Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.19299.2297
Euro10.671010.7138
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam30
Toplam Ziyaret530118
Takvim
Saat
Muhsin MANAV
muhsin33_1@hotmail.com
KIŞ YAZISI
25/01/2017
Merhaba;
Kısa bir yalancı baharın ardından havalar yine soğudu. Öyle ki uzun süren kar günlerinde bile soğuk bu kadar derinden işlememişti. Bazı tuhaf inanışlar vardır. Bilimsel gerçeğe yaklaşır mı bilinmez ama hep kullanılır. Mesela kar yağarsa mikroplar ölürmüş. Veya “bir yağsa mikrobu kırılır” seklinde söylenir. Düşünün havada mikrop olduğu kesin bilgi ama mikrobun ölmesi ya da kırılması için kar yağması gerekiyor. Bu mantığa göre yılın birkaç günü hariç mikrop içinde geçen bir hayatımız var. Hiç kar yağmayan ya da 20-30 yılda bir kar yağan yerlerdeki mikrop sirkülasyonunu düşünemiyorum bile. Mesela Kongo da hiç kar yağmadığı için orada mikroptan başka bir şey yaşamıyor olsa gerek. Bu yüzden olacak; kar yağdıktan sonra bazı insanların hayatta olup olmadıklarını merak ediyorum. Sırf hayatta olma/olmama durumlarına göre mikrop olup olmadıklarını anlamak için. Mikrop ve kar yağışı arasındaki söylenti tabanlı mevzunun benim işime yarayan kısmı bu.
Gelelim soğuğa; eğer soğuk olmazsa ağaçlar uyumazmış. Uyumazsa da yalancı bahara kanıp çiçek açarmış. Bu çiçeği de don vurursa o sene kaysı olmazmış. E çok soğuk olunca da don tehlikesi var. Yani bu ağaç uyurken don olsa bile etkilenmiyor ama uyanıkken çiçek açmamış bile olsa olumsuz etkileniyormuş. Kışın yaprağını dökmeyen zeytin ağacının ise sadece meyveleri soğuktan etkilenebiliyor. Don dediğimiz olay ya da daha yerel bir ifadeyle soğuğun vurması zeytinde bu şekilde bir reaksiyon oluşturuyor. Yenidünya ağacının bu iklimsel döngüdeki yerini ise hiç bilmiyorum. Örneğin kışın yaprak dökmeyen bir çam ağacının soğultan ne kendisi ne meyvesi ne de yaprağı etkilenmez. Genetik anlamda çalışmalar yapılırken, tüysüz şeftali üretildiği gibi, donmayan zeytin, uyumayan kaysı ve dallarından yenidünya sarkan çam ağaçları oluşabilir aslında. Bakınız hiç uyumayan zeytin ağaçları yüzlerce yıl yaşayabildiği halde, her kış uyuyan ağaçların ömrü çok kısa. Bu da uykunun faydalı bir şey olmadığını gösteriyor. Zeytin ağaçlarının aslında birer zombi ya da vampir olduğu iddiasıda çok gerçekçi değil.Her uyumayan zombi mi olur.
İşte gördüğünüz gibi ilçemizin kış gerçeklerinden bir kısmını yazımızın iki paragrafında anlatmaya çalıştım. Bu kış gerçeklerinden bir tanesi de önümüzdeki şubat sonu mart başı başlayıp, nisan ayı ile birlikte ortadan kaybolan bir muhabbettir. Tahmin ettiğiniz üzere söz konusu dönemde “işlerin iyice durduğunu ”esnafın siftahsız dükkan kapattığını, hiçbir şeyin yanına varılamaz olduğunu duymaya başlarız. Bu muhabbetin seslendirmesini yapanların yüzlerinde botoksla bile oluşması mümkün olmayan büyük hayret ifadeleri oluşur. Sanki yıllardır, hatta her yıl bu dönemde işler hep cıvıl cıvıl olmuş ta bu yıl kesilmiş gibi bir şaşkınlık hakim olur. Halbuki bu lafı eden genç ya da yaşlı esnafın veya ticaret erbabının çocukluğunda da bu dönem aynı şekilde kesat geçmiştir. Ve önümüzdeki yıl da kesat geçecektir. Ama geleneksel hale gelen bu kesatlık değil, buna şaşırabilme gayreti olmuştur. Olsun ne yapalım.
Ticari anlamda düşündüğüm zaman ilk ve en önemli özellik bence tezgahtarlıktır. Tezgahtarlığı iyi olan ticaret mensubunun gelişim adımları donuk muhabbeti olan satıcılardan daha uzun ve çabuk olur. Ticaretle belli bir noktaya gelen ve gelişimine devam edenlerin bir çoğu ya işe tezgahtarlıkla başlamıştır ya da babası iyi tezgahtardır. Babası tezgahçı olanları bu kavrama katmayalım tabii ki. Bu durum ikinci nesilde ben oldum temalı kompleks enfeksiyonlar oluşturabiliyor. Bunların durumlarını babaları da bilmekte ve fakat ne yazık ki elinden bir şey gelmemektedir. Konumuz tezgahtarlıktan açılmışken; tek bir şey almaya gittiğiniz zaman bile zekice soruları ve yormayan ısrarı ile size aslında ihtiyacınız olan ürünleri de hatırlatıp satın almanızı sağlayan, alışverişi kısa süreli bir dinlenceye çeviren bir tezgahtardan bahsetmek isterim. Kendisi üniversite mezunu olmasına rağmen bu belki de dünyanın en eski ikinci mesleği olan tezgahtarlığı şevkle ve zevkle yapıyor. Kendi adıma değerli hizmetleri ve bir eski mesleği yeniden canlandırıp bunu devam ettirdiği için Mustafa Çağlayangil'e teşekkür edip selamlarımı yolluyorum. Burada herhangi bir işyeri ya da firma ismi vermem doğru olmadığı için de daha fazlasını yazamıyorum. Görüşmek üzere.
Afiyet Olsun


1118 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ORTAYA KARIŞIK - 06/10/2021
ORTAYA KARIŞIK
SADRAZAM - 29/09/2021
SADRAZAM
FRANKESTEİN ZEYTİNİ - 22/09/2021
FRANKESTEİN ZEYTİNİ
EYLÜL ANILARI - 15/09/2021
EYLÜL ANILARI
GÜZ SENFONİSİ - 08/09/2021
GÜZ SENFONİSİ
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI - 01/09/2021
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI
PAŞA GÖNLÜM - 14/07/2021
PAŞA GÖNLÜM
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR - 30/06/2021
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI - 23/06/2021
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI
 Devamı