok olduğuna göre bilmeden yıllarca CHP'ye mi oy verdim diye düşünecek oldum. Düşünce sistemim itiraz etti. Bu üzerinde düşünülecek değil, acınacak bir itiraftır dedi. CHP'nin başındaki adamın oy için başvurduğu şey öngörü veya tehditten ziyade bir acizliğin itirafıdır. CHP'nin oy verenler dışında kalanlara yönelttiği bu “gelecek tahmininde” akıldan eser yoktur. Bu keşfinden dolayı da Kemal beye şaşırmamak lazımdır. Eğer bu tahmin gerçek olabilecek bir temele sahip olsaydı bu ülkede yüzde 75 civarında bir kesim yıllardır aç kalmış olmalıydı. Bu yüzden ciddiye almamak lazımdır. Hatta kötü bir espri yapacak olursam; HDP'li yaratıkların açlık grevi yapmalarının nedeni her hangi bir talep değil, oyunu CHP'ye değil de HDP'ye veren CHP'lilerin aç kalmasına bir gönderme olabilir. Tabii bunun isteğe bağlı olması komedideki acıklılığı artırıyor. Bu açlığa Çanakkale belediyesi pilav dağıtarak ilaç olmayı denemelidir.
Bu şekilde tuhaflıkların çok eski bir tarihi de vardır. Sabahattin Ali kişisi de zamanında “Bir insanın vicdanı varsa eğer solcu olmaktan başka seçeneği yoktur” şeklinde zırvalamıştır. Buradaki ironi ise Sabahattin ve diğer CHP'lilerin kendilerini ve partilerini solcu zannetmesidir. Toplumsal payda üzerinden siyaset etme akımları başladığında “sosyal” kelimesi baz alınarak bir ideoloji türetildi. Adına sosyalizm dediler. Adına ve ideolojinin içeriğine bakıldığında gerçek değerin insan, halk; kısaca sosyolojik varlık olan kitleler olduğu izlenimi vardı. Ama sosyalizm insanın yeteneğine ve aklına değer vermeyen herkesi aynı gören, her beceride ve her zekada insanı aynı şeyle yetinmeye zorlayan bir zorbalıktan başka bir şey değildi. Sosyalizmi içeren uygulama alanları oluşturmaya çalışan bir başka sefil ideoloji de komünizmdir. Temelde mantık aynıdır. Her şey devletindir, halk ise devletin uygun gördüğünü yiyen, uygun görüldüğü şekilde yaşayan ve çalışan bir varlıktır. Sözde devletin sahibi de halktır ama komediye bakın ki bu iki sistemde de demokrasi yoktur. Çünkü insanın seçme hakkı bile yoktur. Yani özgür değildir. İnsan özgürlüğünün olmadığı bu ideolojik ucubelerin dünyada artık temsilcisi kalmadığı halde bazı mallar tarafından hala hararetle savunulur.
İşte bu ortamda bir Dünya üzerinde yeni kurulmuş olan Türkiye Cumhuriyeti de kendine yer aramaktadır. İnönü'nün milli şef olduğu yıllar. Tek adam ve tek partiyi demokrasi diye yutturan zorbalık, ikinci dünya savaşı sonrası iflas etmiştir. Savaş bittikten sonra; komünizm tehlikesi diye bir korku icat eden tek adam Batıya ve Nato'ya yanaşmak istediğinde, “Önce serbest seçimlerin yapıldığı bir düzene geçin” cevabını alınca mecburen çok partiye geçmiştir. Yani İnönü kendiliğinden çok partiye geçmemiştir. Bu geçişten sonra yapılan seçimlerde CHP; halkın kendisinden ne kadar nefret ettiğini görmüştür. Bundan dolayıdır ki adında halk olan bu parti ve türevleri zaman içinde sola doğru evrilmeye çalışmış, hatta sosyalizm komünizm gibi sert kelimeleri söyleyemedikleri için “sosyal demokrasi” diye bir uyduruk şey icat etmişler ve fakat ne yazık ki her şeyde olduğu gibi bunda da çuvallamışlardır. Sonuç olarak faşist bir ideolojinin etkisinde, hiçbir siyasi rakiple karşılaşmadan yıllarca ülkeyi yöneten zihniyetin kendini açıklama ihtiyacı doğmuştur. Bu ihtiyaç ise siyaseten hiçbir kabiliyeti olmayan kadroların, halkın istediği kadroların karşısında sürekli kaybetmeleri neticesinde hep ihtiyaç olarak kalmıştır. Kendisi gibi düşünmeyene ve kendisine oy vermeyene “cahil” diyebilen bir partinin bir sonraki seçimde o cahilin oyunu alması zaten mümkün değildir. Hele de cahilin oyunu bile alamayan beceriksizlerin siyaset sahnesindeki rolü hep boş boş konuşmak olmuştur. Öyle de olacaktır. Netice de dün Sabahattin Ali'nin, günümüzde Kemal Kılıçdaroğlu'nun söyledikleri icraatlarının gereğidir. Vicdanla solcu olmak arasında bağ kurabilme embesilliği bu gün seçmeni aç kalma korkusuyla hizaya getirebileceğini zannetme beyinsizliği ile kapışmaktadır. Ciddiye alınacak bir tarafları olmadığı gibi ülkeyi yönetme ihtimalleri de olmayan acınası bir topluluktur bunlar. Allah ıslah etsin.
Afiyet Olsun


920 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ORTAYA KARIŞIK - 06/10/2021
ORTAYA KARIŞIK
SADRAZAM - 29/09/2021
SADRAZAM
FRANKESTEİN ZEYTİNİ - 22/09/2021
FRANKESTEİN ZEYTİNİ
EYLÜL ANILARI - 15/09/2021
EYLÜL ANILARI
GÜZ SENFONİSİ - 08/09/2021
GÜZ SENFONİSİ
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI - 01/09/2021
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI
PAŞA GÖNLÜM - 14/07/2021
PAŞA GÖNLÜM
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR - 30/06/2021
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI - 23/06/2021
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI
 Devamı