Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi7
Bugün Toplam11
Toplam Ziyaret575883
Takvim
Saat
Bülent ÜSTÜNDAĞ
MUT MÜDAFAA-İ HUKUK CEMİYETİ'NİN ZAFERLERİ.. ASİLERİN ERMENEK BASKINININ ÖNLENMESİ
18/05/2022
Konya ve Karaman'dan çekilen asiler, başlarında Delibaşı olduğu halde Hadim, Bozkır, Aladağ taraflarına yerleşip yeniden toparlanmaya başlamışlardı. Bunlara o zaman Ermenek kazası dahilindeki eşkıyalardan Aslan Mehmet denen adam, yanındaki bir sürü haydutla iltihak ettiğinden asilere yeniden can gelmiş, Ermenek'e hücum hazırlıklarına başlamışlardı.  
Konya mebuslarından Ermenekli Hulusi Bey bu sıralar Ermenek''e bulunuyor, isyan ve asilerin harekâtı ile pek yakından meşgul oluyordu. 
Asilerin Ermenek yakınlarında toplanarak Ermenek'i işgal teşebbüslerini, tehdit dolu tekliflerini ve halkın bu yüzden asilere iltihak etme ihtimali olduğunu, asilerin Ermenek'i işgal ve yağma ettikten sonra daha da kuvvetlenerek Mut, Gülnar ve Silifke'yi de işgal edip Mersin'de Fransız kuvvetleri ile birleşme kararında olduklarını günü gününe Mut'a' bildiriyordu.  
Ermenek'ten asilerin durumu hakkında bir çok tel yazılıyor ve acele yardım rica ediliyordu. Mut merkezi ise vaziyeti olduğu gibi kendi istihbaratını da ekleyerek İçel Mutasarrıfı Hilmi Beye bildiriyor ve durmadan yardım hazırlığına çalışıyordu.
Ermenek'ten en son alınan rapora ve yardım isteğine göre Ermenek'in hali hakikaten acınacak şekil almıştı. Asilerin hiç şakası yoktu. Bilhassa Aslan Memet sırf Ermenek'i soymak Ermenek ileri gelenlerinden eline geçirebildiklerini öldürmek için karışmış ve onları Ermenek baskınına sürüklemişti. Diğer yerlerde yaptıkları gibi Ermenek, hem işgal edilecek hem soyulacak belki da yakılacaktı.  
Ermenek kaymakamı kaçmış, jandarma kumandanı üç gündür kayıp olmuş, askerlik şubesi reisi bir hamam harabesine gizlenmiş, jandarmalar silahlarını bırakıp birer tarafa saklanmış, hapishane boşaltılmıştı. Ermenek halkında manevi kuvvet namına hiç bir şey kalmamıştı. Direnme için maddi kuvvet ise zaten yoktu.  Ermenek'in yardım isteğine, Ermenek halkının maneviyatını yükseltecek inandırıcı, ferahlatıcı bir cevap verildi. 
Ermenek'e Yardım:
15 Ekim 1920 tarihinde İçel Mutasarrıfı Hilmi Bey, yanında binbaşı Mengenli Emin Bey, Silifke müftüsü Mehmet Efendi (İlter), Silifke millet vekili Sami Bey, Yedek subay Behçet Bey oğlu Tahir Bey, Silifke jandarma kumandanı yüzbaşı Hüsnü Bey, Gülnar müftüsü Mehmet Efendi (Altın), Gülnar kaymakamı Ali Sabri Bey, birkaç jandarma ile yirmi kadar Gülnarlı ve yüz'den fazla süvari asker olduğu halde Mut'a geldiler. Bunlara Mut'tan millet vekili Ali (Ataışık), Mirza Bey, Müftü Nadir Bey (Mutluay), Mirza Bey oğlu Kadir Bey (Kurtsuyu), Doktor Hamdi Bey, Zülfikar Çavuş (Şener), iki yüzden fazla silahlı Mutlu da katıldı. Durum konuşuldu. İkinci gün harekete karar verildi, keyfiyet; Ermenek'te mebus Hulusi beye mahrem olarak bildirildi. 16 Ekim 1920'de Ermenek'e doğru yola çıkan yardımcı kuvvetler Mut'un Dorla köyünde konakladılar. 
17 Ekim 1920 günü yola çıkılarak öğle sonu Ermenek'e üç saat mesafedeki Tekeçatı mevkiinde toplandılar. Mut'tan çekilen telgraf üzerine karşıcı olarak Ermenek'ten Müdür Mehmet efendi, Ahmet Bey, Ermenek reji memuru gelmişlerdi. 
Mutasarrıf Hilmi Bey başkanlığında, gelen Ermeneklilerin de katıldığı toplantıda milli kuvvetlerin Ermenek'e giriş şekli görüşülüp tespit edildi. Bu karara göre atlı askerler güneş battıktan biraz sonra ve yaya askerler de yatsı vaktı Ermenek'e girdiler. Bilgiye göre Mustafa Asım ve Kenan kumandasındaki asiler o gün sabah erken Ermenek'e hücum edeceklerdi. Bu haberi teyit eden Mustafa Asımın bir mektubu da okundu.
Yatsıya doğru yaya askerler de geldi. Süvariler daha önce gelip kasabanın asayişine memur edilmişlerdi. 
Ermenek'in savunma şekli, belediye dairesinde etraflıca gözden geçirildi. Kat'i karar verilmişti. Askerlerin yorgunluğuna bakılmayarak karar gereğince işe başlamak uygun görüldü. Vakit gece yarısı idi. 
İlk olarak en tehlikeli mıntıka sayılan Ermenek'in Keben mıntıkasına, Mut doktoru Hamdi Bey, Mirza Bey oğlu Kadir Bey, Zülfikar Çavuş emrinde kuvvetli bir müfreze gönderildi. Bu müfreze sabaha kadar uyumayacak ve Ermenek'in savunmasında en önemli başarıyı sağlayacaktı.
Silifke jandarma kumandanı yüzbaşı Hüsnü Bey bütün jandarmaları ile Ermenek'in Bağlar bölgesine gönderildi.      
Mut müftüsü Nadir Beye de kuvvetli bir müfreze verilmişti. Bu kuvvetlerle Ermenek'in batısındaki Gargara yolunu sıkıca kapayacaktı. 
Gece her tarafta devriye geziyorlardı. Bu arada pek çok güvenilir Ermenekli savunma işinde vazifeli idiler. Vazifeli olmayanların gece sokağa çıkmaları yasaklandı.
Müftü Nadir Bey devriye gezerken bir adam yakaladı, yaptığı soruşturmada; Mustafa Asım tarafından geldiğini, Ermeneklilere yazdığı bir mektup taşıdığını söyledi. Mektupta: Ermeneklilerin teslim olmaları, hiçbir kimseye fenalık yapılmayacağı gibi daha bir sürü vaat ve nasihat vardı. Bu çok iyi bir haberdi... Çünkü Mustafa Asım'ın Ermenek'e giren yardımcı kuvvetten haberi yoktu. Çok gafil avlanacaklar, perişan olacaklardı. Bu adam elindeki mektupla beraber mutasarrıfa gönderildi. Durum diğer kollara bildirildi. Şimdi herkes ödevini biliyordu. Herifler yolda idi. 
18 Ekim 1920 günü daha sabahın erken sıralarında, Ermenek'in üstündeki yüksek kayalıkların üzerinden Ermeneklilere hitaben söğmeler, hakaretler, tehditler savuran eşkıyanın pek çoğu yardımcı kuvvet üzerine yavaş yavaş yürüyorlardı. Büyük bir kalabalık, gelişi güzel yürüyen köylüler Ermenek'in içinden bile görülmeye başlamıştı. 
İlk tüfek patladı, çarpışma başladı.
Bağrışanlar, koşanlar, mevzi alanlar açık açık seçiliyor, bütün Ermenekliler çoluk çocuk damların üzerinden bunlara bakarak Allah'a yalvarıyorlardı. Gittikçe şiddetlenen ateş düellosu üzerine mutasarrıf Hilmi Bey de bu mıntıkaya gitti. Gargara yolunda ve Bağlar mıntıkasında da çarpışma başlamıştı. Her tarafta sürekli yaylım ateşler devam ediyor, Ermenek sanki ateşten bir çember içine alınıyordu. 
Eşkıya hiç ummadığı bu çetin kuvvet karşısında adım adım geri çekildi. Bunların geri kaçışlarını Ermenekliler de seyrediyorlardı. Asiler dayanamayacaklarını anlayınca pek perişan ve şaşkın bir halde Gargara köyüne kadar kaçmışlardır. Gargaralılar bunların pek çoğunu yakalayıp gelecek kovalayıcılara teslim etmek istemişlerse de milli kuvvetlerden gelen olmayınca köylüler bunları salıvermişlerdi.....
Haftaya.; ASİ ASLAN MEHMETİN İDAMI


152 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SİLİFKE'NİN İŞGALİ VE SİLİFKE MÜDAFA-İ HUKUK CEMİYETİ KURULUYOR - 29/06/2022
SİLİFKE'NİN İŞGALİ VE SİLİFKE MÜDAFA-İ HUKUK CEMİYETİ KURULUYOR
MUT MÜDAFAA-İ HUKUK CEMİYETİ - 22/06/2022
İLK BÖLÜK KUMANDANI
MUT MÜDAFAA-İ HUKUK CEMİYETİ - 15/06/2022
Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Mut'ta Kurulmuş ve düzeni
MUT MÜDAFAA-İ HUKUK CEMİYETİ - 08/06/2022
MUT MÜDAFAA-İ HUKUK CEMİYETİ
KEKLİK AVI DESTANI - 01/06/2022
KEKLİK AVI DESTANI
ASİ ASLAN MEHMETİN İDAMI - 25/05/2022
ASİ ASLAN MEHMETİN İDAMI
MİLLİ MÜCADELEDE MUTUN ÖNEMİ !… KONYA VE KARAMAN İSYANI!... - 11/05/2022
MİLLİ MÜCADELEDE MUTUN ÖNEMİ !… KONYA VE KARAMAN İSYANI!...
TAŞHAN - 27/04/2022
TAŞHAN
LAF LAFI AÇAR ÇOĞLAĞI GAPIZI - 20/04/2022
LAF LAFI AÇAR ÇOĞLAĞI GAPIZI
 Devamı