Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam177
Toplam Ziyaret575443
Takvim
Saat
HASAN KURTULAN
mutludegerleme@gmail.com
ATILAN TAŞLAR YERİNİ BULUYOR MU?
06/11/2019
Ekonomi yönetiminin piyasaları rahatlatmak amacıyla attığı adımları önceki yazılarımda paylaşmıştım sizlerle.
Yapılan tüm uyarılara ve yaşananlara rağmen ısrarla piyasalara sadece kredi pompalamaya çalışarak hareket edilmeye devam edilmektedir.
Oysa bireylerin yaşanan enflasyon ve hayat pahalılığı sebebiyle gelirleri erimiş, satın alma güçleri sıfırlanmış durumdadır. Orta gelirli kesimin ise daha önceden kullanmış olduğu uzun vadeli kredilerden (Konut, taşıt vb) dolayı kredi kullanım kapasiteleri doludur. Üst gelir seviyesindeki insanlar ise zaten çoktan Dolara dönüp beklemeye geçtiler, bir kısmı bir önceki yazımda bahsettiğim üzere yüksek kurdan satın alım yaptıklarından döviz kuru kapanına yakalandı, hemen hepsi yeni bir kriz yaşanıp dolar kurunun 10-12 TL seviyelerine çıkacağı beklentisine göre pozisyon almış durumdalar.
Ticaret erbabı ise beklentilerin bozulmuş olması, yaşanan likidite sıkışıklığı, kurda yaşanan atakla birlikte oluşan maliyet enflasyonu gibi sebeplerle ciddi miktarda ciro kaybına uğradılar, satış olmayınca nakit akışları bozuldu, mevcut kredilerini bile ödemekte zorlanmaya başlayınca bankalar tarafından limitleri kısıtlandı, hatta kredileri geri çağırılanlar bile oldu. Gerek yurt içinden gerekse yurtdışından fazlasıyla borçlu bulunan reel sektörün de ilave kredi kullanma kapasitesi son derece sınırlıdır.
Hükümetin Kamu Bankalarını zorlayıp çeşitli operasyonlarla kredi kullandırma kapasitelerini arttırarak -üstelik zararına- kredi kullandırmaları sebebiyle oluşan problemler de uzun süre baş ağrıtacağa benziyor.
Özel Bankaların son bir buçuk yıldır kredi kullandırmaktan kaçıp faiz vb ilavelerle kendiliğinden büyümesi gereken kredi portföylerinin aksine ana para cinsinden bile küçüldüğü bir ortamda gidilebilecek mesafenin kalmadığını görüyorum.
Merkez Bankasınca faiz oranlarının indirilmesini isabetli bulmakla birlikte, “döviz yangınına” sıkılacak daha fazla elde TL enstrümanın kalmadığı görüldüğünden, Para Politikası açısından kullanılabilecek tüm yedek cephane sahaya sürülmekte, Merkez Bankasının Bilançosu boşaltılmaktadır. Yangının söndürülmesi için bir kısmına ben de katılıyorum ancak kalan imkanın sınırlarına geldik maalesef.
Özellikle döviz kurunu zapt altına alabilmek için yine Kamu Bankalarınca gerektikçe satış yapılmaya devam edilmekte, Kamu Bankalarının bilançolarındaki kur riskleri alabildiğine zorlanmaktadır.
Her şeye rağmen haftalık açıklanan Döviz Tevdiat hesapları rakamları ortalama haftada 1-1,5 Milyar Dolar kadar vatandaşların Dolara dönmeye devam ettikleri görülmekte, “Dolarizasyon” durdurulamamaktadır.
Kredi pompalama yoluyla hareket edilmesinin yanlış olduğunu, Hükümetin bu yolun çıkmaz yol olduğunu görememelerine sadece üzülüyorum.
Çare, alt gelir gruplarına ciddi gelir arttırıcı aktarımlar yaparak sistemi harekete geçirmekte, üretmekte ve üretim yollarının sonuna kadar açık tutulmasındadır. İlgisini çekenlerin “Tulumbanın Suyu” başlıklı makaleme göz atmasını öneriyorum.


955 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

KAZANAN KİM? - 29/06/2022
KAZANAN KİM?
BABAM, (FOTOĞRAFÇI) ORHAN KURTULAN - 22/06/2022
BABAM, (FOTOĞRAFÇI) ORHAN KURTULAN
CAMBAZA BAK! - 15/06/2022
CAMBAZA BAK!
NE YAPARLARSA DÜZELİR? - 08/06/2022
NE YAPARLARSA DÜZELİR?
DURUM ANALİZİ - 13/04/2022
DURUM ANALİZİ
SITKI SOYLU AMCAM - 30/03/2022
SITKI SOYLU AMCAM
HİÇ MUTLU DEĞİLİM - 09/03/2022
HİÇ MUTLU DEĞİLİM
SAVAŞA HAYIR AMA - 02/03/2022
SAVAŞA HAYIR AMA
NİYE YAZIYORUM? - 23/02/2022
NİYE YAZIYORUM?
 Devamı