Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi7
Bugün Toplam55
Toplam Ziyaret583471
Takvim
Saat
Muhsin MANAV
muhsin33_1@hotmail.com
ŞENTÜRK VEDA ETTİ
14/10/2020
Merhaba,
1960 yılında Karaman'dan Mut'a 22 yaşında bir adam gelir. Yanında da 7 yaşındaki kardeşi vardır. Genç adam kardeşini okutmak ve kendi hayatını sürdürmek için çalışmak zorundadır. O zamanlar pazarlar hep bir aradadır. Yani şimdi ki gibi satılan emtiaya göre ayrılmış pazarlar yoktur. Pazarlarda manifaturacılık yaparak girerler iş hayatına. Bu çok erken başlanılan ve geç saatlere kadar süren iş nedeniyle olsa gerek, genç adam hayatı boyunca hep erkenden kalkmış işinin başında olmuştur. İlk yerleşik iş mekanı, eski taş yapı olan belediye binasının sol cephesinde küçük bir dükkandır. Kim bilebilirdi buradan çok büyük bir iş hacmi olan çok katlı bir ticarethane doğacağını. Bu Dükkanda yine manifatura işleri, yanında da tuhafiye-konfeksiyon gibi işler ve Bifa bisküvilerinin satışı da yapılırmış. 70'li yılların başında o zamanki Mut ticaretinin Wall Street'i sayılan Dış Çarşı da 16 numaraya taşınmışlar.1974 yılında ise şimdiki çok katlı merkezin yerine ilk dükkanını ve üstüne de evlerini yaptırmışlar. Bu sayede yavaş yavaş mobilya ve beyaz eşya sektörüne de girmişler. Dış Çarşıdaki dükkanda tadilat nedeni ile kısa bir ayrılık yaşansa da tekrar dış çarşıya dönülmüş.1978 yılında ise pazarcılık mesaisi sona ermiş.1982 yılına gelindiğinde Türbe karşısındaki yeni dükkanına taşınarak dış çarşıdan ayrılmışlar.
Benim kişisel hafızamda kalanlara şöyle bir baktığımda hatırladığım şeyler de var. Cuma günleri buradaki pazara sabah götürdükleri malların at arabası ile tekrar dükkana getirildiğini görmüşlüğüm var. Yani pazarcılığın son yıllarına ben de yetişmişim. Yanlış anımsamıyorsam bir de Jawa marka motosikleti vardı. Eski Jawalardan tabii. Sonra bir de Renault 12 Steyşın dediğimiz arabalardan vardı. Açık kahve veya bej renkliydi. Camlarında Schaub Lorenz ve Özaltın çıkartmaları yapıştırılmıştı. Arka koltuk yatırılır, satılan buzdolabı yan yatırılıp oraya konur ve müşterinin evine ulaştırılırdı. İsmini hatırlayamadığım ama “makinist” dedikleri bir emektar işçileri vardı. Benim hafızama bunların takıldığı yıllarda sanırım küçük kardeş Mustafa abi askerdeydi veya üniversite okuyordu. İş yerinde stok ve alacak kontrolünü bilgisayarla yapan belki de ilk esnaftır Mustafa abi.80 li yılların az gelişmiş bilgisayar teknolojisinde DOS tabanlı programların siyah ekranına, mausun henüz icad edilmediği yıllarda, imlecin yanıp sönen bir nokta olduğu görüntüde kayıtlar yapar ve eski alışkanlıkla aynı kaydın defterini de tutardı Mustafa Abi.
Yıllar çabucak geçip gitti. Karaman'dan gelen genç adamın belki de Mut'ta ürün satmadığı hiçbir ev kalmamıştı. Artık beyaz eşya ve mobilya denilince akla gelen bir marka olmuştu. Bunun yanında o zamanın kredi kartı olan “senet” sisteminin getirdiği bazı sıkıntılarda olmadı değil. Ama hiç kimsenin evine senedinden dolayı haciz işlemi yaptırmadı. Bugün de hiç kimse çıkıp ta bana işlem yaptırdı diyemez. Sineye çekmek deyiminin ete kemiğe bürünmüş bir haliydi. Esnaflığını dişleriyle “Nazilli basması” kestiği yıllardaki heyecanıyla, bir kalemde bir kamyon mal sattığı zamanlara kadar yorulmadan taşıdı. Naçizane gözlemim; O tezgahtarlığı sanat haline getirmiş bir insandı. Onca zenginliğe, güce ve çok çeşitli ticari yelpazesine rağmen o hiç patron gibi davranmadı. O işini şiir gibi yapan bir tezgahtardı hep. Böyle heyecanla ve şevkle yaptığı iş her geçen gün büyüyor, belli başlı markalar O istemeden O'na bayilik vermek için yarış ediyordu. Altı dükkan üstü ev olan yerde artık çok katlı bir mağaza yükseliyor. Bir markanın Mut'un markası olan bir adamın elinde nasıl yükseldiğini de belgeliyor aslında.
İşte bu kısa yazıda biraz olsun anlatmaya çalıştığım kişi Süleyman Şentürk'tür. Geçtiğimiz hafta talihsiz, elim bir kaza ile aramızdan ayrıldı. Duayen kelimesine kendi alanında tam karşılık olacak bir kariyer ne yazık ki sona erdi. Öncelikle bu yolda hep O'nunla yürüyen kardeşi Mustafa abim, eşi Günsel hocam ve çok değerli arkadaşlarım İsmail ve Şerife'ye, Eniştesi Meriç'e, rahmetliye “dedem” diyen Erdoğan'a ve tüm yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Mekanı cennet olsun inşallah
Allah rahmet eylesin…


2063 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ESKİDENDİ - 29/06/2022
ESKİDENDİ
FAŞİZMİN YALDIZLI CİLASI - 08/06/2022
FAŞİZMİN YALDIZLI CİLASI
UCUBELERİN MAYIS DANSI - 01/06/2022
UCUBELERİN MAYIS DANSI
BİDON UMUDU - 25/05/2022
BİDON UMUDU
ZEKİ MUHALEFETİN ÖZELLİKLERİ - 18/05/2022
ZEKİ MUHALEFETİN ÖZELLİKLERİ
OSMAN GEZEMEZ OLDU - 27/04/2022
OSMAN GEZEMEZ OLDU
SOYLU BİLGE - 30/03/2022
SOYLU BİLGE
RETİNA MESELESİ - 09/03/2022
RETİNA MESELESİ
ŞUBAT YAZISI - 02/03/2022
ŞUBAT YAZISI
 Devamı