Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.76495.7880
Euro6.41576.4414
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam34
Toplam Ziyaret386287
Takvim
Hüseyin Şahin
insanolmak@hotmail.com
ÜSLUP ARAYIŞI
07/06/2017
Millet olmanın ifadesi, ortak milli kültür değerlerine sahip olmaktır. Dinimiz, dilimiz, tarihimiz, musikimiz ve mimarimiz, üzerinde yaşadığımız ana kucağı kadar sıcak Anadolu coğrafyasını vatan haline getiren milli kültür unsurlarıdır. Millet olma şuuru, milleti millet yapan bu mefhumlara sahip çıkıp, geçmişle gelecek arasındaki köprüyü daima sağlam ve mamur tutarak muhafaza edebilir. Aksi takdirde bizleri (Türk Milleti´ni) bir arada tutan harçlar (değerler) zayıflar ve birbirimize yabancılaşırız.
Devlet hayatında, dolayısıyla devleti yaşatan insan hayatında da bilenler ve ders çıkaranlar için daima üç(3) bölüm vardır. Onlar; dün, bugün ve yarın/yarınlardır. Bunların içinde en önemlisi "BUGÜNDÜR."  İyi değerlendirilmesi icap eder. Çünkü, yarın gelmemiştir. Öyleyse, yarınla ilgili tedbiri bugünden almak yani hazırlıklı olmak gerekir. Bunun içinde; yarına dair alınan tedbirin sağlam olabilmesi için yapılması gereken tek şey, "DÜN´Ü" iyi değerlendirip, ondan iyi ders çıkarmaktır. Zira, dün yaşanmıştır. El´de doğru-yanlış bilgi ve belge mevcuttur. Kolayca mukayese yapılıp, karar alınabilir. Bu sebeple, konumuz olan milli kültürümüzde, dünkü kültür hayatımızla bugünün mukayesesi çeşitli vesilelerle yapılır. Bu karşılaştırmalarda genellikle dünün ne kadar muteber, bugününse ne kadar yozlaşmış olduğundan dem vurulur. Peki nedir dünü muteber, özlenen bugünü ise yoz, şikayet edilen kılan.? Kanaatimizce dünden bugüne değişen milli kültür değerlerimizin algılanışıdır. Algılamadaki bu değişim, Türk Milleti´nin üslubunu da değiştirmiştir.!
Dini hayatımızda yaşanan karmaşa ve sıkıntılar bunun en güzel örneğidir. Türk´ün evliya ile Müslüman olması onu Ahmed Yesevi, Hacı Bektaşi Veli, Hacı Bayram Veli, Mevlana ve Yunus Emre gibi nice gönül erlerinin imbiğinden süzülüp gelen bir anlayışa götürmüştür. Bu anlayışta insanlar Allah(c.c)´a kul, Resul-i Ekrem´e ümmet olmanın çabası içerisindedirler. Kendilerine şah damarından da yakın hissettikleri Yaradan´a korku ile değil, sevgiyle bağlıdırlar. " İki günü bir olan ziyandadır." ölçüsüyle dünya ve ahiret hayatına yönelik dengeli bir hayat üslubu benimseyip insanlara sevgi, şefkat ve hoşgörüyle yaklaşıp, cömertlikte yağmur, şefkat ve merhamette güneş, kusurları örtmede gece, tevazuda toprak gibi hareket ederler.
Bu anlayışta, insanların ihtiraslarının akıllarının sınırını geçmesine izin yoktur. Liyakat ve başarı takdir görür, marifet iltifata tabidir. İnsanlar, elde ettikleri başarılarda gösterdikleri gayretin etkisini bilirler ama tevfikin Allah(c.c)´dan olduğu gerçeği de onları benlik ve gurur gayyasına düşmekten alıkoyar. "Ben" deyince çoklukta (kesrette), "Biz" deyince teklikte (Vahdette) olduklarının şuurundadırlar. Bu insanlar için, ölçü ve üslup bunlardır. Bu ölçü ve üslupla ahenkli bir cemiyet hayatı teşekkül etmiş ve yüzyıllarca, çok geniş bir coğrafyada bu ahenkli iklim hüküm sürmüştür.
Dünün insanı dil konusunda hassastır. Dünyanın en akıcı dili olan ve yaşadığı coğrafyada zenginleşen Türkçe´yi, onun en güzel ifade bulduğu yer olan İstanbul ağzıyla konuşur. Kendi edebiyatına, klasiklerine yabancı değildir. İnsanın süsünün yüz, yüzün süsünün göz, aklın süsünün dil, dilin süsünün söz olduğunu bilir ve aklının ürünnü olan sözcükleri güzel bir üslupla çevresine yansıtır. Doğru ve güzel Türkçe kullanmanın önemine vakıftır.
Dünün insanı, beşikte ninni, hayat yolunda şarkı, türkü, askerlikte-okulda marş, kemal vadisinde ilahi olarak duyduğu milli musikinin terennümlerine aşinadır. O, musikiyi yaratan ve yaşatan felsefeyi bilir, musikinin yozlaşmasına karşı bilinçli olur ve milli musikisine sahip çıkar.
Dünün insanında tarih şuuru vardır. Tarihi bilmenin, ibret almanın, onu geçmişte yapılan hataların tekrarından alıkoyacağının farkındadır. Tarihin bir milletin hafızası olduğu bilincindedir. Bu hafızayı doğru ve canlı tutmak için çaba sarf eder.
Dünün mimarisinde bir üslup vardır. "Mescitlerinizi mütevazi, şehirlerinizi mamur yapınız" ölçüsüyle inşa edilen binaların, günümüzün sefertası mimarisi çok katlı yapılarıyla mukayesesi dahi yapılamaz.
Kısaca ifade edersek, dünkü kültür hayatımızın değerleri ve o değerlerin getirdiği yaşama tarzını, bir başka ifadeyle "üslubumuzu" kaybetmiş olmanın sıkıntısını yaşıyoruz. Hatta geçmişten yeteri kadar ders çıkarmadığımızdan, maalesef ben ve benim gibiler "geçmiş zaman olur ki hayal-i cihan değer" ifadesini dilinden düşürmeden sürekli terennüm ediyor...!
Aziz okurlar; sizlere "sonsuza kadar ÜSLUPLU" bir hayat diliyorum.
Allah(c.c)´a emanet olun.
SAYGILARIMLA.


877 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ELİMİZİN VE ELİN YAPTIĞI TABUTLARDAKİ HAYATIMIZ VE KAÇINILMAZ OLAN AKİBETİMİZ...! - 06/03/2019
ELİMİZİN VE ELİN YAPTIĞI TABUTLARDAKİ HAYATIMIZ VE KAÇINILMAZ OLAN AKİBETİMİZ...!
KOLTUK SEVDASI - 27/02/2019
KOLTUK SEVDASI
PROMOSYON - 20/02/2019
PROMOSYON
ENFLASYON DÜŞTÜ MÜ? DÜŞÜRÜLDÜ MÜ? - 13/02/2019
ENFLASYON DÜŞTÜ MÜ? DÜŞÜRÜLDÜ MÜ?
TRUMP MI? TRAMPET Mİ? - 30/01/2019
TRUMP MI? TRAMPET Mİ?
ATATÜRK VE KRAL...! - 19/12/2018
ATATÜRK VE KRAL...!
IVIR ZIVIR İŞLER VE MASKARALIK...! - 12/12/2018
IVIR ZIVIR İŞLER VE MASKARALIK...!
FAS´IN FESİYLE FAS´LI DEĞİL, FESLİ KADİR...! - 05/12/2018
FAS´IN FESİYLE FAS´LI DEĞİL, FESLİ KADİR...!
SÖZÜM; MAHALLİ SEÇİMDE MHP´DE BİR ADIM ÖNE ÇIKMAK İSTEYENLERE...! - 28/11/2018
SÖZÜM; MAHALLİ SEÇİMDE MHP´DE BİR ADIM ÖNE ÇIKMAK İSTEYENLERE...!
 Devamı
Saat