Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam186
Toplam Ziyaret605175
Takvim
Saat
Bülent ÜSTÜNDAĞ
LAF LAFI AÇAR ÇOĞLAĞI GAPIZI
20/04/2022
Bu yazımızda biraz şamata yapalım ya bıktırdı, yok dizdar, yok kal'a, yok dar-ül fünun, iyice kafam karıştı, gırgır şamata bir yerin tarihine anektod düşeceğim burayı daha kimse yazmamış (Acele edeyim dedim)  ha. Hadi eğlenceye
Araştırmanın sonu gelmez, bir söz vardır ya ben başını söyleyeyim siz sonunu söylersiniz “Laf lafı açar. Laf ..... açar” nereyi açar siz bulun hadi ...
“40ından sonra azanı teneşir paklar” derler ya o öyle değilmiş 60ından sonra yazan yazar olurmuş. Bizimkide o hesap.
Bu kadar şamata yeter.: Hep tarih, tarih diyoruz birazda 1000ler 100lerden, M.Sonralardan değil M:Öncelere kadar geriye eski tarihe gidesim geldi gidelim mi, Gidelim hadi.
Bindik bir alamete, çıkarır zaar bizi selamete (bilemezsen uydur da kafiyeli olsun, görürsün beğenirler) laf lafı açtı, bende bir kitapta mut tarihini açtım kitabın adıda Abideleri ve Kitabeleri İle Karaman Tarihi Ermenek ve Mut Abideleri, yazarı Merhum İbrahim Hakkı Konyalı.... 
Başladım okumaya bir anektod karşıma çıktı aynen şöyle yazıyor “Şarl Teksiye (Küçük Asya) adlı eserinde Mut hakkında şu kısa bilgiyi vermiştir: Albay Lek Karaman'dan deniz sahiline giderken Toros'un en yüksek yaylalarından birinde ve Mut ismindeki iki yüz haneli küçük kasabanın civarında enkazı geniş yer kaplamış eski bir şehir harabesi bulmuştur. Oh dedim iyiki bulmuş değilse mutu nasıl bulacaktık neyse tarihi kaynatmayalım. Kim bu şarl teksiye dedim, buluncaya kadar benide bindirdi taksiye....!. 
Meğer adamın adının okunuşunu yazmış İ. Hakkı Konyalı. yazılışı Charles Texier miş (umarım gogıl emmim bana kızmamıştır, ararken benim başım döndü gogıl emmim ne oldu bilmem).
Ne şans ama ata sözümüzde laf lafı açardı, bende kitap kitabı açar oldu, tamam dedim açmaya çalışıyom yalnız neyi açacaksın, kitabı bul bulabilirsen, gene allah razı olsun gogıl emmimden yalvar yakar bana buluverdi.
3. Cilt sayfa 479 da aynı yazıyı buldum aynen şöyle yazıyor..: “Albay Leake, Karaman'dan deniz kıyısına giderken Toros'un yüksek yaylalarından birinde ve Mut adındaki iki yüz haneli küçük kasabanın civarında, enkazı geniş yer kaplamış eski bir şehir harabesi bulmuştur.
Selçuklular zamanında bu Mut şehri, önemli ve gelişmiş bir yerdi. Eski eser
yıkıntılarıyla yapılmış çok sayıda cami ve hamamıyla bir hanı vardır.
Karamanoğlu'nun türbesi de buradadır. Ammien Marcellin'in söz ettiği bu
harabeler, İmparator Claude'un kolonisi olan Claudiopolis şehri olsa gerektir.
Bundan sonra Teucer'in oğlu Ajax tarafından kurulmuş eski Olba şehri gelir. Buradaki Jüpiter tapınağı, önemli bir eserdir. Buranın ruhani lideri, bir aralık bütün Dağlık Kilikya'yı İmparator Marc-Antoine'ın yönetimi altına aldırmıştı. Bu Olba ile Claudiopolis'in aynı şehir olma ihtimali de vardır” diyor ki al sana gene bir dipnot, bu yazıyı Strabon diye bir adamdan almış, haydaaa..... ya ben şarl emmiyi zor buldum, Strabon emmiyi nerede bulacağım herkesin bir dayısı olur ya bende yok, emme bereket gogıl emmim var, adamı deli düzdüm, sonunda buluverdi bee.. diyor ki.:  “(MÖ 64 - MS 24), Yunan tarihçi, coğrafyacı ve filozof. Yaşadığı dönemde bilinen yerlere yapılan göçlere ve hangi milletlerin nerelerde yerleşmeler yaptığı üzerine gerçekleştirdiği çalışmalarla ün kazanmıştır. Roma aristokratlarıyla kan bağı olduğu düşünülmektedir. 
Yalvar yakar gogıl emmim kitabıda buluverdi, hemen açtım ne şans hemen Claudiopolis'i buldum okurken laf lafı açtı ... korkmayın, valla dip not demeyecem bıktınız biliyorum.. bitiyor sabredin..
Şöyle yazıyor..:  “Toprakta önemli bir çukur vardır ve burada suyun yer altında gizli bir geçide aktığı görülür. Bu su sonradan tekrar yüze çıkar, Birisi bu çukura bir kargı atacak olursa, suyun basıncı o kadar kuvvetlidir ki, kargı güçlükle içeri girer. 
Irmak olağanüstü geniş ve derin olduğundan, her ne kadar büyük hacimde akarsa da Tauros'lara geldiği zaman önemli bir küçülme görülür; ayrıca dağdaki ırmağın aktığı yarık da dikkati çeker; zira kırılarak ikiye aynlan kayalarda olduğu gibi, her iki tarafdaki çıkıntılar karşı taraftaki oyuklara o kadar uyarlar ki, bunlar birbirlerine tamamen intibak ettirilebilirler. 
Benim gördüğüm kayalar böyleydi. Irmağın her iki kıyısında birbirinden iki, üç plethron(1 plathron 650m2) uzaklıkta bulunan ve aşağı yukarı dağın zirvesine kadar uzanan kayalarda birbirlerine intibak edebilecek çıkıntılar ve oyuklar bulunuyordu. Irmağın yatağı tamamen kayadır ve ortasında derin; fakat çok dar bir yarık bulunur. Buradan bir köpek veya yabani tavşan atlayabilir. Bu yarık ırmağın kanalıdır ve ağzına kadar doludur; genişliği bakımından bir kanala benzer; akışının çarpıklığı ve genişliğinin birden daralması ve yarığının derinliği nedeniyle gezginlerin kulağına, daha buraya erişmeden çok evvel gök gürültüsünü andıran bir ses gelir. 
Dağlardan geçerken kısmen Kataonia'dan kısmen de Kilikia Ovaları'ndan denize pek çok mil getirir. Hatta bu konuda bir kehanet de vardır. Buna göre: - "Geleceğin insanları gümüş girdapi. Pyramos, kutsal kıyıları mille dolduracağını ve Kıbrıs'a ulaşacağını göreceklerdir". 
Okudum ben şok, ama nasıl şok... bu bildiğiniz Hocantının üstündeki, Gravganın altındaki, haşmetli Mağarasın eteği, Strabon emmi bana.: burası çoğlağı gapızı değilde neresi dedirtti valla. Olabilirde, Olmaya bilirde.
Şimdi açıklamaya çalışalım, Çoğlağı da aynıdır, Mağarasın eteğinde kayalar ikiye ayrılır, su ta İkonia(Konya)dan beriye bereketli toprakları geçerek, klikyaya girer, Taşeli dediğimiz bölgede dağlık klikyadandır. Mut dağlık klikyadadır, Calycadnus (göksu) Gravga dan geçer çoğlağıya öyle bir giriş yaparki kayalar 5 - 20mt genişliğinde bir boğazdan geçit verir,  30- 50mt sonra su batar kaybolur, 50mt sonra yüzeye çıkar,100 - 200mt daha kayaların arasından seleukeia ya akar gider denize kavuşur.
İçinde geçen yerleri açıklayalım.
Taşeli.: 
Alanya-Korakesium bizanslılar dönemindede Kalanoros.
Ermenek- Maraspolis, M.S.30 da Germanicopolis. 
Anamur - Anemorion.
Silifke - Seleukeia.
Mut - claudiopolis in olduğu bölgedir.. 
Göksu nehri - Calycadnus dur... 
Strabonun anlattığı yer şekilleri de şunlardır. 
Pyramos - ceyhan nehridir.
Tauros - toros dağları
Kataonia: İç Anadolu Bölgesi'nin büyük bir kısmını kapsamaktadır. Bu büyük coğrafya çok sayıda akarsuya sahiptir. Bu akarsuların çoğunun isimlerine Hitit döneminden itibaren rastlanılmaktadır. (kapadokya dan küçüktür).
Gördünüz mü Arkadaşlar İbrahim Hakkı Konyalı emmim bizi 1965 den M.Ö 64e kadar götürttü. Benim düşüncem bir öngörü, acaba burası çoğlağımı demeden edemedim de ondan....... hoşça kalın...


170 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE - 30/11/2022
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
MUT'UN ESERLERİ YOK OLAN DEĞERLER - 09/11/2022
MUT'UN ESERLERİ YOK OLAN DEĞERLER
ÇATMA (Yayla Barınağı) - 02/11/2022
ÇATMA (Yayla Barınağı)
MUT - 26/10/2022
MUT
NUR SOFU - 19/10/2022
NUR SOFU
MÜFTÜ NADİR MUTLUAY - 12/10/2022
MÜFTÜ NADİR MUTLUAY
DAĞPAZARI MUHAREBESİ - 05/10/2022
DAĞPAZARI MUHAREBESİ
MUT DEVLET MERKEZİ - 28/09/2022
MUT DEVLET MERKEZİ
I. MEHMET'İN BEYLİĞİ ALMASI - 21/09/2022
I. MEHMET'İN BEYLİĞİ ALMASI
 Devamı