Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.75325.7763
Euro6.33506.3604
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam61
Toplam Ziyaret394718
Takvim
Hüseyin Şahin
insanolmak@hotmail.com
İNSANLIĞIN KANAYAN YARASI KADIN - ERKEK İLİŞKİSİ
01/11/2017
Allah(c.c), kainattaki bütün sebep-sonuç ilişkilerini düzenleyen ezeli ve ebedi ilmiyle, derin bilgi ve hikmetiyle, erkeği kadına, kadını da erkeğe muhtaç olarak yaratmıştır.
Her iki cins, insan olmak bakımından Allah(c.c) katında aynı şeref ve değeri taşıyor olsalar da, yaradılış kanunlarının hedef ve hikmetlerinden uzak düştüklerinde, birbirlerine karşı yanlış tavırlar sergilemekten hiç kaçınmamışlardır. Özellikle kendini bir halt zanneden insan görünümlü insan müsveddesi erkek, kendisine lütfedilen fiziki güç ve kuvveti yanlış algılamış, kadınları tarih boyunca 3. sınıf değersiz bir varlık görmeye, ya da şeytan gibi görüp, gösterip, onları aşağılamaya meyletmişlerdir. Bu yanlış eğilimin katı ve kötü alışkanlığa dönüştüğü bazı dönemlerde ise, kadının erkek egemen toplumlarda ağır zulümlere maruz kaldığına tarih şahitlik etmektedir.
Erkeğin kadına karşı takındığı bu düşmanca tavır, elbette sosyal hayatın diğer alanlarındaki zulüm ve haksızlıklardan soyutlanabilecek bir durum değildir. İlahi yaradılış düzeninde her varlık ve her olayın oturduğu ölçü ve denge, insanların kendi elleriyle işlediklerinin tabii bir sonucu olarak türlü bozulmalara uğramış, sosyal hayatın ana dinamiklerindeki bu bozulma ve kokuşma, ilahi müdahaleyi gerekli kılacak boyutlara varmıştır. Allah(c.c) tarafından gönderilen kutsal kitaplar, önce insanların iç dünyalarında bozulan ve çürüyen hedefleri iman ve ahlakla tamir etmeyi, sonra da sosyal hayata yansıyan bu bozulma ve çürümelerle zarar görmüş olan ölçü ve dengenin yeniden sağlanmasını hedeflemiştir.
Kadın ve erkek ilişkilerinde, Yüce Allah(c.c)´ın koyduğu ölçü ve dengenin erkekler tarafından bozularak, kadına karşı geliştirilen haksız muamele ve incitici bakış, Kitabımız Kur´an´ı Kerim´de tekrar öz dengesine kavuşturulmuştur. Kur´an´ı Kerim, ortaya koyduğu sert tedbirler ile, raydan çıkan erkek-egemen görüşleri yeniden karşılıklı sevgi, saygı ve işbirliği temeline oturtmuş, insanlığa geleceğe yönelik adil bir bakış açısı sunmuştur.
Peygamberleri karnında taşıyan, besleyen, büyüten ve terbiye eden annelerimizin itilip-kakılması, aşağılanması insanlığın asaletini, erdemini ve değerlerini azaltmış ve zenginleşmesini engellemiştir. İtilen, kakılan, dövülen, aşağılanan, hakaret edilen, kullanılıp atılacak eşya gibi görülen, erkek müsveddesinin el kiri olarak değerlendirilen ve seks aracı olmaktan fazla bir değer verilmeyen kadınların gözyaşları sel olup akmış, gönül kırıklıkları arş-ı alaya çıkmış ve insanlığın üzerine karabulut olarak çökmüştür.
Yüce Allah(c.c), sel olup akan bu gözyaşlarını kurutmak, gönül kırıklıklarını tamir etmek ve karabulutları dağıtmak için, yoldan çıkmış biz aciz kullarına, sırat-ı müstakim üzere olalım diye İlah-i Mektubu KUR´AN´I göndermiştir. Kadın haklarında temelden devrim yapan Kur´an, kadını öne çıkarmış, onu layık olduğu makama oturtmuş ve onun ızdırabını dindirmiştir. Kitabımız Kur´an´ın bu devrimine rağmen insanlık geçmişin yozlaşmış kültürün etkisinden kurtulamadığı için, kadını itmeye, ezmeye ve el kiri olarak görmeye devam etmiştir. Kimi toplumlarda  kadın, ticaret malı haline getirilmiş, kimi toplumlarda köle gibi kullanılmış ve itibarı olmayan bir varlık haline düşürülmüştür. 20. asır kadın hakları bakımından cahiliyet döneminden pek de ileriye gidememiştir. 21. asır, eğer insanlık başarabilirse kadının değerine, asaletine, erdemine, ve mevkiine getireceği değişimlerle sonraki asırlarda övgüyle anılmaya layık olacaktır. Yarınlarda kadına gerekli değer verilmezse, aydınlık geleceğe kadınların gözyaşı ve gönül kırgınlıklarıyla ulaşmamız mümkün değildir. Yaşadığımız asrın hamurunu; iyi muameleye, sevgiye, saygıya, şefkat ve merhamete her zaman layık olan kadınlarımız yoğurmalıdır. Geçmişte yapılan hataları affettirmek için, kadınlarımıza gönülden gelen bir sevgiyle yaklaşalım, onların sınırsız fedakarlıklarıyla ortaya koyduğu emeklerine nankörlük etmeyelim, onları insanca ilişkilerden mahrum etmeyelim; unutmayalım ki, onların kanını, canını ve sütünü damarlarımızda ve bütün hücrelerimizde taşıyoruz. Yine unutmayalım, ONLAR "ANA´DIR." Yine unutmayalım, eşinden-erkekten sevgi görmeyen " O ANA ", çocuklarına sevgi veremez ve onları sevgi beşiğinde büyütemez.
Bütün bunları söylememizin sebebi; aşağılık, kanı-geni bozuk, şeref yoksunu erkeklerin ayrılıkçı(bencil)ve zalim dünyası, Yüce Allah(c.c)´ın değerli yarattığı KADINA-ANA´YA gözyaşı dolu bir hayat vererek, insanlığa "AH"larla dolu bir kültür bırakmasıdır.
Karnında bizlere yer ayıranlara, gönlümüzde bir yer ayırmak dileğiyle....!
SAYGILARIMLA.


667 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ELİMİZİN VE ELİN YAPTIĞI TABUTLARDAKİ HAYATIMIZ VE KAÇINILMAZ OLAN AKİBETİMİZ...! - 06/03/2019
ELİMİZİN VE ELİN YAPTIĞI TABUTLARDAKİ HAYATIMIZ VE KAÇINILMAZ OLAN AKİBETİMİZ...!
KOLTUK SEVDASI - 27/02/2019
KOLTUK SEVDASI
PROMOSYON - 20/02/2019
PROMOSYON
ENFLASYON DÜŞTÜ MÜ? DÜŞÜRÜLDÜ MÜ? - 13/02/2019
ENFLASYON DÜŞTÜ MÜ? DÜŞÜRÜLDÜ MÜ?
TRUMP MI? TRAMPET Mİ? - 30/01/2019
TRUMP MI? TRAMPET Mİ?
ATATÜRK VE KRAL...! - 19/12/2018
ATATÜRK VE KRAL...!
IVIR ZIVIR İŞLER VE MASKARALIK...! - 12/12/2018
IVIR ZIVIR İŞLER VE MASKARALIK...!
FAS´IN FESİYLE FAS´LI DEĞİL, FESLİ KADİR...! - 05/12/2018
FAS´IN FESİYLE FAS´LI DEĞİL, FESLİ KADİR...!
SÖZÜM; MAHALLİ SEÇİMDE MHP´DE BİR ADIM ÖNE ÇIKMAK İSTEYENLERE...! - 28/11/2018
SÖZÜM; MAHALLİ SEÇİMDE MHP´DE BİR ADIM ÖNE ÇIKMAK İSTEYENLERE...!
 Devamı
Saat