Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.27809.3151
Euro10.816110.8594
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam127
Toplam Ziyaret530602
Takvim
Saat
HASAN KURTULAN
mutludegerleme@gmail.com
ASPİRİNLE GEÇER Mİ?
29/05/2019
Eski bir Maarif Vekili (Eğitim Bakanı) için “Okullar olmasa Maarif Vekaleti ne rahat yönetilirdi” tarzında bir latife yaptığı söylenir. Ekonomi yönetimimiz, özellikle 2018 yazından bu yana yönetemediği krizle ilgili olarak her an buna benzer bir espri yapacak diye beklemeye başladım doğrusu.
Krizden çıkış senaryosu olarak bir miktar küçülmeyle birlikte, işleri toparlama, borç azaltma, dengeleri yerine oturtma bir seçenektir. Elbette, dışarıdan kaynak bulmak (Belki de IMF den ???), borçları döndürmek, artan maliyetlere katlanmak için varlık satışı yapmak gibi siyasi, ekonomik ve sosyal sonuçlarına katlanmak şartıyla. 
 Diğer seçenek ise büyümeye odaklanıp bir miktar da enflasyona razı gelerek gerekirse para basarak oluşacak hareketlenmeyle birlikte yeni denge noktasına ulaşmaya çalışmak.Bu kapsamda, ikinci yolun doğru olacağını düşündüğümü yazmıştım ki, siyaseten- yerel seçimlerin de etkisiyle- başka pek ihtimal de kalmıyor zaten.
Özellikle inşaata/ranta ve borçlanmaya dayalı olarak uzunca bir süredir hak etmediğimiz, emek vermediğimiz bir hayatı yaşadığımız maalesef ortadadır. Görünen o ki, toplum olarak bu sürecin sonuna geldik. 
Kimyada yasadır, “Bütün reaksiyonların bir denge noktası vardır”, toplum olarak ekonomik ve sosyal anlamda yeni bir denge noktasına doğru sürüklendiğimiz ve ona göre ayağımızı denk almamız gerektiği açıktır.
Özel sektörümüz gerek yurt dışı gerekse yurt içinden aşırı borçlu hale geldi. Devletin fazla borcu olmasa da, özel sektör borcuna kefil olmasa da, gelinen noktada özel sektör borcu, kamunun dolaylı sorumluluğuyla adım adım kamunun problemi haline gelmiştir. 
Döviz piyasasına, faizlere, bankalara, özel sektöre yapılan tüm müdahalelerin palyatif, günübirlik, pansuman uygulamalar olduğunu üzülerek izledim. Konkordato konusundaki yaygınlaşmayı makro ekonomideki alınacak doğru tedbirlerle durdurmak yerine, yasal düzenlemelerle şartları ağırlaştırmanın yapısal tedbir(!) olduğuna kimi inandıracaksınız? Sonra çıkıp artık kimse konkordatoya gitmiyor, azaldı diye açıklama yapacaksınız? 
Aklımızı başımıza alalım, oyun oynamaktan, hafife almaktan vazgeçelim. Devlet olarak olmasa da firmalar açısından, özel sektör açısından, kısmen de hane halkı açısından aşırı borçlu olduğumuzu, borç almanın aynı zamanda emir almak anlamında olduğunu, borç verenin hâkim, borç alanın ise mahkum olduğunun idrakine varmamız gerektiğinin farkında olalım.
Krediye, borca, faize dayalı bu sisteme daha fazla izin verilmemeli, bu gidişe dur denilmelidir.
Problem büyüktür, yapılan hatalı uygulamalarla daha da büyümektedir, infilâk noktası da yakındır. Kanser gibi ağır rahatsızlıklar aspirinle tedavi edilebilirse bu uygulamalarla da ekonomimiz düzelir denebilir mi? Maalesef mümkün değil. 
Yanılmayı cân-ı gönülden arzu ederim.


983 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

YOL YAKINKEN... - 13/10/2021
YOL YAKINKEN...
DOLAR BİZİM NEYİMİZ OLUR? - 29/09/2021
DOLAR BİZİM NEYİMİZ OLUR?
VARLIK FİYATLARI ARTMAYA DEVAM EDECEK - 22/09/2021
VARLIK FİYATLARI ARTMAYA DEVAM EDECEK
KAN DAVASI - 15/09/2021
KAN DAVASI
BAŞKASININ ÖLÜMÜ - 18/08/2021
BAŞKASININ ÖLÜMÜ
BORÇ ALAN, EMİR ALIR - 11/08/2021
BORÇ ALAN, EMİR ALIR
KÖTÜ KUMAŞTAN İYİ ELBİSE ÇIKMAZ - 04/08/2021
KÖTÜ KUMAŞTAN İYİ ELBİSE ÇIKMAZ
SÜREKLİ KRİZ DÖNEMİ - 14/07/2021
SÜREKLİ KRİZ DÖNEMİ
RİZE'YE BAĞLANALIM - 30/06/2021
RİZE'YE BAĞLANALIM
 Devamı