Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam130
Toplam Ziyaret582994
Takvim
Saat
Muhsin MANAV
muhsin33_1@hotmail.com
KRİZ YAZISI
01/12/2021
Merhaba;
Dolar ve Euro üzerinden kriz hikayeleri anlatmaya yeniden başladığımız günler yaşıyoruz. Çocukluğumda,1980 öncesi dönemimde tam anlayamasam da sürekli bir kriz yaşandığını her gün duyardım. İliklerime kadar hissettiğim ve anladığım kriz ise 2001 şubatında olmuştu. Müstemleke valisi Kemal Derviş'in ülkemize geldiği zamanlar yani. Biraz daha geriye gidip erken cumhuriyet dönemindeki diktanın, Osmanlı'nın İttihat ve Terakkisini başka bir isimle yaşatmasının, saltanatın adını değiştirip, kendi saltanatını kurmasının, o ittihatçıların ve manda severlerin bu gün nasıl bir ABD yancısı, nasıl bir ABD uşağı, nasıl bir Soros piyonu olduğunu anlamaya çalışalım. Anlamak istemeyenler yazının bundan sonrasını okumasın. Sadece, sürekli olarak Soros tarafından fonlanan Kavala'ya kimlerin sahip çıktığını ve onlara içimizden kimlerin destek verdiğini düşünüp, sadece ama sadece “neden” diyerek birazcık düşünsün…
1929 yılında dünyayı sarsan büyük ekonomik krizin Türkiye'ye etkileri de çok ağır oldu. Zaten bozuk olan ekonomi çöktü, halkın sıkıntısı had safhaya ulaştı. Halkın memnuniyetsizliğini daha fazla dizginleyemeyeceğini anlayan Mustafa Kemal, en yakın arkadaşlarından oluşan bir gruba yeni bir parti kurmalarını ve böylece yükselen öfkeyi bastırmalarını emretti. Bu parti Serbest Cumhuriyet Fırkası'ydı.
Mustafa Kemal, partinin genel başkanlığına yakın arkadaşı Fethi Okyar'ın getirilmesini istedi. Fethi Okyar, liberal görüşleri ile tanınan bir insandı. Bu özelliğiyle tümüyle otoriter devletçiliği savunan İsmet İnönü'yle anlaşmazlığa düşmüş ve elçi olarak Paris'e gönderilerek Ankara'dan uzaklaştırılmıştı. Mustafa Kemal'in ısrarıyla Serbest Cumhuriyet Fırkası kuruldu ve Fethi Okyar parti başkanlığına getirildi.
Parti programı ekonomik liberalizmi savunmakla birlikte basın özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü vb. normalde liberal bir partinin savunması gereken konulara programında yer vermiyordu. Yöneticileri genellikle İnönü'yle geçinemeyen kimselerden oluşuyordu. Esas itibarıyla tek parti rejimine utangaç bir karşı çıkıştan ibaretti.
Serbest Fırka, kuruluş amacı olan toplumsal muhalefeti yumuşatma görevini yerine getirmek için Eylül 1930'da İzmir'de bir miting düzenledi. 4 Eylül'de İzmir'e gelen Fethi Okyar binlerce kişi tarafından karşılandı. Fethi Bey ezilme tehlikesi geçirdi, ceketi yırtıldı. 7 Eylül'de muazzam bir kalabalığın katıldığı bir miting yapıldı. Mitinge katılım 50 bin kişiyi geçiyordu ve Serbest Fırka yöneticileri bile dehşete kapılmışlardı. Fethi Okyar'ın tüm yatıştırma çabalarına rağmen galeyana gelen halk CHF binalarına saldırmaya başlayınca, askerler halkın üzerine ateş açtı. Açılan ateşte ölen bir çocuğu, babası Fethi Bey'in önüne getirdi ve "Bir kurban verdik, daha da veririz, yeter ki bizi bunlardan kurtar!" dedi. Bunun üzerine mitingler yasaklandı, bölgede sıkıyönetim ilan edildi, ancak gösteriler günler boyunca sürdü ve pek çok ilçede işçi grevleri yaşandı.
Bu olay CHP'de büyük bir panik yarattı. SF yöneticileri derhal mürteci, komünist vs. olmakla suçlanmaya başlandılar. Birkaç ay sonra yapılan belediye seçimlerinde de SF büyük başarı kazanınca, Mustafa Kemal'in emriyle parti kapatıldı. Mustafa Kemal, Serbest Fırka'nın "yüzüne gözüne bulaştırdığı" halkı yatıştırma işini bizzat üstlenerek bir yurt gezisine çıktı. İlk gittiği yer, Serbest Fırka'nın İzmir'den sonra çok oy topladığı bir il olan Samsun oldu. Samsun, M. Kemal'in "Anadolu'ya ayak bastığı" bir yer olarak büyük bir sembolik öneme sahipti.
Ancak Samsun'da hava çok gergindi. Mustafa Kemal şehri büyük güvenlik önlemleri altında gezebildi. Bu durum onu çok sinirlendirdi, akşam yemeğinde ise istifa etmesini emrettiği SF'li belediye başkanı Boşnakzade Ahmet Bey'in "Halkın bu teveccüh ve itimadına karşı küfranı nimette bulunmayı uygun görmem, hükümetinizin elinde kuvvet vardır, görevden alırsınız olur" diyerek emrine karşı gelmesi üzerine çileden çıktı. Ertesi gün vali ve belediye başkanı görevden alındı. Bu manzaranın benzerleri seçimleri Serbest Fırka'nın kazandığı diğer yerlerde de tekrarlandı. Sonuçta Serbest Fırka tarihe karıştı. Bundan sonrasını biliyorsunuz. Cumhuriyeti “demokrasi” zanneden zır cahil ve çok şükür ki AZ bir kitle bu tek parti diktasını 1950 yılına kadar hunharca yaşadı. Bu tarihten sonra bu ucube bu siyasi zombi oluşum her seçimde halkta bir karşılığı olmadığını gördü. Gördükçe de halka olan düşmanlığı daha da arttı. İktidar elinden gittikten sonra zulmünü bürokrasi yargı ve üniversite üzerinden sürdürdü. Hiç çaresi kalmadığı zamanlarda TSK gelip bu zombinin emir eri oldu.
                Derken önce bürokrasi, sonra yargı ve en önemlisi ordu bu vesayetten kurtarılıp asıl görevlerine yoğunlaştılar. Şimdilerde cılız ve etkisiz söylemleri, mahalle kavgası kıvamını aşmayan hezeyanları ile üniversite ayağı da can çekişiyor. Malum fırkanın bunlara tepkisi de başçavuşun eşeğinin icraatı mesabesinde. Sıkıntı yok.Bu da geçer. Neler neler geçmedi ki
Afiyet olsun…


252 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ESKİDENDİ - 29/06/2022
ESKİDENDİ
FAŞİZMİN YALDIZLI CİLASI - 08/06/2022
FAŞİZMİN YALDIZLI CİLASI
UCUBELERİN MAYIS DANSI - 01/06/2022
UCUBELERİN MAYIS DANSI
BİDON UMUDU - 25/05/2022
BİDON UMUDU
ZEKİ MUHALEFETİN ÖZELLİKLERİ - 18/05/2022
ZEKİ MUHALEFETİN ÖZELLİKLERİ
OSMAN GEZEMEZ OLDU - 27/04/2022
OSMAN GEZEMEZ OLDU
SOYLU BİLGE - 30/03/2022
SOYLU BİLGE
RETİNA MESELESİ - 09/03/2022
RETİNA MESELESİ
ŞUBAT YAZISI - 02/03/2022
ŞUBAT YAZISI
 Devamı