Hava Durumu
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi6
Bugün Toplam183
Toplam Ziyaret576364
Takvim
Saat
HASAN KURTULAN
mutludegerleme@gmail.com
MALUM MESELE
23/11/2016
Çalıştığım işler gereği hep Hukukla iç içe oldum, sevdiğim bir alan olduğundan, işimin gerektirdiğinden fazlasını öğrendim her zaman. 2002 yılında Gaziantep'te işimle ilgili Bilirkişilik yaptım. Halen de uzmanı olduğum konularda Adli Bilirkişi olarak devam ediyorum.  Bankada yıllarca Bankacılar için temel Hukuk dersleri verdim. 
Görsel ve sosyal medyada kıyametleri kopartan malum meseleye getireceğim sözü. Toplumumuzda bilgisi olmadan fikri olan pek çok kişi var ve bu hastalık yaygınlaşıyor maalesef. Muhalif olmak adına, çıkartılan düzenlemelerin ruhuna ve fonksiyonuna bakılmadan, Kanun Koyucu'nun maksadı incelenmeden peş peşe yorumlar yapılıyor. Malum mevzuyla ilgili o kadar çok tezvirat var ki bir şeyler söylemek şart oldu.
TESPİTLER
Öncelikle bazı tespitler yapalım; Siyaset, çözüm makamıdır, içinde bulunduğun toplumun derdiyle dertlenmek,  mevcut problemlere çözümler üretmek, diğerkâm olmak bu işin tabiatında var. Ayrıca siyasetin toplumun her zaman önünde gitmesi, ona yol göstermesi, ufuk açması da şarttır. Bu manada bazen gelecek tepkilere bakılmaksızın adımlar atılması gerekebilir.
İkinci konu; iki kız babası olarak, kesinlikle tasvip etmediğim, doğru bulmadığım, 18 yaş altı evlilikler konusudur. Bu konuda maalesef, gelenek, kültür, adını ne koyarsanız koyun, toplumun özellikle belli kesimlerinde ebeveynlerin rızası ve bilgisi dahilinde, tarafların da bazen isteyerek bazen istemeden rıza göstermesiyle, 18 yaş altı evlilikler söz konusudur. Bu durum, bu toplumun bir gerçeğidir ve istediğiniz kadar gözlerinizi kapatıp yok deyin, maalesef devam etmektedir. Bu durumu, Kanunlarla ya da başka düzenlemelerle yasaklamak, ortadan kaldırmak mümkün görünmemektedir. Yapılabilecek belki de tek etkili şey, eğitimle, öğretimle, tahsilin, kültürün, bilginin yaygınlaştırılması sonucunda bu tür olayların azaltılmasıdır.
Üçüncü olarak, Küçük yaşta evliliklerin, dini referansı olduğu iddiası da kesinlikle yanlıştır. Evlilikle ilgili ayetler incelendiğinde, erişkin hale gelmiş, kendini ve mal varlığını idare edebilen (Akîl-Balîğ olma) durumuna gelmemiş kişilerin kesinlikle evlendirilemeyeceği açıkça görülecektir. “Ama uygulamada var” denilebilir, doğrudur, bu durum, dinimizden değil, gelenek, örf ve kültürden referansını almaktadır. Tarih boyunca toplumların yaşadıkları hayatı kendilerince meşrulaştırmak için dine bir takım eklemeler-çıkarmalar yaptıkları çok sık görülen bir durumdur. Burada da aynısı yaşanmıştır. 
DURUM NEDİR?
İnsanlığa, ahlaka, en temel prensiplere aykırı olarak birilerine zarar vermeyi hiçbir hukuk sistemi ve kamu vicdanı hoş görmez, göremez.  Bu konu zaten tartışmaya kapalıdır. Bu türden fiilleri işlemiş olan kişilerin cezaları indirilmemeli, ceza süresi sonucunda mutlaka ciddi bir şekilde tedavi sürecinden geçirilmeleri, konunun uzmanları (Psikolog, Psikiyatr vb) tarafından uzun süre gözlemlenerek normale döndürülmeye çalışılmalı, arkasından da suçlandıkları alanda kesinlikle çalıştırılmamalıdır. “Kısasta hayat vardır” İlahi düsturunca, devlete yönelik suçlarda devlet tarafından, kişilere yönelik suçlarda ise devlet, mağdurlar ve aileleri tarafından af yapılabilmelidir. Kişilere yönelik suçların affının mağdur ve mazlumlar yerine, devlet tarafından yapılması da kamu vicdanını bu manada rahatsız eden bir durumdur. 
Malum meseleye gelince,  mevcut yasalara göre, ailelerin ve çiftin rızası bulunsa, hatta düğün dernek evlenseler, binlerce misafirleri olsa, kamera kayıtları ve fotoğraflarla, binlerce şahidin şahitliğiyle rızai bir evlilik olduğu bilinse, 15-18 yaş arasında evlenme yapıldığı için suç işlenmiş sayılmaktadır.. Erkek tarafına hapis cezası verilmekte ve erteleme/hükmün ileri bırakılması, denetimli serbestlik vb gibi kişi hürriyetini kısıtlamayan imkânlardan yararlanma hakkı verilmemektedir. Nitekim bu kapsamda halen hapiste yaklaşık 3.000 kişinin bulunduğu belirtilmektedir. Temelde problem, buradan kaynaklanmaktadır.
Gündemdeki düzenleme, bu durumda olan kişilerin mağduriyetinin önlenmesi amaçlıdır. Teklifin giriş kısmında açıkça, yukarıda bahsettiğim tarzda suç işleyenlerin korunmayacağını, teklifin o durumdakileri kapsamadığını düzenleyen hükümler bulunmaktadır. Elbette, Yasanın ifade ediliş biçimi yeterli görülmeyebilir, suçluları koruyup toplum içine bırakılmalarını sağlayarak, toplum vicdanının yaralanmasına engel olunmasının daha açık tanımlanması talep edilebilir. Şahsen ben de bu konuda medyada dolaşan metnin yetersiz olduğunu düşünüyorum.
NE YAPMALI?
Toplumun genelini etkileyen, bu tür kritik konularda, muvafık/muhalif olmaz. Bu konuda iyi niyetli ve milletimize faydalı davranış tarzı, bu işi bilen, konuya hakim uzmanların, fiilen yaşanan probleme çözüm getirecek, kamu vicdanının da kabul edebileceği metinler hazırlayıp teklif etmeleridir. Bunun dışındaki tavırları isabetli ve faydalı görmek mümkün değildir. 


808 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

BAL KABI BAL, SİRKE KABI SİRKE SIZDIRIR - 06/07/2022
BAL KABI BAL, SİRKE KABI SİRKE SIZDIRIR
KAZANAN KİM? - 29/06/2022
KAZANAN KİM?
BABAM, (FOTOĞRAFÇI) ORHAN KURTULAN - 22/06/2022
BABAM, (FOTOĞRAFÇI) ORHAN KURTULAN
CAMBAZA BAK! - 15/06/2022
CAMBAZA BAK!
NE YAPARLARSA DÜZELİR? - 08/06/2022
NE YAPARLARSA DÜZELİR?
DURUM ANALİZİ - 13/04/2022
DURUM ANALİZİ
SITKI SOYLU AMCAM - 30/03/2022
SITKI SOYLU AMCAM
HİÇ MUTLU DEĞİLİM - 09/03/2022
HİÇ MUTLU DEĞİLİM
SAVAŞA HAYIR AMA - 02/03/2022
SAVAŞA HAYIR AMA
 Devamı