Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.76495.7880
Euro6.41576.4414
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam34
Toplam Ziyaret386287
Takvim
Hüseyin Şahin
insanolmak@hotmail.com
DEPREM (ZELZELE) VE DİĞER BAZI FELAKETLER (İBRET - TEDBİR VE TAKDİR)
02/08/2017
Dünyadaki diğer ülkelerde de olduğu gibi, ülkemizde de sel, kaza, yangın, deprem vb. gibi olumsuzluklar olur, olmasıda normaldir. Buna karşılık; bu tür ve diğer her konuda devletin asli görevi ve mürşidi olduğu her vatandaş gerekli tedbiri almakla mükelleftir. Ancak; bu konuda ne devlet, ne de vatandaş takdire ilgi gösterdikleri kadar, ne hikmetse ibret ve tedbir almada zerre kadar gayret göstermiyorlar. Tabiri caizse " tam bir vurdum duymazlık " hakim. Olan oluyor, olduktan sonra da, "düşene yol gösteren çok olur." misali, özellikle yetkili makamlarda oturanlar sadece kem-küm, cek-cak konuşurlar, bal yapmaz arı gibi vızıldarlar. İbret, tedbir, çare, çözüm hak getire. Zira: YOK...!
Oysa ülkemizde; her an, her gün, her ay, her yıl, her yüzyıl, her konuda o kadar çok ibretlik olaylar vaki oluyor ki. Tabi anlayana, ders çıkarana, çare arayana, tedbir alana, çözüm bulana. Hani bir söz vardır. " Geçmişten ders alınsa, hiç tarih tekerrür edermiydi." diye. 
İşte size basit ama, önemli bir örnek: ÖLÜM...! İnsan olarak olarak o kadar arsızız ki; en büyük vaiz olan ölümle an´lık karşı karşıyayız. Ondan bile ders almayı bilmiyoruz. En yakınımız vefat eder, elimizle mezara koyarız, arkasından feryat-figan ederiz, salya-sümük ağlarız. O sırada etrafımıza bakıp diğer mezarları da görürüz. Aklımıza " benimde er-geç son mekanım burası olacak" gelir. Gelir de; oradan ayrıldıktan sonra, az önceki duygu ve düşünceleride mezarlıkta bırakıp, gem vuramadığımız arsızlığımızla hiçbirşey olmamış gibi hayata hayasızlıklarımızla, kaldığımız yerden devam ederiz. Artık herşey geride kalmıştır. Yalan, hile, hasetlik, fesatlık, fitne-ficurluk, hırsızlık, dalavere, dedikodu, gıybet, iftira vb. gibiler bizim hayat arkadaşımız olmuşlardır. Sırat-ı mutakim terk edilmiş, nefs ve şeytanın yoluna girilmiştir.
Şimdi soralım: Böyle bir insan tipinin kendisine, ailesine, içinde yaşadığı topluma, milletine, devletine fayda sağlamısı mümkün mü.? Sorumuzu şimdide tersinden okuyalım. Devletin yönetimini elinde bulunduran böyle bir insan tipinin ülkeye sağlıklı bir hizmet vermesi sözkonusu olabilir mi.? Neyimiş: " Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmazmış...!
Bu noktada; gelelim yukarıda zikrettiğimiz olumsuzluklara. Sözkonusu olumsuzlukların devlet hayatında mutlak evveliyatı vardır. Devletin bunlardan ders çıkarıp gerekli tedbiri almak, uygulamak, vatandaşını uyarmak ve uymasını sağlamak birinci görevidir. Görevidir de, son bir haftada (sel ve deprem) olup bitenlere bakıyoruz; devlet, geçmişten ders çıkarıp dersine iyi çalışmamış, sınıfta kalmıştır. İsterseniz kısaca açıklayalım:
1- SEL : Hem devlet olarak, hemde göz yumduğun vatandaş olarak tabiatla pinpon topu gibi oynuyorsunuz.. Eğer oynarsanız, oynamaya devam ederseniz birgün gelir, elinizdeki raket kafanızı kırar, top da gözünüzü çıkarır.
2- KAZA VE YANGIN : Devlet olarak aldığın tedbirleri uygulamaz, göz yumarsan, vatandaşıyın kafasında hep varolan "birşey olmaz" düşüncesini izale etmezsen, herkes kendini kral zanneder, kuralları çiğner, acı son kaçınılmaz olur.
3- DEPREM : "deprem öldürmez, içinde yaşadığımız mekan öldürür." Mekanı yapan kim.? İnsan. İnşasına izin veren kim.? Devlet. Yani o da insan. Madem ki ülkemizin büyük bir bölümü deprem bölgesi, inşaat yapanın önüne inşaat şartlarını koyup ( bu yetmez), inşaatın her safhasında ciddi olarak denetim görevinin yerine getirmesi icabeder. Ama; yetkililerin büyük bir bölümü uzakdan kumanda denetim yapar ve dosyada 1211 sayılı belgeye bakar. Hal böyle oluncada, inşa edilen her ne ise insanı, insanları öldürmek için sıraya girmiştir demektir. Acı sonla yüzleşince de, sanki olumsuzlukların müsebbibi kendileri değilmiş gibi, yetkili makamdakiler kem-küm´e, cek-cak´a başlarlar.
Hepimizin bildiği bir söz vardır. " deveni sağlam kazığa bağla, sonra güven Allah´a." Yani tedbir bizden, takdir Yüce MEVLA´DAN.
SON SÖZ : Kul´a kul olanlar, karnına kul olanlar, Yüce Allah(c.c)´a ve aziz Türk Milleti´ne hizmet edemezler.
Allah(c.c)´a emanet olun.
SAYGILARIMLA.


845 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ELİMİZİN VE ELİN YAPTIĞI TABUTLARDAKİ HAYATIMIZ VE KAÇINILMAZ OLAN AKİBETİMİZ...! - 06/03/2019
ELİMİZİN VE ELİN YAPTIĞI TABUTLARDAKİ HAYATIMIZ VE KAÇINILMAZ OLAN AKİBETİMİZ...!
KOLTUK SEVDASI - 27/02/2019
KOLTUK SEVDASI
PROMOSYON - 20/02/2019
PROMOSYON
ENFLASYON DÜŞTÜ MÜ? DÜŞÜRÜLDÜ MÜ? - 13/02/2019
ENFLASYON DÜŞTÜ MÜ? DÜŞÜRÜLDÜ MÜ?
TRUMP MI? TRAMPET Mİ? - 30/01/2019
TRUMP MI? TRAMPET Mİ?
ATATÜRK VE KRAL...! - 19/12/2018
ATATÜRK VE KRAL...!
IVIR ZIVIR İŞLER VE MASKARALIK...! - 12/12/2018
IVIR ZIVIR İŞLER VE MASKARALIK...!
FAS´IN FESİYLE FAS´LI DEĞİL, FESLİ KADİR...! - 05/12/2018
FAS´IN FESİYLE FAS´LI DEĞİL, FESLİ KADİR...!
SÖZÜM; MAHALLİ SEÇİMDE MHP´DE BİR ADIM ÖNE ÇIKMAK İSTEYENLERE...! - 28/11/2018
SÖZÜM; MAHALLİ SEÇİMDE MHP´DE BİR ADIM ÖNE ÇIKMAK İSTEYENLERE...!
 Devamı
Saat