Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.76495.7880
Euro6.41576.4414
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam34
Toplam Ziyaret386287
Takvim
Muhsin MANAV
muhsin33_1@hotmail.com
CALP
30/05/2018
Merhaba;
Bugün İstanbul’un fethinin 565. yılı. Osmanlı padişahı 2. Mehmet henüz 21 yaşındayken bu şehri fethedip Fatih unvanını kazanmıştır. Böylece Peygamber efendimizin söylediği “ne güzel komutandır” sözüne de gereğini yerine getirerek mazhar olmuştur.1453 yılının 29 Mayısından itibaren bir Türk şehri olan İstanbul payitahta uzun yıllar başkentlik etmiştir.13 Kasım 1918 de İngiliz işgaline uğrayana dek başkent olarak kalmıştır. İşgal altında yaklaşık 5 yıl geçiren İstanbul 2 yada 6 Ekim tarihinde İngilizlerin gitmesi ile işgalden kurtulmuştur. Burada anmadan geçemeyeceğim bir konu var. İstanbul un işgalini, yani tek kurşun atılmadan işgalini Padişah Vahdettin e bağlayan ve onun bir İngiliz gemisi ile kaçtığını iddia eden bir sahte tarihimiz var. Aynı sahte tarih ve onu benimseyen sözde çok bilenler, İstanbul un 5 yıl sonra tek kurşun atılmadan nasıl ve niçin boşaltıldığını hiç anlatmazlar. Klişe haline gelmiş olan yedi düvel zevzekliği ile iş geçiştirilir. Zaten sahte tarihimizde Çanakkale den bahsedilip Kutül Amare den bahsedilmeyişinin nedeni de içinde olup bitenler anlatılırken geçen kişi adlarıdır. İçinde M. Kemal geçtiği için Çanakkale Savunmasını Kurtuluş savaşına dahil zanneden bir çok bilgili kişi bu zaferden sonra İstanbul'un niye güle oynaya işgale uğradığını merak dahi etmez. En azından bu iki mevzu arasında kaç yıl olduğunu dahi bir zahmet okuyup öğreneyim demez. Olay klişe ve klasik hale gelmiş cümlelerle özetlenir. Selanik, Manastır gibi şehir adları, askeri rüştiye, İdadi gibi okul adları, çocuğun ismini değiştiren matematik öğretmeni, güya pusulası olmayan vapur vs. öğeler Kemalettin Tuğcu yazsa bu kadar olur dedirten bir öykü çıkartır karşımıza. Sahi bu; “senin adın bundan sonra M. Kemal olsun” diyen matematik öğretmeni mevzusu ne kadar gerçektir hiç bilinmez. Yani “senin adın da Mustafa benim adım da Mustafa bu böyle olmayacak” diyen bir öğretmen olabilir mi? Yahu biriniz öğretmen biriniz öğrenci niye karışsın ki diyecek biri de mi çıkmamış. Neyse olsun bakalım.
Gelelim günümüze. Yaklaşan bir seçim var. İlk defa aynı anda Cumhurbaşkanı ve Milletvekili seçimleri için oy vereceğiz. Yani bir şeyler hep değişiyor. Hatta partiler yok olup gidiyor yeni partiler geliyor, ve hatta ölmez, gitmez, bizi gömer dediğimiz siyasetçiler ve politikacılar tarih oluyor. Sahnedeki neredeyse bütüne yakın oyuncular değişiyor. Ama şu geri zekalı  propaganda şekli değişmiyor. Bir tane minibüs parti renkleri ve amblemleriyle süslenir, tepesine koca bir ses tesisatı yüklenir. Kim bilir kaç paraya sipariş edilmiş iğrenç müziği, saçma sapan sözleri ve kulakları hasta eden bir icra ile son ses dolaşarak sözde seçim çalışması yapılır. Bunu bütün partiler yapıyor. Bununla ilgili olarak bu cırt müzikten etkilenip fikrini değiştireni hiç görmediğimi ama, kendi partisinin minibüsü bile bağırarak geçtiğinde küfür eden çok kişi gördüğümü söyleyebilirim. Bunun bir faydasının olmadığı herkesçe bilinmesine rağmen yapılmaya devam ediliyor. Aynı şekilde etrafın kağıt ve naylon afişlerle kirletilmesinin de faydası yok. Yalnız reklamcı ve bu malzemeleri üreten imalatçı kazanıyor.
1982 anayasası tamamlanıp yeniden sivil hayata geçilmesi için seçim tarihi olarak 6 Kasım 1983 tarihi verilmişti. Çalışmalar hemen başlamış herkes gönül verdiği fikrin temsilcisi olan partiye oy vermek ve oy toplamak için çalışır olmuştu. Bir köyde 15-16 yaşlarındaki bir çocuk ninesine “ebeeee oyunu kime verecen 6 kasımdaaa” diye sorar. Ebesi yani ninesi bir an bile düşünmez: ”suya bi daş at baayım neci der? Calpadanak düşer hoynu, Calp a vereceğizdir a zaaar” diyerek konuyu kapatır. O dönemi hatırlayanlar Necdet Calp in H , yani halkçı parti genel başkanı olduğunu bilirler. İşte kime niye oy vereceğimizin böyle belirlenip böyle açıklandığı yıllardan, “kime vereceğim belli değil de kime vermeyeceğim çok net” diyebildiğimiz yıllara geldik. Her seçim için olduğu gibi bu seçimin de ülkemize hayırlı olmasını huzur mutluluk ve barış getirmesini diliyorum. Sağlıcakla kalın
Afiyet Olsun


735 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

SELF LİFE - 09/10/2019
SELF LİFE
MİSİSİPİ ZEYTİNİ - 02/10/2019
MİSİSİPİ ZEYTİNİ
NETEKİM YA DA POSTAL - 18/09/2019
NETEKİM YA DA POSTAL
EYLÜL RENGİ - 11/09/2019
EYLÜL RENGİ
OKULLU OLMAK - 04/09/2019
OKULLU OLMAK
GÜZ ÖZLEMİ - 28/08/2019
GÜZ ÖZLEMİ
KAYYUM - 21/08/2019
KAYYUM
UÇAK DERİSİ - 07/08/2019
UÇAK DERİSİ
AŞŞA YELİ - 31/07/2019
AŞŞA YELİ
 Devamı
Saat