Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.19299.2297
Euro10.671010.7138
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam30
Toplam Ziyaret530118
Takvim
Saat
Muhsin MANAV
muhsin33_1@hotmail.com
HALUK ÇİÇEĞİ
12/04/2017
Merhaba
İlçemize elektrik faturası tahsilatı için gelen kurum bugün kendisini hayırlarla anmama defalarca vesile oldu. Bu kurumu çok sevdiğimi ve sürekli bu sevgimden kaynaklanan sözcükleri bu kurumu da cümle içinde kullanarak sağa sola yazdığımı herkes bilir. Gönül ferman dinlemiyor işte. Of deli gönül off. Ya da bir lüzumsuzun dediği gibi selam olsun selam olsuuun selam olsun.
Yaklaşık olarak 10 yıl boyunca doğru dürüst bir iş yapıp dinleyiciye ulaşamayan Haluk bey sonunda çıkışı bulmuş. İzmir marşını okumuş. Marş işte. Kafkasya için yazılmış sonra modifiye edilmiş. Tıpkı dinlerken duygulandığımız “bir başkadır benim memleketim” şarkısının aslında bir İsrail ezgisi olduğu gibi. Bu yüzden yani orijinale söz yazarak yapılan düzenleme “mücevher taş” gibi saçma bir sıfat tamlaması denemesini içine almıştır. Bildiğiniz üzere taş cevher olabilir. İşlendikten sonra artık taş değil mücevherdir. İzmir'in dağlarında oturmuş ve şehit olanları deftere yazmış. Anlam filan arama, kafiyeli olmuş mu sen ona bak. İşte bu kerameti kendinden menkul müsamere bestesini CD ye okumuş Haluk Bey. Yetinmemiş peşinden bir yığın insana selam göndermiş. Bu selam gönderdiklerinin hepsi İstiklal savaşımızın şehitleri. Tabii bunun kültürel yansıması olarak içinden “ışıklar içinde uyusun” da demiştir. Ayrıca selam olsun ne manasız bir tamlamadır. SELAM ki merhaba, günaydın, iyi günler, iyi akşamlar gibi selamlaşmaların aksine sadece karşılaşıldığında değil birileri aracılığı ile de alınır verilir. Selam söyle deriz mesela, birisi selam getirse Aleyküm Selam deriz. Selam getirip götürenin çok olsun deriz. Giden birine varacağı yerdeki birisi için selamı söylediğimizde baş üstüne der götüren. Diğer selamlaşma kelimelerinin olmazsa olmazı birebir görüşmektir amma yüz yüze amma telefonda vesaire. Şimdi bu durumda selam olsun ne demek Haluk Bey. Gerçi İzmir marşının rating ölçeğinden yararlanıp malı götürdüysen ne önemi var değil mi? Bir zamanlar Çelik isimli bir şarkıcı da Atatürk şarkısı yapmıştı. Bu tür kurnazların olduğu müzik piyasası Atatürk hassasiyetinin arttığı ortamların kokusunu çok çabuk alır ve hemen duygusala bağlar. Hayırlısı olsun. Şimdi Edip Akbayram da bir İzmir marşı yorumu yapsa yeridir. Sonra Erol Evgin'in naif parçalarına ata benzeyen suratını daha da büyük gösteren ağzını sonuna kadar açarak düet yapan Sıla lüzumsuzu da değişik bir yorum katabilir. Ama Marş hızlı bir tempoda olduğu için Sıla o kocaman ağzını açıp kapayana kadar müzik bitebilir. Bana inanmıyorsanız Erol Evgin'in romantik parçası “ateşle oynama” ile ilgili internette bir görüntü bulup izleyin. Erol Evgin ne kadar sakin, kendinden emin ve parçanın ruhuna uyumlu ise bu at surat parçadan o kadar uzak. Çok bağırınca sanatçı olunmuyor, şarkıcı belki. Bakınız Haluk Levent. Bağırmaya başlaması sanatçı kimliğinin kabızlık dönemine girmesindendir. Yoksa bağırmadan da iyi performanslar üretmiştir.
Elektriğin yaptığını gördünüz mü? Konu nerden nereye geldi. Aslında ben elektriğin kendiliğinden kesildiğine inanmıyorum. Olsa olsa KONTROLLÜ bir kesintidir. Bu tespitimin nedeni kesinlikle siyasete atılmak değildir. Sadece denk gelmiştir. Önümüzdeki günlerde yani 10-15 gün sonra kurultayların şanlı partisinde yeni ve yeniden bir kurultay yapılması gereği konuşulmaya başlanacak. Daha önce de söylediğimiz gibi bu partide siyaset iktidar için yapılmaz. Genel müdürlük için yapılır. Genel müdür artık yolun sonuna gelmiştir. Kendisi de bunun farkındadır. Hürriyet gazetesinde hala bu müdürü destekleyen birkaç yazarında yola çıkmasına sayılı gün kalmıştır. Bildiğiniz gibi Hürriyet gazetesinde işi biten kullanma süresi dolan yazarlar Sözcü gazetesine giderler. Orada kendilerini büyük yazar sanmaya devam ederek ve en fazla emekli kıraathanesinin masalarında boş boş bekleyenlerin şöyle bir göz attığı manasız yazılar yazarak ve geçmişi anarak geçirirler. Bakınız Emin Çölaşan, Bekir Coşkun, Uğur Dündar Yılmaz Özdil vs. Bu isimlere yenileri eklenecek. 17 Nisan ile 30 Nisan arasında bu gidişleri gözlemleyebilirsiniz.. Ne demişler sofu sofuyu Tekkede hacı hacıyı Mekke de bulurmuş. Bunlar da aynı şeyin laciverti olduklarını bilerek buluşma noktasına gidecekler. Ve basınımızda bundan daha aşağıda bir ceride yok. Durum bu. Görüşmek üzere
Afiyet Olsun


828 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ORTAYA KARIŞIK - 06/10/2021
ORTAYA KARIŞIK
SADRAZAM - 29/09/2021
SADRAZAM
FRANKESTEİN ZEYTİNİ - 22/09/2021
FRANKESTEİN ZEYTİNİ
EYLÜL ANILARI - 15/09/2021
EYLÜL ANILARI
GÜZ SENFONİSİ - 08/09/2021
GÜZ SENFONİSİ
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI - 01/09/2021
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI
PAŞA GÖNLÜM - 14/07/2021
PAŞA GÖNLÜM
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR - 30/06/2021
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI - 23/06/2021
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI
 Devamı