Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam3
Toplam Ziyaret575875
Takvim
Saat
Bülent ÜSTÜNDAĞ
KEKLİK AVI DESTANI
01/06/2022
Avcılık her zaman hastalık derecesinde insanların kanına işlemiş, çok zorluğa katlandırmıştır. Bilirsiniz alageyik hikayesini gerdek gecesine girecekken, uğraşıp avlayamadığı geyiğin sesini duyan damat, gerdeği bırakıp ava gitmiştir.. 
Böyle bir avcılığı Rahmetli araştırmacı yazar Doğan atlayın Kaleminden okuyalım,  adı geçen şahısların hepsine Allahtan rahmet diliyorum..
Eskiden (çok değil 1970 li yıllara kadar) dağlarımızda keklik bol mikdarda bulunurdu. “Taban gübresi” adıyla tarlalara atılan “süper fosfat”; kekliği, yabani güvercinin, culanın ve daha birçok dağ kuşlarının neslini kesti, tarihe karıştırdı. Şimdi bize tatlı anıları ile lafı kaldı…  
İşte o kekliğin bol olduğu zamanlarda Mut'ta sayılır avcılar vardı. Onlar yörenin en iyi kekliğini alır, en iyi şekilde bakıp en iyi avı yapmaya özenirlerdi. O zamanın meşhur avcılarından şimdi hayatta kimse kalmadı, hepsini rahmetle anıyoruz. Bazılarının isimlerini herhangi bir sıralamaya koymadan rast gele yazıyorum: Niyazi Özbek, Sadık Keskin, Gardiyan Süleyman, Muhammet Ağa, Tahsildar Nuri Efendi, Neşri Atlay, sağlık memuru Azmi Atlay. Ahmet Toplu Gencelili Abide Mehmet,  Becili Mustafa Atalay, Gıravgalı Mehmet Yıldız, daha çokları sayılabilirse de bilgi vermek için bu kadarı yeter diyorum.
Keklik avı mensimi geldiğinde bunlar gruplar halinde beş, sekiz günlüğüne Göğden, Kızılova, Söğütözü, Saypınar gibi avlıklara giderler hem avlanırlar, hem de en tatlı tarafından sohbet edip hoşça vakit geçirirlerdi.
1970 yılı av mevsiminde tertip edilen Kozlar avcılığı sırasında avcı Mehmet Yıldız kümede beklerken hemen yakınında şaşkın şaşkın gezen bir keklik görür ve tetiğe basar… Ne var ki vurduğu keklik, her nasılsa kafesinden atan kendi kekliğidir…
Mehmet Yıldız vurduğu kekliğin kendi kekliği olduğunu anlayınca çok üzülür, olayı bir müddet saklamak ister ama arkadaşları şüphelenirler sıkıştırınca da itiraf eder.
Ben de olayı duyunca Şu şekilde dillendirmişim:
                  
Sabahleyin Mut'tan kalktın yürüdün
Kar'in boğazını usul geç Yıldız
Kelceköy, Gedikköy hayli yoruldun
Çınarın dibinden bir su iç Yıldız

Eşekler meydanı Ardıçlı tapır
Oranın kekliği ormanda yatır
Eşeğin çiğnine embeli batır
Kuruca köprüden çabuk geç Yıldız

Bundan sonra yolun yokuşa sardı
Yalnız mezar derler bir makam vardı
Köşk'ün yokuşu da epeyce yordu
Soğuktur Köşk'te de bir su iç Yıldız

Yolun çatallaştı hiç fala bakma
Darısekisi'ne gidip yolu uzatma
Usul çık Mavga'yı gök tere batma
Yıkılgan'a vardın bir yol seç Yıldız

Eski yola sap ta git yavaş yavaş
Menzil sona erdi Kozlar'a ulaş
Avcılar bekliyor onlara yanaş
Onlarla anlaşmak biraz güç Yıldız

Kozlar'da bu gece misafirlik var
Akşam mezesine tavşan keklik var
Bu meze rakıya pek güzel uyar
Sulandır rakıyı öyle iç Yıldız

Gece oldu yalan faslı başladı
Arkadaşlar birbirini taşladı
Sıra sana geldi laf yavaşladı
Çok yalan söyleme biraz uç Yıldız

İptida Barçın'dan duyuldu sesi
Sesini duyanın coşar hevesi
Her kuranda öter artar nefesi
Koca kekliğin de namı var olsun

Arayı arayı zor bulmuş idin
Kekliğin kıymetin sen bilmiş idin
İki bin liraya vermemiş idin
Sebep olanlara dünya dar olsun

Koca keklik bu dağların şahıydı
Cümle kuşların da padişahıydı
Ne oldu demeden ayağı kaydı
Cennette melekler ona yar olsun

Kanimi geldi kalkıp bakmadın
Kekliği istedi duyup takmadın
İki bini saydı dönüp bakmadın
Göz etti Kanimi gözü kör olsun

Büyük bir hevesle çıktın Kozlar'a 
Kozların kekliği benzer kazlara 
Kısmet olup erişirsen yazlara 
Keklik avlar iken şansın gür olsun

Erte kuranında kalktın yürüdün
Bulut gibi Daz tepeyi bürüdün
Keklik elde hayli çarık sürüdün
Keklik avladığın yer havadar olsun

Koca keklik ilk kuranda son öttü
Vadesi yetmiş ki kafesten attı
Hasiret taşına acele çıktı
Rabus çifte gayri sayedar olsun

Yıldız  kurduğun küme dar mıydı
Etticeğin daim ah-ü zar mıydı
Koca keklik bu cihanda var mıydı
Lafta kaldı gayri namı var olsun

Ettin bir yanlışlık söyleme sakın
Kekliği keserken etrafa bakın
Seyyari dilinden kendini sakın
Öteki keklikler bir ayar olsun

1- Kanimi Değerli halk türküleri sanatçımız Musa Eroğlu'nun babasıdır, o da keklik avcısı idi 
2- Rabus=Av tüfeği markası


189 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SİLİFKE'NİN İŞGALİ VE SİLİFKE MÜDAFA-İ HUKUK CEMİYETİ KURULUYOR - 29/06/2022
SİLİFKE'NİN İŞGALİ VE SİLİFKE MÜDAFA-İ HUKUK CEMİYETİ KURULUYOR
MUT MÜDAFAA-İ HUKUK CEMİYETİ - 22/06/2022
İLK BÖLÜK KUMANDANI
MUT MÜDAFAA-İ HUKUK CEMİYETİ - 15/06/2022
Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Mut'ta Kurulmuş ve düzeni
MUT MÜDAFAA-İ HUKUK CEMİYETİ - 08/06/2022
MUT MÜDAFAA-İ HUKUK CEMİYETİ
ASİ ASLAN MEHMETİN İDAMI - 25/05/2022
ASİ ASLAN MEHMETİN İDAMI
MUT MÜDAFAA-İ HUKUK CEMİYETİ'NİN ZAFERLERİ.. ASİLERİN ERMENEK BASKINININ ÖNLENMESİ - 18/05/2022
MUT MÜDAFAA-İ HUKUK CEMİYETİ'NİN ZAFERLERİ.. ASİLERİN ERMENEK BASKINININ ÖNLENMESİ
MİLLİ MÜCADELEDE MUTUN ÖNEMİ !… KONYA VE KARAMAN İSYANI!... - 11/05/2022
MİLLİ MÜCADELEDE MUTUN ÖNEMİ !… KONYA VE KARAMAN İSYANI!...
TAŞHAN - 27/04/2022
TAŞHAN
LAF LAFI AÇAR ÇOĞLAĞI GAPIZI - 20/04/2022
LAF LAFI AÇAR ÇOĞLAĞI GAPIZI
 Devamı