Hava Durumu
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar9.19299.2297
Euro10.671010.7138
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam60
Toplam Ziyaret530396
Takvim
Saat
HASAN KURTULAN
mutludegerleme@gmail.com
“DARBE”NİN EKONOMİSİ
27/07/2016
15 Temmuz 2016 darbe girişimi, Aziz Milletimizin tarihinde önemli kırılma noktalarından birisi olarak daha uzun yıllar konuşulmaya, analiz edilmeye ve inşallah ibret alınmaya devam edecektir. 
Selçuklu ve Osmanlı Devletlerimizin bakiyesi olarak, tarihi, kültürel, siyasi ve benzeri müthiş bir mirasın emanetçisi olarak ülkemiz ve milletimiz, bu mirasa yakışan adımlar atmaya gayret ettikçe üzerine oynanan oyunlar artmakta, büyüme sancıları ile birlikte bu oyunların boyutu da büyümektedir. 
1.Dünya savaşı sonucunda galip devletlerin adeta dünyayı parselleyip paylaştıkları Sykes-Picot anlaşmasıyla oluşturulan mevcut Dünya düzeninde, adeta Birleşmiş Milletler teşkilatının 5 Daimi üyesinin (ABD, Rusya, İngiltere, Fransa, Çin) yönettiği bir dünyada, Cihan Devletlerinin bakiyesi bir Türkiye Cumhuriyetinin iddialı hale gelmesi, mevcut egemenlerin elbette istemedikleri bir durumdu. Sayın Cumhurbaşkanımızın belirttiği üzere, bu beş ülkeye “Dünya Beş'ten Büyüktür” diyen her ülke bunların hedefidir.
Uzun yıllar bankacılık yaptığımdan ve kişisel merakım sebebiyle, piyasaları sürekli izler, özellikle Devlet İç Borçlanma ihalelerinde oluşan faizleri ve süreçleri analiz etmeye çalışırım. Bu oranlar adeta vücuttaki tansiyon ya da beden sıcaklığı gibi, bir ülkenin ekonomik ve siyasi sağlığını gösterir. İkinci işaret de özellikle yurt içi yerleşik vatandaşlarımızın bankalarda bulunan döviz hesaplarının seviyesidir. Faiz oranlarının ve döviz hesaplarının yükselişi, beklentilerin kötüye doğru gittiğini, düşüşü ise olumlu yöne doğru bir trend olduğuna işaret eder. İstanbul Borsamızın sığ sermaye ve şirket yapısı nedeniyle, çok popüler olsa da, Ülkemizin gerçek durumunu göstermediği ve bir takım iyi niyetli olmayan girişimlere-maalesef- açık olduğundan sağlıklı bir gösterge olmadığı kanaatindeyim.   
Yaklaşık bir yıldır, son derece eften püften gerekçelerle, klasik medya ve özellikle sosyal medya kullanılarak ülkemizin siyasi ve ekonomik atmosferi gergin tutulmaya çalışıldı. Özellikle de siyasetçiler arasında sert bir üslup kullanılıp diyalog kanalları kapalı tutulmaya gayret edildi. Bu operasyonun, yurtdışı medya desteği (özellikle Almanya ve ABD) yanı sıra, merkez medyanın ciddi oranda yabancı ortaklı olduğu da dikkate alınırsa, organize bir iş olduğu açıktır.  
Yaşanan süreçte; 2012 yılında yaklaşık 150 milyar Dolar olan yabancıların hisse senedi ve hazine bonosu/devlet tahvili seviyesinin, dönem dönem ani çıkışlar sağlanarak son 1,5 yıl içinde 80 milyar Dolara düştüğü/düşürüldüğü, internetten kolayca görülebilir. Zaman içinde en azından enflasyon ve ülkemizin büyüme oranı ile orantılı artarak, ortalama 200 milyar Dolar seviyesinde olması beklenen söz konusu miktarın 70 milyar Dolar düşmesi net şekilde dış operasyonun bir bacağıdır diye düşünüyorum. Hatırlayalım, 2002 yılında ekonomik krizi tetikleyen ve dövizi %150 artıran, faizleri yıllık %7.500'lere fırlatan miktar yaklaşık 5 milyar dolardır.  
Uluslararası derecelendirme (Rating) kuruluşları (Fitch, Moody's ve Standart and Poor's) tarafından ülkelere verilen derecelendirme puanları o ülkelere gelecek yabancı sermaye miktarlarını doğrudan etkilemekte, ülkenin yerel para biriminin değerini, borsasını ve borçlanma faizlerini doğrudan etkilemektedir. Bu kuruluşlar, yıllardır ülkemize karşı tarafgir davranmakta ve hak ettiğinin çok altında dereceler vermek suretiyle ekonomik anlamda zor durumda kalmamıza çalışmaktadırlar. Devletin yaklaşık 115 milyar dolar dış borcu mevcut ama özel şirketlerin ise yaklaşık 200 milyar dolar dış borcu olduğunu, toplamda 300 miyar dolarlık hacimde, sadece %1'lik bir oynamanın yıllık 3 milyar dolar yük getirdiğini söyleyeyim, kastettiğim anlaşılsın. Ekonomik ve teknik olarak iflasta bulunan, hatta memur ve emeklisinin maaşlarını, devlet borçlarını ödeyemeyen, perişan durumdaki Yunanistan'ın notu ülkemizden yüksek diyeyim, siz durumu anlayın.
Yaşanan darbe sürecinde, ortam sürekli gergin tutularak faizler yüksek tutulmaya çalışıldı, döviz kuru yükseltilmek hedeflendi (ki ekonomik kriz havası oluşsun), bunun tesiriyle daha rahat hareket edilebilsin için ince bir işçilik yapıldı. Bu gerginliğin tesiriyle 2,8 civarında olan dolar kuru 3,09'a kadar çıkartıldı. Vatandaşlarımızın bankalarda bulunan döviz hesapları gerginliğin etkisiyle 120 milyar dolardan 160 milyar dolara çıktı. 
Darbenin hemen arkasından önce Wikileaks denilen CIA operasyon sitesi, arkasından iki derecelendirme kuruluşu harekete geçip operasyonu devam ettirmek istediler. 
Haftaya tamamlamaya çalışacağım.


894 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

YOL YAKINKEN... - 13/10/2021
YOL YAKINKEN...
DOLAR BİZİM NEYİMİZ OLUR? - 29/09/2021
DOLAR BİZİM NEYİMİZ OLUR?
VARLIK FİYATLARI ARTMAYA DEVAM EDECEK - 22/09/2021
VARLIK FİYATLARI ARTMAYA DEVAM EDECEK
KAN DAVASI - 15/09/2021
KAN DAVASI
BAŞKASININ ÖLÜMÜ - 18/08/2021
BAŞKASININ ÖLÜMÜ
BORÇ ALAN, EMİR ALIR - 11/08/2021
BORÇ ALAN, EMİR ALIR
KÖTÜ KUMAŞTAN İYİ ELBİSE ÇIKMAZ - 04/08/2021
KÖTÜ KUMAŞTAN İYİ ELBİSE ÇIKMAZ
SÜREKLİ KRİZ DÖNEMİ - 14/07/2021
SÜREKLİ KRİZ DÖNEMİ
RİZE'YE BAĞLANALIM - 30/06/2021
RİZE'YE BAĞLANALIM
 Devamı