Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam195
Toplam Ziyaret817205
Takvim
Saat
KÜNYE
MUT'TAN HABER GAZETESİ
Kurucusu: Sıtkı SOYLU
İmtiyaz Sahibi: Ali Yaver SOYLU
Yazı İşleri Müdürü: Halil SÖYLEMEZ
Tel: 0324 774 13 69 
www.muttanhaber.net
e-mail:
aliyaversoylu@hotmail.com
U
ETS : 15016-10186-48762
Osman KARA
osmankara.48@gmail.com
ÇEVRE, İNSAN VE UYGARLAŞMA
07/12/2022
Yirmi birinci yüzyıla önemli bir “yok oluş” sorunuyla birlikte girdik. Tüm insanlığın ortak sorunu; gelişmemiş uygarlığın olduğu kadar, gelişmiş uygarlığın da. Kendi yaptığı silahı yine kendine doğrultup ateşlemek kadar akılsız, öngörüden uzak. Böyle sürdükçe bizi hızla “yok oluşlara” götüreceğe benziyor. Her gün altı milyardan çok insanın “en iyisi ve en çoğu benim olsun!” diye kapmaya çalıştığı paylaşılmış yeryüzü değerlerimizi hızla tüketmesi, bozması ve yok etmesidir, “yok oluşa” götüren.
İşte “çevre sorunları” denilen olgu bu. Çarpık yapılanmasıyla, gönençli bir yaşam ortamından çıkıp “itici” yerler durumuna gelmiş kentsel alanlar, gün geçtikçe hızla artan nüfus, tükenen enerji kaynakları, kirletilmiş hava, toprak ve sular ile savaşlar, ruh dinginliğine izin vermeyen gürültü, açlık ve eğitim olanaklarından yoksunluk, nüfus kirlenmesi çevre sorunları dediğimiz zincirin birer halkalarıdır. Artık anlaşılmaktadır ki; çevre, doğa sorunu olmaktan çıkmış, insan sorunu durumuna gelmiştir. “Çevrenin” sorunu değil, “insanın” sorunu vardır.
Her ne kadar “çevre sorunları” dediğimizde “dar” anlamda ele alınan “çevre kirliliği” olgusu akla geliyorsa da bunun kapsamı sanıldığı kadar dar değildir. Gezegenimizdeki canlı (organik) ve cansız (inorganik) bileşenlerin, özellikle bu sistemin insan yaşamını ilgilendiren yönünün, “var olma” durumunu nasıl gerçekleştireceği konusu çok bilinmeyenli bir denklem olarak, “çevre sorunları” bağlamında değerlendirilmektedir.
Kuşkusuz bu soruna çözüm arayan bilim alanlarının sayısı oldukça fazladır. Bunlar arasında, insan-doğa ilişkilerine düzgüsel (normatif) belirleme getirmek yoluyla, sorunu çözmede yardımcı araç olarak “hukuk”un işlevini de yadsıyamayız.
Yaşadığımız “çevre”nin yaşamımızı zorlaştıran, biyolojik varlığımıza çeşitli olumsuzluklar katan etkilerine tanık oldukça insanlık adına; hukukçu gözüyle düzgüsel (normatif) bir çözüm önerisi getirilmeli ve soruna mutlaka bir tanı konulmalıdır. Özellikle ülkemiz evreninden baktığımda aklıma şu soru takılıyor: Gerçekten de giderayak dayanılmaz boyutlara gelen bu çevre sorunlarına çözüm getirmede yasal düzenlemeler mi yetersiz kalıyor, yoksa var olan ve aslında sorun çözmeye de yetebilecek normları uygulamak zorunda olan erkler, bu görevini yerine getirmede yeterli özeni mi göstermiyorlar? Hemen belirtmek gerekir, ülkemizde çevre ile ilgili çıkarılmış yasal düzenlemelere baktığımızda pek o kadar yetersiz olmadığı görünüyor. Ancak yaşamda, ülkemizde çevreye kalıcı çözüm üretmek yerine, “oy kaygısı” çekilerek halka çevre sorunun “ödül olarak” verildiği ortaya çıkıyor.
Oysa çevre olgusu, politikalar üstü bir yaklaşımı zorunlu kılan içeriklere sahiptir. Bir partinin yerel veya genelde iktidarda iken halka “ yaptım yaptım “ demesi uğruna, tek yanlı karar vererek “çevreye”ye zarar veren “icraatı”nın faturasını, bir gün gelir tarih ve doğa ağır ödetir. Üstelik çevre sorunlarına eğilirken olaya at gözlüğüyle değil “geniş” perspektifle bakıp değerlendirmemiz gerekmektedir. “Nüfus kirlenmesi” sorununu göz ardı edip çevre kirlenmesi sorununu çözmeye kalkışırsak kalıcı çözüme ulaşmamız zor olur.
Çevre sorunları parametrelerindeki niteliksel farklılığın, sonuçta insan ve doğa yaşamı üzerinde de farklı etkilere neden olduğu gözlenmektedir. “Uygarlaşmak” adına bizim yarattığımız sorunlar, öngörülü davranıp akılcı çözüm üretemediğimiz zaman boyunca katlanarak artmaya devam edecektir. Öyle ki, kısa vadede aritmetik oranlı bir çevre sorunu artışının aslında, uzun dönemde geometrik oranlı artışı dile getireceğini bilmemiz, ona göre şekillenmemiz gerekmektedir.


1326 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

VAHŞİ GÜDÜLER DEĞİŞTİRİLEBİLİR… - 15/02/2023
VAHŞİ GÜDÜLER DEĞİŞTİRİLEBİLİR…
İNSANLAR, SAVAŞLAR VE VAHŞETLER - 08/02/2023
İNSANLAR, SAVAŞLAR VE VAHŞETLER
ÖZLENEN ANILAR - 01/02/2023
ÖZLENEN ANILAR
ZOR OLMASA GEREK - 25/01/2023
ZOR OLMASA GEREK
DERTLEŞİLEN ANILAR - 18/01/2023
DERTLEŞİLEN ANILAR
DELİLERİMİZ Mİ? DELİRİYORMUYUZ? - 04/01/2023
DELİLERİMİZ Mİ? DELİRİYORMUYUZ?
DEĞİŞİMLE MUTLULUĞU YAKALAYALIM - 28/12/2022
DEĞİŞİMLE MUTLULUĞU YAKALAYALIM
DEĞİŞİM YOK OLUŞ OLMAMALI... - 21/12/2022
DEĞİŞİM YOK OLUŞ OLMAMALI...
ÇÖZÜM TEMEL EĞİTİM PROGRAMLARIDIR - 14/12/2022
ÇÖZÜM TEMEL EĞİTİM PROGRAMLARIDIR
 Devamı