Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.19299.2297
Euro10.671010.7138
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam67
Toplam Ziyaret530403
Takvim
Saat
HASAN KURTULAN
mutludegerleme@gmail.com
ZİL TAKIP OYNAYANLAR
02/08/2017
Ülkemiz üzerindeki oyunun ekonomik boyutunu ortaya koyan yazılarımla bilgilendirme ve farkındalık oluşturmaya çalıştım. Bugün farklı bir tarafa dikkat çekmek istiyorum
2011 den itibaren Gezi Parkı olayları, daha sonra 6-7 Ekim kalkışması, 17-25 Aralık manipülasyonu, 15 Temmuz darbe girişimi sahada tatbik edilirken işin ekonomik tarafının da müteahhitleri devrede oldu elbette. Hemen uluslararası derecelendirme kuruluşları (Moody's, S&P, Fitch Ratings)) denilen finansal kasaplar devreye sokularak ülke derecelendirme notumuz düşürülerek “yatırım yapılamaz” seviyeye indirildi, amaç sermaye çıkışını hızlandırmaktı. Böylece finansal piyasalarda çöküş hedefleniyordu, siyasi darbenin ön şartı her zaman ekonomik darbe olmuştur ve standart olarak bu sağlanmaya çalışılmıştır.
Ülkemiz ve milletimiz üzerindeki operasyona karşı hükümetimiz çeşitli tedbirler aldı, piyasayı rahatlatmak için çeşitli yapılandırmalar, ertelemeler ve ödeme kolaylıkları getirdi, finansal piyasaları rahatlatabilmek adına piyasaya Merkez Bankası aracılığıyla çeşitli müdahaleler yaptı. Kredi Garanti Fonu aracılığıyla özellikle sanayi ve ticaret kesiminin rahatlatılmasına yönelik kredi hacmini arttırdı. Yapılan müdahalelere rağmen, normal olarak piyasa bir miktar dalgalandı, kurda ve diğer finansal piyasalarda inişler, çıkışlar yaşandı.
Para (Sermaye) temelde vücuttaki kan gibidir, yeterli miktarda olması yetmez, düzenli de akması gerekir. Yetersiz olması durumu da (Anemi), düzensiz olması da (tansiyon) çok tehlikeli rahatsızlıklardır. Siyasetin ve bürokrasinin, bankalar ve diğer finansal mekanizmalar aracılığıyla
Tüm bu müdahaleler çok gerekliydi, ne güzel ki yapıldı. 1998-2002 yılları arasında yoğun şekilde yaşanan finansal krizler döneminde, o dönemin ufku dar, önceliklerinin vatan-millet olduğundan şüpheli olduğum bir kısım siyasetçi ve bürokratlarının basiretsizlikleri ve beceriksizleri sebebiyle piyasayı başıboş bırakmalarının sebep olduğu felaketin boyutları ciltler dolusu kitap olur. Batan bankalardan milletimizin sırtına kalan milyarlarca dolar yük bir tarafa, İngiliz HSBC tarafından 2 Milyar Dolara satın alma görüşmeleri yapılan o dönemdeki Demirbank'ın yaşanan krizden sonra 200 milyon dolara (Onda bir fiyata) satılmış olması somut örnektir.
Ekonomi bürokrasisi tarafından yapılan açıklamalar, 15 Temmuz darbe girişimine kadar Hazinenin iç borç çevirme oranı %80 lerde iken yılbaşından bu yana %140 lara çıktığını gösteriyor. Yıllık ortalamanın da %125 civarında kapatılması bekleniyor. Bu şu demek, Hazine her borçlanma ihalesinde 100 birim anapara+faiz ödemesi karşılığında 80 birim borçlanırken, şu anda fazladan 40 birim kadar ilave borçlanmaktadır. Borçlanma faizlerinin de vadeye göre %10 ve üzerine çıktığı görülüyor.
Ortalama vatandaş açısından bütün bunların sonucu; piyasada nakit sıkışıklığı, nakit işlemlerin azalıp vadelerin uzaması, konut stokunun satışının gecikmesi, bankalarda kredi verme iştahının azalması, hatta limitlerde daraltmaya gitme, kredi faizlerinin artması, kredi vadelerinde kısalma, ödenmeyen senet/çek miktarının artması gibi sıkıntılar şeklinde ortaya çıkmaktadır.
İlgimi çeken şu; döviz kuru yükselip borsa düştüğünde, ekonomide karamsarlık havası oluştuğunda, sevinenler, keyifle göbeğini okşayıp gevrek kahkahalar atanlar, zil takıp oynayanlar kimler? Bu gruba baktığımda gördüklerim şunlar; Milletimize asla dost olmayacak, menfaatleri sebebiyle bizimle iyi görünen Avrupa/Amerika, aynı operasyonun farklı kolları olduğu çok açık olan PKK/DAEŞ/FETÖ,…
Bence, asıl sıkıntı ise bu grupla aynı koronun parçası olduğunu idrak edemeyen yerel bir kısım gruplardır. Muhalefet etmek elbette anayasal haktır, iktidara yönelik bazı uygulamalarda hepimizin itirazları var, alternatif öneriler de elbette getirilebilir. Burada bahsettiğim şey, belli bir kişiye ya da gruba düşmanlığı sebebiyle millet düşmanlarıyla aynı safta yer aldıklarının farkında olmayan, bir kısmı iyi niyetli insanlardan çok daha fazla farklı niyetlerde gruplar var. Burada iyi niyetli, memleket sever insanların kimlerle aynı safta göründüklerinin farkında olmalarında fayda vardır.
Yapılanların farkında olmamız ve ekonomi yönetiminin sağlam durması, milletimizin de moralini yüksek tutup alışverişe, ticaretine devam etmesi orta vadede rahatlama getirecektir. Moralimizi bozmayalım, bunlar geçici şeyler, makro verilerimiz sağlam, işimize bakalım.
Not: Değerli Dostlarım, hoşgörünüze sığınarak özel bir notum olacak; İstanbul Medeniyet Üniversitesinde görev yapan büyük kızım Ayşe Merve Kurtulan'ın Ferhat Baynal oğlumuzla 10 Ağustos 2017 Perşembe akşamı saat 20.00 de Mut Öğretmenevinde düğün töreni olacaktır. Aileler olarak siz değerli hemşerilerimizi hayır dualarınız talebiyle beklemekteyiz.


1673 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

YOL YAKINKEN... - 13/10/2021
YOL YAKINKEN...
DOLAR BİZİM NEYİMİZ OLUR? - 29/09/2021
DOLAR BİZİM NEYİMİZ OLUR?
VARLIK FİYATLARI ARTMAYA DEVAM EDECEK - 22/09/2021
VARLIK FİYATLARI ARTMAYA DEVAM EDECEK
KAN DAVASI - 15/09/2021
KAN DAVASI
BAŞKASININ ÖLÜMÜ - 18/08/2021
BAŞKASININ ÖLÜMÜ
BORÇ ALAN, EMİR ALIR - 11/08/2021
BORÇ ALAN, EMİR ALIR
KÖTÜ KUMAŞTAN İYİ ELBİSE ÇIKMAZ - 04/08/2021
KÖTÜ KUMAŞTAN İYİ ELBİSE ÇIKMAZ
SÜREKLİ KRİZ DÖNEMİ - 14/07/2021
SÜREKLİ KRİZ DÖNEMİ
RİZE'YE BAĞLANALIM - 30/06/2021
RİZE'YE BAĞLANALIM
 Devamı