Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.75325.7763
Euro6.33506.3604
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam61
Toplam Ziyaret394718
Takvim
Hüseyin Şahin
insanolmak@hotmail.com
BİNA VE ZİNA.!
22/02/2017
Her konuda iyi bir meslek sahibi olabilirsiniz. Çok çok iyi mevkilere, makamlara gelebilirsiniz. Şana, şöhrete ulaşabilirsiniz. Bol miktarda dünyalık (menkul-gayrimenkul) elde edebilirsiniz.!
Ancak; hayatınızdaki her günün sonunda kendinizle baş başa kaldığınızda, başınızı yastığa koyduğunuzda kendinizi sorgulayıp, " BEN İNSANMIYIM " sorusuna ahlaki bir cevap bulabiliyorsanız, elde edilen dünyalıkların bir değeri, bir anlamı vardır. Yoksa kazanılanlar insanın kendisiyle birlikte, insanlığı da felakete sürükler.!
Şimdi; mademki konumuz bina ve zina, o halde tek tek ele alalım:
Bina; kah insanların, kah hayvanların korunması amacıyla inşa edilen üstü kapalı, dört duvardan oluşan  bir yapı gibi görünse de, bu yapıların anlayan için dili, özelliği, güzelliği vardır.
Yapılaşma hakkında geriye dönüp baktığımızda; insanlar eskiden ahşap, kerpiç, taş ile çok güzel evler inşa ediyorlardı ve özgürdüler. Bireyler kendi barınma ihtiyacını karşılayabilecek bilgiye neredeyse sahiplerdi. Çok yakınında gerekli usta ekibini bulup bunu yapabiliyorlardı. Ev, sokak, mahalle ve mahallelerden oluşan şehri oluşturan yapılaşmalar ve bunların merkez alanlarından müteşekkil bir genel kurgu içinde kendileri inşa edebiliyorlardı. Ayrıca hayatlarında oluşan değişiklikler sebebiyle ihtiyaçlarına göre inşa ettiklerine ekler yapabiliyorlardı. Hayatını bağımsız sürdürebilen insanlar topluluğu ve bu sürekli birbirine eklemlenen birimlerden oluşan yapılar son derece ahenkli dile sahipti. Her birinin ayrı güzelliği ve zengin mimari özelliği vardı. Bugün ise merkezi otoritenin üretimine veya kazanmak, daha çok kazanmak maksadıyla kar amaçlı tamahkarların bazı üretimlerine mahkum vaziyetteyiz. Mahkumiyet alanımız, günümüzde imar planlarıyla dayatılan sefertası görünümlü devasa binalardır. Bu sefertasları toplu yaşamada bizim yalnızlığımızın temel kaynağı, toplumsal birlikteliğimizin başlıca yıkıcı unsurudur. Ülkemizde sefertasları üretmeye devan edersek, birlikte yaşama kültürümüzü yok edeceğiz ve yalnız, yapayalnız yaşayan bireylere dönüşeceğiz. Eğer bu yapılaşma devam eder, şehirleri bu şekilde büyütürsek, insanların birbirleriyle olan dayanışma kültürü temelinden yıkılacak, bir müddet sonra Anadolu coğrafyasında yaşayan insanların bir arada varlıklarını sürdürmelerinden hiç kimse söz edemeyecek. Tamahkarların yok ettikleri tarım arazileri üzerine inşa ettikleri çarpık yapılarına,  kar amaçlı çıkarlarına mahkum edilen bizlerde, yapılan yanlışlara toplu tepki veremediğimizden, suçlu aramaya gerek yok, hepimiz bu işin paydaşıyız. Oysa hepimiz şunu görmek mecburiyetindeyiz. Gelişmiş ülkelerden biri olan İngiltere'de insanlar yüzde 90 oranında iki katlı konutlarda yaşıyor. Amerika'da da yüzde 70 oranında bu şekilde. Onlar bunu başarmışsa, bizde başarabiliriz.
Peki nasıl.?
Bina yapılmasında; her safhada toplumun değerleri esas alınır, çıkarlar arka plana atılırsa, yazımızın başındaki " Ben insan mıyım" sorusuna net cevap verilirse başarmak mümkün.
Zina'ya gelince: Bina'da olduğu gibi, zina'da da  insanın içinde insanlık duygusu yoksa, insan değilse, her ikisi de insanlığı bitiren hususlardır. Her işin merkezinde olumlu-olumsuz insan unsuru vardır. Dünyada yaştaki yaşantı düstur edinmeyenlerin, Allah(c.c)'ın yasakladığı bu pisliğe tevessül edenlerin bir yüzünde şeref, diğer yüzünde şerefsizlik yazılıdır. Toplum içinde sureti haktan gözükürler, oysa melunun, melanetin ta kendisidirler. Allah(c.c), bu konuda Kuran'ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır:
" Zina eden erkek, zina eden bir kadın veya müşriklerden başkasını nikah etmez. Zina eden kadın, onu da bir zina eden erkek veya müşrikten başkası nikah etmez. Müminlere ise, bu haram kılındı."
Toplumda zina edenler bu çerçevede değerlendirilip, mutlak toplumdan tecrit edilmelidir. Tedbir alınmazsa, bu hastalık insanlığı öldürür.
Biliyoruz ki; balık sudan çıkınca, insan da insanlıktan çıkınca ölür...!
Allah(c.c)'a emanet olun.
SAYGILARIMLA


664 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ELİMİZİN VE ELİN YAPTIĞI TABUTLARDAKİ HAYATIMIZ VE KAÇINILMAZ OLAN AKİBETİMİZ...! - 06/03/2019
ELİMİZİN VE ELİN YAPTIĞI TABUTLARDAKİ HAYATIMIZ VE KAÇINILMAZ OLAN AKİBETİMİZ...!
KOLTUK SEVDASI - 27/02/2019
KOLTUK SEVDASI
PROMOSYON - 20/02/2019
PROMOSYON
ENFLASYON DÜŞTÜ MÜ? DÜŞÜRÜLDÜ MÜ? - 13/02/2019
ENFLASYON DÜŞTÜ MÜ? DÜŞÜRÜLDÜ MÜ?
TRUMP MI? TRAMPET Mİ? - 30/01/2019
TRUMP MI? TRAMPET Mİ?
ATATÜRK VE KRAL...! - 19/12/2018
ATATÜRK VE KRAL...!
IVIR ZIVIR İŞLER VE MASKARALIK...! - 12/12/2018
IVIR ZIVIR İŞLER VE MASKARALIK...!
FAS´IN FESİYLE FAS´LI DEĞİL, FESLİ KADİR...! - 05/12/2018
FAS´IN FESİYLE FAS´LI DEĞİL, FESLİ KADİR...!
SÖZÜM; MAHALLİ SEÇİMDE MHP´DE BİR ADIM ÖNE ÇIKMAK İSTEYENLERE...! - 28/11/2018
SÖZÜM; MAHALLİ SEÇİMDE MHP´DE BİR ADIM ÖNE ÇIKMAK İSTEYENLERE...!
 Devamı
Saat