Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.19299.2297
Euro10.671010.7138
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam34
Toplam Ziyaret530122
Takvim
Saat
Muhsin MANAV
muhsin33_1@hotmail.com
28 ŞUBAT
28/02/2017
Merhaba;
20 yıl önceydi. Askerdim. İskenderun Şehit Ahmet Tor Kışlasında 2. Tabur 6. bölükte görevli bir piyadeydim. Ankara da bir general ki bu general o zamanın muktediriydi, post modern darbe yapmıştı. Kimse ölmemiş, sadece tanklar sokaklarda görünmüştü. Bir takım tasfiyeler yapılıp siyasete sağlam bir ayar çekilmişti. Başbakan Erbakan'dı. Gereğinden fazla dini temalı ziyaretler yapıp, gereksiz bazı etkinliklere izin verdi. Libya ziyareti gibi, Kudüs gecesi gibi. Zaten din konusunda adı çıkmış olan Erbakan'ın bu derece sorumsuz davranması o günkü ortam gereği çok yanlıştı. Netice itibariyle ortalıkta bir vesayet vardı. Bir tarafta ordu, diğer tarafta üniversite ve iki de bir “laiklikten taviz veremeyiz” diye vurgu yapan bir muhalefet vardı. Yargı ise bu vesayetin son aşamasıydı.
Sanki asıl görevini tam anlamıyla yerine getirmiş gibi zırt pırt siyasete müdahale eden bir ordu vardı. Cumhuriyeti korumak ve kollamak diye seslendirilen bir durumdan vazife çıkarma ucubeliği ile güya korudukları cumhuriyete iki de bir darbe yapan ama terörle mücadelede hiç başarısı olmayan köhne bir ordu vardı o zamanlar. Dediğim gibi o zaman askerdim. Bu post modern darbeyi “ordu bir sivil toplum kuruluşudur” şeklindeki bir cümleyle destekleyen bir siyasetçi halen CHP sıralarında vekildir. Aynı şekilde Cumhurbaşkanlığı makamında da bir bilen vardı. Darbeye karşı çıkmak şöyle dursun, bütün kaypaklığıyla bu mizansenin içinde yer almış bir şahsiyetti. Üniversiteler de durmadan türban konusunu köpürtüyorlardı tabii ki. Şartlar tamam olunca da vesayetin planı işledi.
Bu arada darbenin mimarı olan Çevik bir general “28 Şubat 1000 yıl sürecek” diyerek siyasete verdiği ayara son rötuşları yapıyordu. Fakat bin yıl çabucak geçivermişti. 2002 yılı kasımında ne 28 Şubat kaldı ne de ordunun siyasete ayar verme abukluğu. Siyasi iradenin halkın elinde olduğu gerçeği seçim sonuçlarına yansırken, ordunun da hükümetin emrinde olduğu gerçeği ortaya konuldu. Bu durum birçok vesayetçi kafayı rahatsız etti. Başta Türkiye Cumhuriyetinin en silik Cumhurbaşkanı olan Necdet Sezer olmak üzere yargı ve üniversite de yine “ordu göreve” aymazlığını sürdürdüler. İlk YAŞ'ta komuta kademesindeki değişikliklerin önceden olduğu gibi değil, hükümetin istediği gibi olacağı yönündeki etki, teamül diye bir şey icat etmiş olanların keyfini kaçırsa da kısa zamanda bunu kabullendiler. Daha sonra üniversitelerde başörtüsü yasağının kalkması veya serbestliğinin gelmesi Hürriyet gazetesi gibi her zaman darbeyi körükleyen bir kuruma değişik bir manşet attırdı. 411 el kaosa kalktı. Yani hürriyet gazetesine göre insanlar başörtüsü ile okula giderse kaos olacaktı. Bu muhteşem tespit Tayip Erdoğan için “muhtar bile olamaz” manşetini atan geri zekalı bir degüstatöre aitti. Kaos filan olmadı tabii. Degüstatör ve gazetesi yakın zamanda “Karargah rahatsız” başlığı atacak kadar geçmişte yaşayan beyinden yoksun bir topluluk halinde olmaktan mutlular belli ki. Allah bozmasın.
Bu tiyatronun yargı ayağında görevli bir başsavcı vardı. Abdurrahman isimli bu kişi kendi kişisel kariyerini bir kapatma davası ile taçlandırmak istedi. Ve hangi yılda yaşadığını bilmediği için parti kapatma davası açtı. Boyunun ölçüsünü aldı tabi. Dava AYM'de oy çokluğu ile parti kapatmanın olmayacağı sonucu ile kapandı. Daha sonra da kimse kapatma lafını ağzına bile almadı. Bu kanatta bir de Kanadoğlu nam vakanivüs var. Tarihsel bir kişiliktir. Hayli eskidir ve eskimesinin nedeni günümüzden habersiz olmasıdır. Aklınca bir şeyler çıkarıp anayasa üzerinden seçimlere müdahale etmeye çalışsa da etkisi Deprem profesörlerinden fazla değildir. Fikrimce bir komedi figürüdür. İşte böyle böyle tam 4000 yıl geçmiş sevgili okurlar. 1997'den 2002'ye kadar 28 Şubat tam bin yıl sürdüğüne göre 2002'den 2017'ye de 3000 yıl sürmüştür. 28 Şubat'ın 4000 yılını kutlar nice 1000 yıllara diyerek hepinize saygılar sunarım.
Afiyet Olsun


835 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ORTAYA KARIŞIK - 06/10/2021
ORTAYA KARIŞIK
SADRAZAM - 29/09/2021
SADRAZAM
FRANKESTEİN ZEYTİNİ - 22/09/2021
FRANKESTEİN ZEYTİNİ
EYLÜL ANILARI - 15/09/2021
EYLÜL ANILARI
GÜZ SENFONİSİ - 08/09/2021
GÜZ SENFONİSİ
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI - 01/09/2021
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI
PAŞA GÖNLÜM - 14/07/2021
PAŞA GÖNLÜM
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR - 30/06/2021
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI - 23/06/2021
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI
 Devamı