Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.19299.2297
Euro10.671010.7138
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam30
Toplam Ziyaret530118
Takvim
Saat
Muhsin MANAV
muhsin33_1@hotmail.com
FETÖ
27/07/2016
Merhaba
Hayatımızın normalleşmeye başladığını görebiliyoruz. Toplum olarak dalga dalga yayılan bir nöbet, bir demokrasi nöbeti akşamları insanları birbirine daha da yaklaştırdı. Görüşü, fikri ve inancı birbirinden farklı insanlar demokrasiyi sahiplenmek adına birlikte hareket ettiler. Bir gün öncesine kadar karşılıklı ideolojilerinin sözcülüğünü yaparken birbirlerine yüksek sesle saydıran insanlar demokrasiyi yıkmak isteyene seslerini birlikte yükselttiler. Bu elbette güzel ve özlenen bir durum. En azından; tehlike hasıl olduğunda tüm farklılıkların ortadan kalkıp, bu halkın yekpare bir blok olabileceği herkese gösterildi.
Gelelim cemaat mevzusuna. Bir ülkenin tüm kurumlarına sızmış “sözde” din adamı bir şerefsizin uşakları neredeyse ülkeyi bir uçuruma götürüyordu. Bu ülkenin en katı eğitiminin verildiği ve en koyu Atatürkçülüğün empoze edildiği harp okullarından bu kadar subay nasıl bu şerefsizin uşağı olmaya evrildi? Anlamak çok zor değil aslında. Yetenek ve zeka bakımından zengin fakat maddi açıdan yoksul çocuklar çeşitli vaatlerle çok önceden ağa düşürüldü. Sınavlardan önce kazanmasını sağlayacak ahlaksız yardımlar yapıldı. Mezun olduktan sonra kolayca iş bulması ve yükselmesi sağlandı. Bütün bunların olmasını sağlayan sistem; Feto'nun dediği gibi 40 yılda örülmüş bir hırkaydı. Bazı çokbilmişlerin iddia ettiği gibi eğer bu tiyatroysa ve darbe girişimcileri RTE'nin adamıysa, RTE başbakan olduğu gün harp okuluna girenlerden oluşuyorsa; adamların hepsi en fazla yüzbaşı rütbesine gelmiş olurdu. Ama çokbilmişsen, askerlik yapmış olsan bile bir harp okulu mezununun kaç yılda yarbay, albay veya daha üstte olan generallik rütbesine ulaştığını bilmezsin. Olanca çokbilmişliğince tiyatro demeye devam edersin. Konuyu fazla dağıtmadan cemaat eksenine dönersek; katı laikçi ve Atatürkçü eğitim verilen kurumlardan mezun olan insanların, bir din tacirinin emrine girmesinin nedenlerinden biri de laiklik ve Atatürkçülük kavramlarının verilen eğitimde yanlış anlatılmasıdır. Yıllarca siyasete müdahaleyi kendinde hak gören ordunun, temel söylemleri hep “laikliği korumak” veya “Atatürk ilke ve inkılapları” özneli cümlelerde taşınan bahanelerden oluşmuştur. Bu kritik ayırımcılığı lehine kullanan sözde dindar örgüt, gencecik beyinleri yıkamaya buradan başlamıştır. Bu tip örgütlerin de diğer terör örgütleri gibi kolayca yok edilemediğini bilmemiz gerek. Kayıplar verdiği zaman ortadan kaybolan, yeraltına inen hatta uyuyan örgütlerin aksine bu örgüt içimizde yaşamaya devam ediyor. Olmadığı gibi davranmak konusunda ustalaşmış olan bu şerefsizler bu günlerde meydanlardaki nöbetlerde bayrak sallayanların arasına karışmış durumda. Yani kendi iletişim sistemleri ve haberleşmeleri ile “bizim gibi” davranarak, içimizde yeniden güçlenip yeniden örgütlenmeye, hasarlarını onarmaya çalışacaklar. Bunların hedefleri Türkiye Cumhuriyetini yıkmak olduğu için, bunların dindarlıklarına asla prim vermemeliyiz. Bunların hayatı sahte, bunların dindarlığı da sahte. Bunların “abla” dediği şerefsiz mahlukat; dersaneler kapanınca, Zaman gazetesi denilen paçavra kapanınca sokaklara çıkıp cevşen okudular. Ülke elden gidecekti neredeyse; bunları gören oldu mu? Bunları içimizde barındırmayalım. Ben cemaatçi olupta dürüst olan tek bir kişi bile olduğuna inanmıyorum. Çünkü hepsi yüzümüze gülüp arkamızdan kuyu kazdılar. En yakın arkadaşınız, komşunuz, iş arkadaşı, dükkan komşusu, eş dost akraba tanıdık, artık kim varsa ve cemaatçi olduğundan şüpheliyseniz bunlarla ilişkinizi kesin. Bunlara hizmet vermeyin/almayın. Alışveriş yapmayın. Görüşmeyin. Selam bile vermeyin. Bunları deşifre edelim. Tecrit edelim. Dışlayalım. Yalnızlaştıralım. Ruh sağlıkları bozulsun. Topluma uyumsuz hale gelsinler. Bu toplumun geleceğine kast eden, bütünlüğüne ve demokrasisine karşı hareket eden ihanet eden ve bunu sözde “hoca” bir şarlatanın emrine girerek yapan herkes, anamsa, babamsa, kardeşimse dahi şerefsizdir, vatan hainidir, darbecidir. Bu yüzden onların bu toplumda ve bu topraklarda yeri yoktur. Ekmeğini yediği ülkeye ihanet eden bu ülkenin tekmesini de yer çeker gider. Benim ismen bildiğim cemaatçilerden çoğu zaten polis tarafından alındı. Bazıları görevden alındı. Görevden alınanların göreve dönmesi mümkün değil ama tutuklananlardan geri dönen olursa, onların buradaki hayatını zorlaştırmak için elimden geleni yapacağım. Bu ülkenin demokrasisini hedef alıp hayatlarımıza kast eden darbecilerin hizmetine girmiş bu şerefsizlerin aslında bir hayatları bile yok. Bu olmayan satılmış hayatlarını kendileri gibi çürümüş ve kokuşmuş efendilerinin yaşadığı kokuşmuş topraklarda sürdürsünler. Bu arada cemaatçi olmayıp “darbesever” olan birkaç model var. Camilerden okunan her şeyden dolayı rahatsız olan. Bu demokrasi nöbetlerine “evinizden çıkmayın” diye itiraz eden bu azınlığı da her gün deşifre ederek, rahatsız edeceğim. Darbecinin önerdiğini değil, halkın istediğini görene kadar ve özür dileyene kadar geçen sürede ya bu toplumun bir değeri haline gelecekler ya da onlar da çekip gidecekler. Haftaya diğer cemaatlerin aslında nasıl potansiyel bir tehlike olduklarından bahsedeceğim. Özellikle de yakından bildiğim bir cemaatle başlayacağım. Bittiğinde Suriyelilere “dilenci” dediyseniz utanacaksınız.
Afiyet olsun


974 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ORTAYA KARIŞIK - 06/10/2021
ORTAYA KARIŞIK
SADRAZAM - 29/09/2021
SADRAZAM
FRANKESTEİN ZEYTİNİ - 22/09/2021
FRANKESTEİN ZEYTİNİ
EYLÜL ANILARI - 15/09/2021
EYLÜL ANILARI
GÜZ SENFONİSİ - 08/09/2021
GÜZ SENFONİSİ
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI - 01/09/2021
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI
PAŞA GÖNLÜM - 14/07/2021
PAŞA GÖNLÜM
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR - 30/06/2021
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI - 23/06/2021
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI
 Devamı