Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.19299.2297
Euro10.671010.7138
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam25
Toplam Ziyaret530113
Takvim
Saat
Muhsin MANAV
muhsin33_1@hotmail.com
KRİZ HİKAYELERİ
15/08/2018
Merhaba,
Dolardaki yükselmeyi ülkemizin kötü yönetilmesine bağlayan şerefsiz azınlık yavaş yavaş çıktıkları sırtlan çukurlarına geri dönüyorlar. Şaşırtıcı olması aslında acı verici olan bir “bütünleşme” yaşıyoruz. Bu mevzuda geriye doğru gidip bazı şeyleri, ortalamaları oranları alıp, matematik çerçevesinde hesaplar yapmanın bir mantığı yok. Paramızın değeri üzerine oyunlar piyasalar kapalıyken de sürüyor. Gece yarıları dolar TL karşısında ilerleyişini sürdürüyor. Bunların karşılığında paramızın dünyanın her yerinde işlem gördüğünü anlıyoruz. Tabii ki bu ticari işlem değil. Enflasyon ve Devalüasyon kelimeleri 90'lı yıllarda olup bitenleri hatırlayanlar için hiç yabancı değil.
Ülkemiz 12 eylül darbesinden sonra yeniden normale dönerken, halkın teveccühü ile iş başına gelen hükümet te başarılı icraatlar sunuyordu. Klasik merkez sağ hükümetlerine göre biraz daha vizyoner ve biraz daha kalıpların dışını hedefleyen bir kabineydi. Değişiklikler ve tasarılarla ülkenin önünü tıkayan bazı kalıplar sökülüp atıldı. Mesela ülkemizin dövizi gider diye sınırlanan yurt dışı çıkışları. Çıkışlarda konulan döviz yasağı. Bir çok malın ülkemize girişinin yasak olması gibi demode kuralları olan kambiyo rejimi tümden değişti. Yıllarca karikatür malzemesi olan, torbacı ve “Kent var, Marlboro var” repliği tarih oldu. Ülkede her şey bulunur oldu. Bunun yani ithalatın serbest bırakılması sonucu ihracat ta çoğaldı. Bu duruma somurtarak bakanlar ise yıllarca ellerindeki kalitesiz malları kat kat fazlasına halkımıza satan Koç grubuydu. Tofaş, hatta öncesinden Anadol, araba diye, bazı beyaz eşya ve elektrikli ev aletleri de yine Koç tarafından kaliteli diye halkımıza resmen kakalanıyordu.
Bu arada bu gelişmeleri sağlayan hükümet, içindeki haşere ve kan emiciler yüzünden kan kaybediyordu. Özellikle T. Özal'ın eşi ve çocukları hatta damadı bu konuda Türkiye'nin gündemine malzeme olacak çok hatalar yaptılar. Buna partili çıkar grupları ve bazı vekillerde eklenince hem Özal hem de partisi çok kan kaybetti. Bu nedenle ikinci döneminde yine tek başına iktidar olurken fark o kadar azalmıştı ki; üçüncü dönemde artık kaybedeceği belli olmuştu. Ve tam bu sırada sahneye dünyanın en kaypak politikacısı çıktı. Eminim ki bu gün mezarından kalkıp “siyasete geri dönüyorum” dese, peşinden yine ciddi bir taraftar grubunu sürükleyebilir. Bu kişi Demirel idi. Merkez sağın içinde olmasına rağmen; bozulmak üzere olan istikrarı düzeltmek yerine, kendi siyasi arzuları, kişisel ihtirasları nedeniyle bundan yararlanmayı seçti. Ülke umurunda değildi. Varsa yoksa kendi emelleri; yani koltuk sevdasıydı. Becerdi de Erken seçimlerle koalisyonun büyük ortağı olarak hükümet kurdu ve Türkiye'nin 90'lı yılların tamamını kaybetmesine neden olan istikrarsızlığın fitilini ateşledi. Daha sonra CB da oldu.28 Şubat post modern darbesi sırasındaki kaypak, korkak ve demokrasiden değil, militarizm ve darbeden yana tutumuyla aslında bu ülkenin hiçbir şeyi olduğunu gösterdi. Çok zeki ve hafızası çok güçlü bir insan, iyi eğitim almış bir mühendis olmasına rağmen, bunları sadece faydasız koltuk sevdası için kullanan bir şahsiyet olarak, olabileceğinin çeyreği bile olamadan öldü gitti.
İşte bu istikrarsızlığın devamında önce 1994'te sonra da 2001 de krizler patlak verdi.2001 de dolar 600 lira iken bir gecede 3050 lira olmuştu. Ve bu söz ettiğim krizler gerçekten ekonomik krizlerdi. Ülkeyi 1980 ihtilaline sürükleyen Ecevit-Demirel ikilisi, yasakları kalktıktan sonra yine sırayla ülkenin başına geçerek 1980 öncesi yarım bıraktıkları işi tamamladılar. İşin enteresan tarafı bu ikisine hayran olan, bu ikisinden övgüyle söz eden; 1980 öncesi ve sonrası yedikleri herzeleri göre göre hala bu ikisinin edebiyatını yapan çok budala olması. Bu ikisi öldüğü halde hala bunlardan feyz alınması gerektiğini iddia eden bir çok budalanın hala aramızda olması gibi. Yani sevgili okur; o zamanlar gerçekten ekonomik krizler vardı. Dolar bir gecede 5 katına çıkmıştı. Altında kalmadık. Sıkıntı çektik, üzüldük, düştük, parçalandık, ama ayağa kalktık. Şimdi ekonomik kriz falan yok. Resmen saldırı altındayız. Savaş durumundayız. Bizler “her Türk asker doğar” diyen, ”her şey VATAN için” diyen bir ulus olarak bu durumunda altında kalmayız Allah'ın izniyle. Bir olacağız. Diri olacağız. Güçlü olacağız. Yarına vardığımızda yine ayakta ve başı dik olacağız.
Afiyet Olsun.


1592 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ORTAYA KARIŞIK - 06/10/2021
ORTAYA KARIŞIK
SADRAZAM - 29/09/2021
SADRAZAM
FRANKESTEİN ZEYTİNİ - 22/09/2021
FRANKESTEİN ZEYTİNİ
EYLÜL ANILARI - 15/09/2021
EYLÜL ANILARI
GÜZ SENFONİSİ - 08/09/2021
GÜZ SENFONİSİ
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI - 01/09/2021
KULLANIŞLI JÜLYET MASALI
PAŞA GÖNLÜM - 14/07/2021
PAŞA GÖNLÜM
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR - 30/06/2021
HAZİRANDA ÖLMEK ZOR
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI - 23/06/2021
TÜCCAR HAMAMBÖCEĞİNE KARŞI
 Devamı