Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.19299.2297
Euro10.671010.7138
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam26
Toplam Ziyaret530114
Takvim
Saat
Muhsin MANAV
muhsin33_1@hotmail.com
ŞUBAT YAZISI
26/02/2020
Merhaba;
             Klasik haline gelmiş günlerden geçiyoruz yine. Belki biraz entel bir deyişle kült bir dönem filan mı deseydim acaba?Yıllardır aynı dönemde piyasa geyiğine pelesenk olmuş cümleler ortalıkta dolaşıyor.
         Piyasa ölmüş, işler iyice durmuş, memleket kötüye gidiyormuş. Ha bir de esnaf kan ağlıyormuş. Esnafın zaten normal ağladığı ne duyulmuş ne görülmüştür. Ağlarsa kan ağlar, gerisi yalan ağlar gibi edebi açıdan ziyan olmuş bir göndermeye de ayrıca zemin olur bu ağlama işi.
         Ben çocuktum, Dış Çarşı'da dükkanımız vardı. Kışlar o zaman daha sert geçerdi. Dükkanların sadece birkaç tanesinde; o da eğer kuyumcu ise, kapı üzerine yerleştirilen korkunç gürültü ile çalışan klimalardan vardı. Bazı dükkanlar teneke sobalar ile ısıtılır, sobaya tahta, kağıt, gazete, mukavva, yani yanabilecek ne varsa atılırdı. Çok soğuk olduğu için yollardaki su birikintileri, arklar ve dahi Çınaraltı'nın küçük havuzlar kısmen donardı. Ayak parmaklarımız ısınmak bilmezdi. Bizim dükkanda ise Katalitik dediğimiz sobanın atası olan, LPG ile çalışan önüne yaklaştığınız zaman ısınabildiğiniz bir soba türü vardı. Gerçi şimdi katalitik bile tarih oldu.
        İşte ta o dönemde bile yılın bu günleri başta sözünü ettiğim klasik söylemlere sahne olurdu. O zamanlarda bu işi sürekli değişen hükümetlere yüklerdi insanlar. Demirel başta ise Ecevit, Ecevit başta ise Demirel bu danışıklı dövüşün saldıran kişisi olur, olan biten her şeyden hükümeti ve başındaki kişiyi sorumlu tutarlardı.
        Demirel çıkar mesela; ”Bu hükümetin başı bednamdır” diye bir şeyler söylerdi. Kısa süre sonra Hükümeti devralan Ecevit ise “Enkaz devraldık” diye ünleyip anlık halimizden dolayı önceki hükümeti sorumlu tutardı. Bu ikisinin yanına zaman zaman Erbakan Hoca gelirdi. Veya azınlık hükümeti gibi bir şey kurulacağında Erbakan dışarıdan destek verirdi. O zamanlar önemli bir siyasi figür olan Erbakan ise ”Ağır Sanayi Hamlesi” diye bir şeyden bahsederdi. Bu jargonu oluşturan üç kelime ayrı ayrı düşünülse; evet ağır sanayi, hamle kelimeleri birer anlama sahipti. Ama yan yana geldiklerinde oluşan cümle bir şey ifade etmiyordu. Tıpkı Ecevit'in Köykent söylemi gibi. Toprak işleyenin, su kullananın şeklinde bir zırva da Ecevit'in cehaletinden damlalar olarak meydanlara dökülmüştür. Bu akıldan yoksun zevzeklik, yıllarca insanların zilliyet denilen bir saçmalıkla uğraşmasının önünü açmıştır. Gücü yeten gelip bir yere çökecek, mazlum o zorbayı oradan çıkaramayacak. Dava açtığında ise karşısına “burayı 20 küsur yıldır filanca ekip biçiyor veya burada oturuyor” diye zilliyet engeli çıkarılacak. Kelime anlamı bile zorbalık çağrışımları yapan zilliyet ki; ”tapulu veya tapusuz bir yere hakim olma durumu” olarak açılır. İşte bu saçmalıkta güya dürüst lider tarafından Başbakan konumundayken desteklenmiştir. Demirel'den ayrıca bahsetmeye hiç gerek yok. Dünyanın en kaypak politikacısıdır. Hiç bir zaman ne siyasetçi ne de demokrat olamamıştır. Dara geldiğinde şapkasını alıp gitmiştir. 12 Eylül sonrası yasaklandıktan sonra çok mücadele edip yasağını kaldırmış ve siyasi ihtirasları uğruna ülkenin 10 yılını heba etmiştir. Daha sonra CB olmuş, ama hiç demokrat olamamış, 28 Şubat'ta Çevik Bir ile birlikte hareket edip darbeye karşı duramamış bir kaypak olarak mesaisini tamamlamıştır. Şahsen, 1990'da Demirel'in siyasetçi olmadığını idrak etmiştim. Bu çokta önemli değildi. Ama 1997'de demokrat olmadığını da idrak edince hayal kırıklığı yaşamıştım.
          Neyse konu biraz dağıldıysa da geçmişte kalan yılların bu zamanlarına bir gezinti yapmış olduk. Evet; geçen yıl kazanılan paranın bitmek üzere olduğu ve bu yıl eriğin çıkmak üzere olduğu zaman dilimindeyiz. Bu her yıl olur, yeni bir şey değil. Erik ucunu gösterince piyasa, esnaf ağlamak özneli muhabbetler rafa kalkacak. Ama seneye bu zamanlar yine aynısı olacak. Dediğim gibi ben çocuktum, bu muhabbet vardı, ben kocadım yine var. Ömür biter bu muhabbet bitmez. Çok önemli değil. Sağlığınız yerinde olsun yeter. Hepsi olup olup gider.
Afiyet Olsun…


667 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ORTAYA KARIŞIK - 06/10/2021
ORTAYA KARIŞIK
SADRAZAM - 29/09/2021
SADRAZAM
FRANKESTEİN ZEYTİNİ - 22/09/2021
FRANKESTEİN ZEYTİNİ
EYLÜL ANILARI - 15/09/2021
EYLÜL ANILARI
GÜZ SENFONİSİ - 08/09/2021
GÜZ SENFONİSİ
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI - 01/09/2021
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI
PAŞA GÖNLÜM - 14/07/2021
PAŞA GÖNLÜM
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR - 30/06/2021
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI - 23/06/2021
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI
 Devamı